Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    6. “O'nun Yıldızını Gördük”

    Mesih, Kral Hirodes'in zamanında Yahudiye'nin Beytlehem kasabasında doğduğu sırada, doğudan Kudüs'e gökbilimciler geldi. “Yahudilerin yeni doğan Kral'ı nerede? Çünkü O'nun yıldızını doğuda gördük ve kendisine tapınmaya geldik” diye soruşturuyorlardı.SO 49.1

    Doğudan gelen gökbilimciler, filozoflardı. Onlar, soylu kişilerden oluşan geniş ve nüfuzlu bir halk sımfındandılar. Ülke zenginliğinin ve eğitiminin çoğunu onlar oluşturuyordu. Onların arasında, insanların kolay aldanmalarından yararlananların yanı sıra, tabiatta Allah'ın işaretleri üzerinde çalışan, bilgelikleri ve doğruluklarıyla onurlandırılmış dürüst insanlar da vardı. Mesih'e gelen gökbilimcilerin karakteri de böyleydi.SO 49.2

    Allah'ın ışığı, putperestlerin karanlığında parladı. Bu bilginler, yıldızlı gökyüzünü incelerken ve onun parlak yolları içinde gizli olan sırrı çözmeye çalışırken, Yüce Yaradan'ın ihtişamını gördüler. Daha net bilgiler arayarak, Kutsal Yazılar'a döndüler. Kendi ülkelerinde de, ilahi bir Öğretmen'in gelişini önceden bildiren peygamberlik yazıları bir hazine gibi korundu. Balam, bir zamanlar Allah'ın bir peygamberi olmasına rağmen, daha sonra büyücülerin arasına katılmıştı; O, Kutsal Ruh'un yardımıyla İsrail'in huzura kavuşacağını ve Mesih'in geleceğini önceden bildirmişti; ve onun peygamberlikleri, geleneksel bir şekilde asırlar boyunca elden ele geçti. Fakat Eski Antlaşma'da, Mesih'in gelişi daha belirgin bir şekilde gösterildi. Bilginler, Mesih'in gelişinin yaklaştığını ve tüm dünyanın Allah'ın yüceliğinin ilmiyle dolacağını sevinçle öğrendiler.SO 49.3

    Gökbilimciler, o gece Allah'ın görkemi Beytlehem tepelerini sardığı zaman, gökyüzünde gizemli bir ışık görmüşlerdi. Işık söndüğünde, yukarıda ışıldayan bir yıldız belirdi ve gökyüzünde bir süre kaldı. Bu belirli bir yıldız ya da gezegen değildi ve onların çok ilgisini çekti. Bu yıldız, parıldayan meleklerin uzaktaki birlikteliğiydi. Fakat gökbilimciler bundan habersizdi. Buna karşın onlar, yıldızın onlar için özel bir anlam taşımasından çok etkilendiler. Başkâhinlere ve filozoflara danıştılar ve eski kayıtlardaki yazıları incelediler. Balam'ın peygamberliği şöyleydi: “Yakup'un soyundan bir yıldız doğacak ve İsrail'den bir asa çıkacak.”2SayıIar 24:17.Bu garip yıldız, Vaat edilen Kişi'nin müjdecisi olarak gönderilmiş olabilir miydi? Gökbilimciler, gökyüzünden gönderilen gerçeğin ışığını almışlardı ve bu onlara, şimdi daha parlak ışınlarla parladı. Düşlerinde, Yeni Doğan Prens'i aramaya gitmeleri bildirildi. İman sayesinde İbrahim, miras alacağı ülkeye gitmek üzere çağrıldığı zaman Allah'ın sözünü dinledi ve “nereye gideceğini bil-meden” yola çıktı.3İbraniler 11:8.İsrail'in vaat edilen ülkeye doğru bulut sütununu takip ettiği gibi, Yahudi olmayan gökbilimciler vaat edilen Kurtarıcı'yı bulmak için yola çıktılar. Ülkenin doğu bölümü, çok değerli zenginliklerle doluydu ve bilginler yola eli boş çıkmadılar. Prenslere ve yüksek makam sahibi kimselere bir saygı hareketi olarak, hediye sunmak bir gelenekti ve ülkenin gücünün yettiği en zengin hediyeler, kendisinde dünyanın tüm ailelerinin kutsandığı Kişi'ye sunuldu. Yıldızı gözden kaybetmemek için, yolculuğun geceleyin yapılması gerekliydi. Fakat bilginler aradıkları Kişi hakkında, peygamberlikle ilgili ve geleneksel sözleri tekrarlayarak, hoşça vakit geçiriyorlardı. Dinlenmek için her durduklarında, peygamberlikleri incelediler ve onlarda, kendilerine ilahi bir şekilde rehberlik edildiği kanısı daha da derinleşti. Yıldız bir dış işaret olarak önlerindeyken, onları umutla dolduran ve kalpten etkileyen Kutsal Ruh da onlarla birlikteydi. Uzun sürmesine rağmen, yolculukları çok zevkli geçti.SO 50.1

    İsrail ülkesine varırlar. Onlara yorucu yolculukları boyunca rehberlik eden yıldız, tapınağın üzerinde parlarken, Kudüs görünür ve Zeytin dağından aşağı inerler. Mesih'in doğduğu haberini iletmenin, buradaki herkes için sevinç verici bir görev olmasını bekleyerek, kendilerinden emin bir şekilde hızlı adımlarla gelirler. Fakat burada sormaları faydasızdır. Kutsal şehre girerek tapmağa çekilirler. Şaşkın halleriyle yeni doğan Yüce Kral'ın doğumuyla ilgili bilgiye sahip olan hiç kimseye rastlamazlar. Onların soruları insanlarda sevinçten çok şaşkınlık ve korku uyandırır. Hatta bazen bu yüzden hor görülmüşler-dir.SO 50.2

    Başkâhinler, sürekli gelenekleri tekrarlayıp Romalıları ve Grekleri putperest ve günahkar diye suçlarken, kendi dinlerini ve dindar-lıklarını överler. Gökbilimciler putperest değildir ve Allah'ın gözün de onlar, kendilerini inançlı kimseler olarak göstermeye çalışan çoğu kimseden daha dürüsttürler; yine de Yahudiler tarafından onlara putperest gözüyle bakılır. Onların meraklı soruları, kutsal peygamberliklerin koruyucusu olarak bilinen kimselerin arasında bile sempati u- yandırmaz.SO 51.1

    Bilginlerin gelişi Kudüs'te çok çabuk duyuldu. Onların ilginç çalışmaları Kral Hirodes'in sarayına girenler arasında da heyecan yarattı. Kurnaz Edomlu4 kendisine rakip olmasının muhtemel olduğunu düşündüğü Kişi'nin açıklanmasıyla irkildi. Tahta geçinceye dek sayısız insanın ölümüne sebep olmuştu. Hükmü altında bulunan insanlar, yabancı kanı taşıdığı için ondan nefret ediyorlardı. O'nun tek güvendiği şey, Roma'nın desteğiydi. Fakat bu yeni Prens'in daha büyük bir amacı vardı. O, krallık için doğmuştu.SO 51.2

    Hirodes, başkâhinlerin yabancılarla birlikte kendisine karşı komplo hazırlamasından ve bir huzursuzluğun çıkarılıp ülkeye yayılmasıyla kendisinin tahttan indirilmesinden şüphe ediyordu. Daha kurnaz davranarak, onların planlarını bozmaya karar verdi, fakat onlara olan güvensizliğini belli etmedi. Başkâhinleri ve din yorumcularını çağırarak onlara Mesih'in doğum yeri ile ilgili olarak Kutsal Kitap- lar'daki öğretiler hakkında sorular sordu.4Edomlu diye bilinen Esav'ın torunlarına verilen ad. Ayrıca Yaratılış 36:18-19'a bakınız. Ç.N.SO 51.3

    Zorba Kral tarafından yabancıların yapması istenen araştırma, Yahudi öğretmenleri kızdırdı. Bununla ilgili peygamberliğe gösterdikleri ilgisizlik, zalim kralı çileden çıkardı. Kral onların bu konuyla ilgili olarak bildiklerini saklamaya çalıştıklarını düşündü. Hirodes'in, krallık yetkisiyle onların, beklenen Kral'ın doğum yerini bildirmelerini ve bu konuda titiz bir araştırma yapmalarını emrettiğini göz önünde bulundurarak, kendilerine verilen bu görevi ihmal etmeye cesaret edemediler. “Ve Yahuda'nın Beytlehem'inde ona söylediler. Çünkü bu, peygamber tarafından böyle yazılmıştır.”SO 51.4

    “Ve sen, Yahuda diyarında olan ey Beytlehem,
    Yahuda önderleri arasında hiç de en önemsizi değilsin,
    Çünkü benim halkım İsrail'e önderlik edecek olan lider,
    senden çıkacak.”
    SO 52.1

    Hirodes, bu kez özel bir görüşme yapmak için bilginleri yanma çağırdı. Kalbini öfke ve korku fırtınası kapladı. Fakat sakin ve soğukkanlı görünüşünü korudu ve yabancıları nazik bir şekilde karşıladı. Yıldızın ne zaman görüldüğünü sordu. Mesih'in doğduğunu bildiren habere çok sevindiğini iddia etti. Onlara verdiği emirde şöyle dedi: “Gidin, çocuğa ilişkin her şeyi ayrıntılı bir şekilde araştırın. O'nu bulunca bana haber iletin ki, ben de varıp O'na tapınayım”; ve onları Beytlehem'e gönderdi.SO 52.2

    Başkâhinler ve Kudüs'ün ihtiyarları Mesih'in doğumundan, kendilerinin iddia ettikleri kadar habersiz değildiler. Meleklerin mesajı Kudüs'e ulaşmıştı. Fakat hahamlar bunu dikkate almadılar. Onlar, Mesih'i bizzat kendileri de bulabilir ve bilginleri O'nun doğduğu yere yöneltebilirlerdi. Fakat tam tersine, gökbilimciler onların dikkatini Mesih'in doğum yerine çekmek için geldiler. “Yahudilerin yeni doğan Kralı nerede? Çünkü biz doğuda O'nun yıldızını gördük ve O'na tapınmaya geldik” dediler.SO 52.3

    Kibir ve kıskançlık, şimdi ışığa açılan kapıyı kapattı. Çobanlar ve bilginler tarafından Kudüs'e ulaştırılan mesajlara inanılsaydı, bu, onların Allah'ın gerçeğini yorumladıkları iddiasının yanlış olduğunu kanıtlayarak, halkın gözünde başkâhinlerin ve hahamların itibarını büyük ölçüde zedeleyecekti. Bu tahsilli öğretmenler putperest diye suçladıkları kişiler tarafından eğitilmeye tenezzül etmediler. Allah'ın onları ihmal ederek, cahil çobanlar ya da Yahudi olmayan sünnetsiz insanlarla iletişim kurmuş olamayacağını düşündüler. Tüm Kudüs'ü ve kral Hirodes'i etkileyen bildirileri kötülemeye karar verdiler. Bu bildirilerin doğru olup olmadığını görmek için Beytlehem'e gitmek gereğini bile duymadılar. İnsanları, İsa'ya duyulan ilgiye fanatik bir hareket gözüyle bakmaya sevk ettiler. Böylece Mesih, başkâhinler ve hahamlar tarafından reddedilmeye başlandı. Onların kibri ve inatçılığı, bu noktadan itibaren Kurtarıcı'ya karşı belirgin bir kin ve nefret haline dönüştü. Allah diğer milletler için kapıyı açarken, Yahudi liderler kendilerine açılan kapıyı kapatıyorlardı.SO 52.4

    Bilginler Kudüs'ten yalnız başına ayrıldılar. Onlar şehirden ayrılırken, gecenin gölgesi düşmeye başlamıştı. Fakat büyük bir sevinçle yıldızı tekrar gördüler ve böylece Beytlehem'e doğru yöneldiler. Çobanlara belirtildiğinin aksine, Mesih'in gösterişsiz ve mütevazı hali onlara açıklanmamıştı. Uzun süren yolculuktan sonra, Yahudi liderlerin ilgisizliği yüzünden hayal kırıklığına uğradılar ve Kudüs'ten ayrıldıklarında, artık şehre girdiklerindeki kadar ümitli değildiler. Beytlehem'de, yeni doğan Kral'ı korumak üzere hiçbir kraliyet muhafızının görevlendirilmediğini gördüler. Dünyanın en saygın insanlarından hiçbiri O'nun yanında değildi. İsa'nın beşiği bir hayvan yemliğiydi. Tahsilli olmayan köylüler olan anne ve babası, O'nun tek koruyucu- suydu. O, “diğer milletlere ışık olmak ve dünyanın kurtuluşunu sağlamak için Yakup'un kabilesini yükselteceği ve arta kalanlar ile İsrail'i tekrar kuracağı” yazılan Kişi olabilir miydi?7Yeşaya 49:6.SO 53.1

    “Eve girdiklerinde annesi Meryem ile çocuğu gördüler ve yere kapanarak, O'na tapındılar.” İsa'nın basit görünümünün altında, O'nun ilahiliğini fark ettiler. Kurtarıcıları olarak, O'na kalpten bağlandılar ve hediye olarak “altın, günlük ve mür”8Yeni doğan çocuğa sunulan bu üç hediyeden, altın- O'nun hükümranlığını, günlük -tütsü olarak kullanılan bir çeşit ağaç sakızı- O'nun Allah'ın yanından geldiğini, mür -lavanta yapımında kullanılan bir çeşit sarı ağaç sakızı- ise O'nun ölmek için geldiğini anlatır. N.Ç.sundular. Onlar ne kadar güçlü bir imana sahiptiler! Romalı yüzbaşı için Mesih'in söylediği gibi, doğudan gelen gökbilimciler hakkında şöyle söylenebilirdi: “Ben böyle imanı İsrail'de kimsede görmedim.”9Matta 8:10.SO 53.2

    Bilginler, Hirodes'in İsa'ya karşı kurduğu komploya katılmadılar. Yolculuğu yapmalarındaki amacı gerçekleştirince, ona görevi başarı ile tamamladıklarını bildirmek amacıyla Kudüs'e dönmek için hazırlandılar. Fakat düşlerinde, onunla daha fazla görüşmemeleri gerektiğini belirten ilahi bir mesaj aldılar. Kudüs'e gitmekten vazgeçerek başka bir yön izlediler ve kendi ülkelerine gitmek için yola çıktılar.SO 53.3

    Aynı şekilde, Rab'bin bir meleği Yusuf a düşünde görünerek: “Kalk, çocuğu ve annesini al ve Mısır ülkesine sığın” dedi. “Ben sana bildirinceye kadar orada kal. Çünkü Hirodes yok etmek için çocuğu arayacak.” Yusuf vakit geçirmeden daha güvenli yaşamaları için çocuğu ve Meryem'i Mısır'a götürmek üzere yola çıktı.SO 54.1

    Allah, bilginler aracılığıyla Yahudi ulusunun dikkatini Mesih'in doğumuna çekti. Gökbilimcilerin Kudüs'teki araştırmaları, halkın genel ilgisini çekti ve hatta başkâhinleri ve hahamları da bu konuya ilgi duymaya zorlayan Hirodes'in kıskançlık duymasına sebep oldu. Onları, Mesih ile ilgili peygamberliklere ve yeni gerçekleşmiş olan bu büyük olaya ilgi duymaya yöneltti.SO 54.2

    Şeytan, dünyadaki ilahi ışığı söndürmekte kararlıydı ve Kurtarıcı'yı yok etmek için kurnazlığını sonuna kadar kullandı. Fakat yeryüzünde gerçekleşen her olaydan haberdar olan Yüce Allah, sürekli Oğlu'nu izliyordu. İsrail için gökyüzünden 'man'ı indiren ve kıtlık zamanında İlyas'ı doyuran Allah, bu kez Meryem ve çocuğunun putperest bir ülkede barınacak bir yer bulmalarını sağlamıştı. Rab, putperest bir ülkeden olan bilginlerin hediyeleriyle, onların Mısır'a yolculuk yapmalarını ve yabancıların ülkesinde bir süre yaşamalarını sağladı.SO 54.3

    Gökbilimciler, Kurtarıcı'yı ilk olarak karşılayan kişilerdendiler. O'nun yanma ilk onların hediyesi kondu ve onlar bu hediyelerle ne kadar büyük bir ayrıcalığa sahiptiler! Allah kendisine ibadette en yüksek gücü vererek, seven kalbin sunduğu hizmeti onurlandırmayı arzular. Eğer biz Mesih'e kalpten bağlanırsak, O'na hediyemizi bu şekilde vermiş oluruz. Böylelikle bizim altın ve gümüşümüz, dünyada sahip olduğumuz en değerli şeyler, bizim en yüksek ilahi ve ruhsal bağışlarımız, bizi seven ve bizim için kendisini feda eden Mesih'e serbestçe sunulacaktır.SO 54.4

    Kral Hirodes, Kudüs'te gökbilimcilerin dönüşünü sabırsızlıkla bekledi. Onlar geri dönmeyince, bir süre sonra şüpheleri arttı. Hahamların, Mesih'in doğum yerini göstermedeki isteksizlikleri, onların kralın nasıl bir plan kurduğunu anladıklarını ve bilginlerin kraldan bile bile kaçtıklarının işaretiydi. Bu düşünce onu çılgına çevirdi. Kral pla- nında başarısız olmuştu. Fakat planını gerçekleştirmek için başka bir çareye başvuracaktı. O, başkalarına ibret olsun diye, bu çocuk Kral'a kötülük yapmayı amaçlıyordu. Kral'a göre, kibirli Yahudiler tahta bir kral yerleştirme çabalarında kendilerini nelerin beklediğini görmeliydiler.SO 54.5

    Kral Hirodes, askerlerine iki yaş ve altındaki tüm çocukları öldürmelerini emrederek, onları Beytlehem'e gönderdi. Davut'un şehrinin sessiz evleri altı yüz yıl önce peygambere rüyetinde görünen dehşet manzaralarına tanık oldu. “Ramah'ta bir ses duyuldu. Ağlayış, acı feryat sesleri ve büyük bir yas. Çocukları için ağlayan Rahel avutulmak istemiyor. Çünkü onlar yok oldular.”SO 55.1

    Yahudiler, bu felakete kendileri sebep oldular. Eğer onlar tevazu ve sadakatle Allah'ın yolunda yürüselerdi, Allah bir işaretiyle kralın öfkesini onlara karşı zararsız hale getirirdi. Fakat günahlarıyla Allah'tan uzaklaştılar ve onları koruyan tek kalkan olan Kutsal Ruh'u reddettiler. Kutsal Yazı üzerinde çalışmalarının sebebi, Allah'ın isteklerine uyma arzusunda olmaları değil, tersine kendilerini üstün göstermek ve Allah'ı diğer ulusları sanki hor görüyormuş gibi yorumlayabilecekleri peygamberlikleri araştırmak içindi. Onlar, Mesih'in düşmanlarını yenerek ve putperestleri öfkesiyle ayaklar altına alarak gelecek olmasını umarak, kibirli bir şekilde övünüyorlardı. Böylece hükümdarlarının nefretini kazandılar. Şeytan, onların Mesih'in görevini yanlış tanıtmalarıyla Kurtarıcı'yı yok etmeyi amaçladı. Fakat bu, onların başına geldi.SO 55.2

    Bu zulüm hareketi Hirodes'in saltanatını karartan son olaylardan biriydi. Masum insanları katlettikten kısa bir süre sonra, kendisi, hiç kimsenin değiştiremediği bu kadere boyun eğmek zorunda kaldı ve korkunç bir şekilde öldü.SO 55.3

    Hirodes öldükten sonra, hala Mısır'da bulunan Yusufa Rab'bin bir meleği düş yoluyla görünerek, İsa ve Meryem'i yanına alarak İsrail'e geri dönmesini bildirdi. Yusuf, İsa'yı Davut'un tahtının varisi olarak gördüğü için Beytiehem'e yerleşmeyi arzuluyordu. Fakat kralın oğlu Arhelaos'un, babasının yerine tahta geçtiğini duyunca, onun, babasının planlarını uygulamasından çekindi. Arhelaos, Hirodes'in tüm oğulları içinde, babasına karakter bakımından en çok benzeyendi. O'nun tahta geçişi, İsrail'de bir kargaşanın çıkması ve binlerce Yahudi'nin Romalı muhafızlar tarafından katledilmesiyle hemen belli olmuştu.SO 55.4

    Yusufun tekrar daha güvenli bir yere gitmesi buyruldu. Eski vatanı ve İsa'nın otuz yıl yaşadığı yer olan Nasıra'ya döndü. Öyle ki, peygamberler aracılığıyla, “O'na, Nasıralı denecektir” diye söylenen söz yerine gelsin. Celile, Hirodes'in bir oğlunun denetimi altındaydı; fakat yabancılardan oluşan ve Yahuda'dan çok daha geniş bir halk kitlesine sahipti. Yahudiler hakkındaki konulara özellikle daha az ilgi vardı ve burada İsa'nın çalışmaları, daha önceki kadar, ülkeyi yöne-tenlerin kıskançlığına neden olmayacaktı.SO 56.1

    Kurtarıcı, dünyaya geldiği zaman işte böyle karşılandı. Küçük Kurtarıcı için, huzur ve güven bulabileceği hiçbir yer yokmuş gibi gö-rünüyordu. Allah, onların kurtuluşu için amacını uygularken bile, sevgili Oğlu'nu insanlara emanet edemezdi. O, dünyadaki görevini tamamlayıncaya ve onları kurtarmak için geldiği insanlar yüzünden ölünceye dek, melekleri O'nun yanında bulunmaları için görevlendirdi.SO 56.2

    Bu bölüm Matta 2'ye dayanmaktadır.SO 56.3

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents