Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    24. “Bu, Marangozun Oğlu Değil Mi?”

    İsa'nın Celile'de görevini sürdürdüğü parlak günlerin ötesinde karanlık bir leke duruyordu. “Nasıra halkı O'nu reddetti. 'Bu marangozun oğlu değil mi?' diye sordular.”SO 215.1

    Çocukluğu ve gençliğinde İsa, Nasıra'daki havrada erkek kardeşlerinin arasında ibadet etti. Görevine başladıktan sonra onlardan ayrılmıştı. Fakat O'na ne olduğundan habersiz değildiler. Onların arasında tekrar göründüğünde, ilgileri ve beklentileri en yüksek düzeye erişti. Burada çocukluğundan beri tanıdığı kişilerin bildik yüzleri ve onların kendi ibadet usulleri ile karşılaştı. Sebt günü sinagoga girip ibadet edenlerin arasında yer aldığında, tüm gözler O'na çevrildi.SO 215.2

    Sebt günü ibadetinde kural olarak ihtiyarlar peygamberliklerden bölümler okur ve gelecek Olan'ın mükemmel bir krallık kuracağı ve tüm baskılara bir son vereceğine ilişkin umut bağlamaları için ulusu uyarırlardı. Dinleyicilerini Mesih'in çok yakında ortaya çıkacağı konusundaki kanıtları yineleyerek cesaretleridirirlerdi. O'nun gelişinin görkemini tasvir ederler ve bilhassa meshedilmiş Olan'ın bir başkomutan olarak gelerek İsrail'i özgürlüğe kavuşturacağı düşüncesini ön plana çıkarırlardı.SO 215.3

    Rabbiler havradayken, onlardan vaaz vermesi beklenirdi, buna karşın İsraillilerden herkes peygamberlik bölümü okuyabilirdi. Bu Sebt gününde İsa'nın ibadete katılması istendi. “Kutsal Yazılar'dan okumak üzere ayağa kalkınca kendisine Yeşaya peygamberin kitabı verildi. Kitabı açarak şu sözlerin yazılı olduğu yeri buldu.”1Luka 4:16-17.Okuduğu, Mesih ile ilgili olduğu anlaşılan bölümdü.SO 215.4

    “Rab'bin ruhu benim üzerimdedir.SO 215.5

    Çünkü O beni müjdeyi yoksullara iletmem için meshetti. Tutsaklara serbest bırakılacaklarını,
    körlere gözlerinin açılacağını duyurmak için,
    ezilenleri özgürlüğüne kavuşturmak ve
    Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için beni gönderdi.”2Luka 4:18-19.
    SO 215.6

    “Sonra kitabı kapattı, görevliye geri verdi; havradakilerin hepsi, gözlerini O'na dikmiş bakıyorlardı... Herkes O'nun tanıklığına ve ağzından böyle lütuf sözleri çıkmasına şaşırıyorlardı.”3Luka 4:20.22.SO 216.1

    İsa, halkın önünde kendisiyle ilgili peygamberlikleri yaşayan biri olarak durdu. Okuduğu sözleri açıklayıp zulmedenin gücünü kıracak, tutsaklara özgürlük verecek, hastaları iyileştirecek, körlerin görmesini sağlayacak ve dünyaya gerçeğin ışığını getirecek olan Kişi olarak Mesih'ten söz etti. Etkileyici anlatım tarzı ve sözlerinin harikulade önemi, kendisini dinleyenleri daha önce hiç hissetmedikleri bir güç ile etkiledi. O'nun ilahi etkisi her engeli aştı; Musa gibi, onlar da Görün- meyen'e baktılar. Kalpleri Kutsal Ruh ile dolarken “amin” sesleriyle ve övgülerle Rabbi yücelttiler.SO 216.2

    İsa, söz alıp onlara; 'Dinlediğiniz bu yazı bugün yerine gelmiştir' dedi. Fakat İsa onlara: “Bugün siz bunları dinlerken Kutsal Yazı yerine geliyor” dediğinde, kendileri ve onlara hitap eden bu Kişi'nin anlattıkları hakkında düşünmeleri gerektiğini fark ettiler. İsrailliler, İbrahim'in çocukları, tutsaklık altında gibi gösterilmişlerdi; ve kötülerin gücünden kurtarılacak mahkumlar olarak; karanlıkta kalmış ve ışığa ihtiyacı olan kişiler olarak ilan edilmişlerdi. Kendi gururları yaralanmış ve korkuları uyanmıştı. İsa'nın sözleri, görevinin, onların arzuladığından tamamen farklı olduğunu işaret ediyordu. Onların yaptıkları işler yakından incelenebilirdi. Kendileri için formalite niteliğindeki törenlere olan bağlılıklarına rağmen, o dürüst Kişi'nin bakışlarından çekindiler.SO 216.3

    “Kimdir bu İsa?” diye soruşturdular. Kendisi için Mesih'in görkemini iddia eden Kişi, bir marangozun Oğluydu ve bu işte, babası Yusuf ile birlikte çalışmıştı. O'nu bu yorucu işte çalışırken görmüşlerdi. O'nun kardeşlerini, yaşamını ve çalışmalarını tanıyorlardı. O'nun çocukluktan gençliğe, gençlikten yetişkinliğe kadar geliştiğini görmüşlerdi. Günahsız bir yaşam sürmesine rağmen O'nun, vaat edilen Kişi olduğuna inanmak istemediler.SO 216.4

    İsa'nın belirttiği ilahi hükümranlık ve onların ihtiyarlardan dinledikleri krailık arasında ne kadar büyük bir fark vardı! İsa, onları Romalılardan kurtarma konusunda hiçbir şey söylemedi. O'nun mucizelerini duymuşlardı ve O'nun gücünün kendi çıkarları için kullanılmasını beklediler; fakat O'nun böyle bir amacı olduğunu belirten bir belirti göremediler.SO 217.1

    Onlar şüphe yolunu açtıklarında, bir an için yumuşayan kalpleri yine taş kesildi. Şeytan kör gözlerin o gün açılmasına ve tutsakların özgürlüğüne kavuşmasına engel olmaya kararlıydı. Onların inançsızlığını artırmak için yoğun çaba harcadı. Onlara hitap eden Kişi'nin kendilerinin kurtarıcısı olduğu düşüncesiyle etkilendiklerinde, verilen belirtiye ilgi göstermediler.SO 217.2

    Fakat İsa onların gizli düşüncelerini açığa çıkararak, onlara ilahiliğini kanıtladı. İsa onlara şöyle dedi: “Kuşkusuz bana şu deyimi hatırlatacaksınız: 'Ey Hekim önce kendini iyileştir! Kefernahum'da yap-tıklarını duyduk. Aynısını burada kendi memleketinde de yap!' Size doğrusunu söyleyeyim, hiçbir peygamber kendi memleketinde iyi karşılanmaz. Yine size gerçeği söyleyeyim, gökyüzünün üç yıl altı ay kapalı kaldığı, tüm ülkede korkunç bir kıtlığın baş gösterdiği İlyas'ın zamanında İsrail'de çok sayıda dul kadın vardı. İlyas bunlardan hiçbirine gönderilmediği halde, Sayda diyarının Sarafat kentinde bulunan dul bir kadına gönderildi. Elişa peygamberin zamanında İsrail'de çok sayıda cüzamlı vardı. Bunlardan hiçbiri iyileştirilmediği halde Suriyeli Naman iyileştirildi.”4Luka 4:23-27.SO 217.3

    İsa, diğer peygamberlerin yaşamlarındaki benzer olayları kendisini dinleyenlere anlatarak, onların sorularını cevapladı. Allah'ın özel bir görev için seçtiği kullarının, taş kalpli ve inançsız kimseler için çalışmalarına izin verilmedi; fakat O'nun gücünün kanıtı, iman dolu kalpleriyle inanmaya hazır olan dürüst insanlara peygamberler aracılığıyla verildi.SO 217.4

    İlyas'ın günlerinde İsrail halkı Allah'tan uzaklaştı. Günahlara bağlı kaldılar ve Rab'bin elçileriyle verilen Kutsal Ruh'un uyarılarını reddettiler. Böylece Allah'ın kutluluğunun kendilerine ulaşmasını sağlayacak olan kanalı tıkadılar. Rab, İsrail'in evlerinin yanından geçti ve seçilmiş halktan olmayan bir kadın ile putperest bir ülkede kuluna sığınacak bir yer buldu ve bu kadın lütuflandırıldı.51. Krallar 17: 8-10.Çünkü aldığı ışığı takip etmişti ve onun kalbi, Allah'ın, ona peygamberi aracılığıyla gönderdiği daha büyük bir ışığı almak için açıktı.SO 217.5

    İlyas'ın zamanında aynı sebepten dolayı cüzamlılardan uzak duruluyordu; fakat Naman adındaki putperest bir soylu, gerçeğe bağlı kaldı ve kalbinin yardıma ihtiyacı olduğunu hissetti. O, Allah'ın Iütfunun bağışını alacak durumdaydı. Naman sadece cüzamdan kurtulmadı, aynı zamanda gerçek Allah'ın bilgisiyle kutsandı.SO 218.1

    Bizim Allah katındaki değerimiz, sadece aldığımız ışığın ölçüsüne değil, sahip olduğumuz ışığı nasıl kullandığımıza bağlıdır. Böylece, ayırt edebildikleri ölçüde ışığı seçen putperestler bile ışığı almış olan ve Allah'a hizmet ettiklerini belirten; fakat gerçekte ışığa aldırış etmeyen ve iddia ettikleri şeylerle kendi yaşamları çelişen insanlardan, Allah katında daha iyi bir konuma sahiptirler.SO 218.2

    İsa'nın sözleri, Allah'tan uzaklaştıklarını ve O'nun halkı oldukları iddiasının yanlış olduğunun farkına varmalarını sağlayarak, kendisini havrada dinleyenlerin, kendilerini sürekli haklı gören düşüncelerini temelinden sarstı. Gerçek durumları göz önüne getirildiğinde O'nun söylediği her söz, bir bıçak gibi onların yüreklerine saplandı. İsa'nın ilk önce onlara verdiği imanı, onlar şimdi hor gördüler. Yoksul ve mütevazı bir yaşam süren Kişi'nin sıradan bir insandan farklı olmasına izin vermek istemiyorlardı.SO 218.3

    İnançsızlıkları, onların kötü düşünceler beslemelerine sebep oldu. Şeytan onları denetim altına almıştı. Öfkeyle Kurtarıcı'ya karşı haykırdılar. Görevi, iyileştirmek ve insanlara iyilik yapmak olan Kişi den uzaklaştılar; ve bu kez, Yok Edici'nin özelliklerini aldılar.SO 218.4

    Isa Uluslar'a verilen kutsamalara değinirken, O'nu dinleyenler, aşırı derecede milli gurur gösterdiler ve O'nun sesi kalabalığın gürültüsünden dolayı duyulmaz hale geldi. Bu insanlar yasaya uymalarıyla övünüyorlardı; fakat önyargıları eleştirildiği için kendi uluslarından olmayanları öldürmeye bile hazırdılar. Böylece toplantı birdenbire sona erdi, topluluk İsa'yı havradan çıkarıp şehir dışına çıkardı. Hepsi, O'nun yok edilmesini istiyordu. O'nu aşağı itmek amacıyla uçurumunun kenarına dek getirdiler. Bağrışma ve küfürler her yeri kapladı. Onların arasından ansızın uzaklaştığında, bazıları O'na taş atıyordu. Havrada O'nun yanında olan gökyüzü elçileri, bu öfkeli kalabalığın arasındayken yine O'nun yanındaydılar. O'nu düşmanlarından korudular ve güvenli bir yere götürdüler.SO 218.5

    Melekler, Lut'un Sodom'dan ayrılıp güvenli bir yere gitmesini de böyle sağladılar. İlyas'ı küçük dağ kasabasında da böyle korudular. Suriye kralının ordusunun atlı ve at arabalı savaşçıları tepeleri kuşattığında, İlyas yakınındaki tepenin de Allah'ın orduları ile kuşatıldığını gördü; atlar ve ateşli atlı savaş arabaları, Allah'ın peygamberinin etrafında belirdi.SO 219.1

    Böylece tüm çağlarda melekler, İsa'nın yolundan imanla gidenlerin yanında olmuşlardır. Kötülüğün büyük gücü, onu yenmek isteyen herkese karşı savaş açar. Fakat İsa, onları kurtarmak için görünmeyenlere, yani Allah'ı seven herkesin etrafında bulunan gökyüzünün ordularına bakmamızı sağlar. Sonsuzluğun ışığında Allah'ın gerçeğini görünceye kadar, meleklerin bizi, görülen ya da görülmeyen hangi tehlikelerden koruduğunu asla bilemeyiz. O zaman biz, tüm gökyüzü ailesinin aşağıdaki, yeryüzündeki aile ile yakından ilgilendiğini ve Allah tarafından gönderilen elçilerin günlük yaşamımızda, attığımız her adımda bize eşlik ettiğini bileceğiz.SO 219.2

    İsa, havrada peygamberlikten bölümler okuduğunda, Mesih'in görevi ile ilgili peygamberliğin sonuna doğru şu sözleri okudu: “Rab'bin lütuf yılını ilan etmek için.” Fakat şu sözleri okumadı: “Allah'ın hesap sorma gününü.”6Yeşaya 61:2.Bu ilk peygamberlik kadar gerçekti ve İsa, sessizliğiyle gerçeği reddetmedi. Fakat bu son açıklama kendisini dinleyenlerin en çok önemle üzerinde durmak istedikleri ve yerine getirmeyi arzuladıklarıydı. Putperestlerin aleyhinde hükümler veriyorlardı ve kendilerinin, başkalarından daha suçlu olduklarının farkında bile değildiler. Putperestlerden esirgedikleri merhamete, aslında kendileri daha fazla ihtiyaç duyuyorlardı. Havrada o gün, İsa onların arasındayken, Allah'ın çağrısını kabul etmeleri için onlara bir fırsat doğmuştu. “Merhameti seven Kişi”7Mika 7:18.onları günahlarının sebep olacağı yıkımdan kurtarabilirdi.SO 219.3

    İsa, onların yanından ayrılmadan önce bir kez daha tövbeye çağrıda bulunmak istiyordu. Celile'deki görevinin sonuna doğru, çocukluğunda yaşadığı evi ziyaret etti. Orada reddedilmesinden beri vaazının ve mucizelerinin ünü tüm ülkeye yayılmıştı. Artık hiç kimse O'nun insan gücünden daha fazlasına sahip olduğunu inkar edemezdi. Nasıra halkı O'nun işlerinde başarılı olduğunu ve Şeytan'ın zulmettiği kişileri iyileştirdiğini biliyordu. Onların çevresinde, bir tek evde bile hastalık bulunmayan köyler vardı. Çünkü İsa onların yanına gidip, tüm insanları iyileştirmişti. Yaşamı boyunca insanlara gösterdiği büyük sevgi, şefkat ve merhamet, O'nun ilahi Mesih olduğunu kanıtladı.SO 219.4

    Nasıralılar, O'nun sözünü tekrar dinlediklerinde ilahi ruhtan etkilendiler. Fakat şimdi bile kendilerinin arasında büyüyen bu Kişi'nin onlardan farklı ya da yüce olmasını kabul etmek istemiyorlardı. İsa, kendisinin vaat edilen Kişi olduğunu iddia ederken, onların, Allah'ın lütfunu almaya putperestler kadar bile layık olmadıklarını gösterdiği için, Yahudilerin kendisini reddetmelerinin acı hatırasını yüreğinde taşıyordu. Bu yüzden, “Bu adam bu kadar çok şeyi nereden biliyor ve bu büyük işleri nasıl yapabiliyor?” diye soruşturmalarına rağmen, O'nu, Allah'ın Mesih'i olarak kabul etmek istemediler. Kurtarıcı, inançsızlıkları yüzünden onların arasında mucize yapmadı. Çok az kişi O'nun kutluluğunu almaya istekliydi ve O, isteksizce oradan uzaklaştı ve bir daha geri dönmedi.SO 220.1

    Bir kez artan inançsızlık Nasıra halkını kontrolü altına almaya devam etti ve aynı zamanda Yüksek Kurul ve Yahudi ulusu da inanç-sızlığın kontrolüne girdi. Kutsal Ruh'un gücünün, hahamlar ve halk tarafından ilk kez reddedilmesi sonun başlangıcı oldu. Yaptıkları ilk itirazlarda kendilerini haklı çıkarmak için, daha sonra İsa'nın sözlerini eleştirmeye ve O'na yersiz iftiralar atmaya devam ettiler. Kutsal Ruh'u reddetmeleri, çarmıhta, şehirlerinin yok edilmesinde, uluslarının her yerde dağılmasında en son noktasına erişti.SO 220.2

    Oysa İsa, gerçeğin değerli hâzinesini İsrail'e açmayı ne kadar çok arzuluyordu!... Fakat onlar, ruhsal bakımdan öylesine kördüler ki, O'nun egemenliği ile ilgili gerçekleri onlara göstermek imkansızdı. Gökyüzünün gerçeğini kabul etmek yerine kendi anlamsız inançlarına ve törenlerine bağlı kaldılar. Yaşam Ekmeği'ne ulaşabilecek durumdayken, paralarını boş ve gereksiz şeyler için harcadılar. Onlar neden Allah'ın sözüne uymadılar? Ve yanlış yoldan gittiklerini görmek için neden hiçbir çaba harcamadılar? Eski Antlaşma Yazıtları İsa'nın görevini tüm ayrıntılarıyla belirtiyordu ve İsa, peygamberlerin söylediği sözleri onlara aktararak, şöyle bildirdi: “Siz burada bunları dinlerken, kutsal Yazı yerine geliyor.” Eğer onlar Kutsal Yazı'yı dürüstçe araştır- salar ve kendi teorileriyle Allah'ın sözünü karşılaştırsalardı, onların pişman olmamaları İsa'yı bu kadar çok üzmezdi ve İsa'nın onlara: “Bakın eviniz ıssız bırakılacak!” demesine gerek kalmazdı.8Luka 13:35.O'nun Mesihliğine tanıklık edebilirlerdi ve gurur duydukları şehirlerini harabeye çeviren felaket, önlenebilirdi. Fakat yobazlık Yahudilerin gittikçe daha da fazla dar görüşlü olmalarına sebep oldu. İsa'nın öğretileri, onların karakterlerindeki eksiklikleri açığa çıkardı ve tövbe etmeleri gerektiği gerçeğini gösterdi. Eğer O'nun öğretilerini kabul etselerdi, kendi davranışlarım değiştirmeleri ve besledikleri umutlarının da boşa çıkması gerekirdi. Gökyüzü tarafından onurlandırılmak için, başkalarının kendilerini onurlandırmasından vazgeçmeleri gerekiyordu. Bu yeni Öğretmen'in öğretisine uysalardı, o zamanki büyük öğretmenlerin ve düşünürlerin fikirlerine karşı olmaları gerekirdi.SO 220.3

    İsa'nın zamanında gerçeğe itibar edilmiyordu. Gerçeğe günümüzde hala itibar edilmemektedir. Kendisini üstün görmeye yönelten uydurmacaları anlatarak, Şeytan, insanı kandırdıktan sonra insanlar, gerçeğe artık değer vermez hale gelmişlerdir. Bugün biz bile temeli Allah'ın sözüne dayanmayan teori ya da doktrinlerle hala karşılaşmıyor muyuz? İnsanlar onlara bir zamanlar Yahudilerin kendi geleneklerine olduğu kadar sıkı sıkıya bağlı kalmaktadırlar.SO 221.1

    Yahudi liderler ruhsal kibirle doldular. Kendilerini üstün görme arzulan, tapınaktaki ibadetlerinde bile açıkça görüldü. Havrada yüksek mevkilere sahip olmayı seviyorlardı. Pazar yerlerinde halkın onları saygı ile selamlaması ve kendilerine unvanlarıyla hitap edilmesi, onları memnun ediyordu. Halk arasında gerçek imanlıların sayısı azalırken, Yahudi liderler kendi geleneklerini ve törenlerini korumak için daha da kıskanç hale geldiler.SO 221.2

    Bencillikleriyle ve ön yargılı düşünceleriyle anlayışları karardığı için, İsa'nın yaşamının mütevazılığı ve sözlerinin ikna edici gücüyle uyum sağlayamadılar. Gerçek yüceliğin göstermelik hareketlere son verebileceği gerçeğinin farkına varamadılar.SO 221.3

    Bu Kişi'nin yoksulluğu, O'nun Mesih olduğu iddiasıyla hiç bağdaşmıyordu. O'nun gerçekten iddia ettiği Kişi olup olmadığını soruşturdular. O, niçin bu kadar gösterişsiz bir yaşam sürüyordu? Eğer O, silah gücünden yoksun olmaktan hoşnut ise, uluslarının başına neler gelecekti? Bu kadar uzun bir süredir beklenen güç ve görkem diğer milletleri Yahudilerin egemenliği altına nasıl getirecekti? Hahamlar İsrail'in tüm dünyaya hükmedeceğini öğretmemişler miydi? Büyük din öğretmenleri yanılmış olabilirler miydi?SO 221.4

    Yahudileri İsa'yı reddetmeye yönelten, sadece O'nun gösterişsiz bir yaşam sürmesi değildi. O, saflığın simgesiydi ve onlar saf değildiler. O, insanlara günahsız ve dürüst bir yaşam örneği verdi. O'nun günahsız yaşamı onların kalplerini aydınlattı. O'nun ciddiliği, onların ciddiyetsizliğini açığa çıkardı. Bu, onların sahte dindarlıklarının samimiyetsizliğini gözler önüne serdi ve kötülüğün iğrenç karakterini onlara gösterdi. Böyle bir ışığı almak istemediler.SO 222.1

    Eğer İsa, Ferisilere ilgi gösterseydi ve onların öğretileriyle dindarlıklarını övseydi, bunu sevinçle karşılarlardı. Fakat O, Göklerin Egemenliğinin tüm insanlığa lütuf ve merhamet getireceğini belirttiğinde, onların reddedeceği bir dini süreçten söz ediyordu. Kendi örnekleri ve öğretileri, Allah'a ibadeti hiçbir zaman arzu edilir bir hale getirmemişti. Kendilerinin hakaret ettiği ve hor gördüğü insanlarla İsa'nın ilgilendiğini gördüklerinde, kibir dolu kalpleri bu kez öfke ile doldu. 'Yahuda oymağından gelen Aslan'ın9Esinleme 5:5.yönetimi altında İsrail'in tüm milletlerin üzerinde yüceltilmesi gerektiği ile övünmelerine rağmen, boşa çıkan hırsları ve umutları, onların büyük ölçüde hayal kırıklığına uğramalarına neden oldu. İsa'nın dürüst bir Kişi olduğunu fark ettiklerinde, kendilerinin de ne kadar hilekar kişiler olduklarını gördüler.SO 222.2

    Bu bölüm Luka 4:16-30'a dayanmaktadır.SO 222.3

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents