Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    81. “Rab Dirildi”

    Sebt günü sona ermiş ve güneşin batışıyla birlikte haftanın ilk günü başlamıştı. Mesih hala o daracık mezarda yatıyordu. Mezarın girişindeki büyük taş, üzerindeki Roma mührü ile yerinde duru-yordu. Romalı askerler mezarın başında nöbet tutuyorlardı. Mezarın başında gözle görülmeyen nöbetçiler de vardı. Kötü melekler ordusu da orada toplanmıştı. Karanlıklar Prensi eğer gücü yetse, Tanrı'nın Oğlu'nun yattığı mezarı sonsuza dek mühürlü tutardı. Diğer yandan göksel melekler de Yaşamın Prensi'ni karşılamak için mezarın başında bekliyordu.SO 769.1

    “Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab'bin bir meleği mezarın yanına giderek taşı bir yana yuvarladı. Allah'ın görkemli ışığı onun önünde ilerliyor ve yolunu aydınlatıyordu. Görünüşü şimşek gibi giysileri bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar. Sonra ölü gibi yere yığıldılar.”1Matta 28:2-4.SO 769.2

    Ey hahamlar ve din bilginleri gücünüze ne oldu? İnsan gücünden asla korkmayan cesur askerler şimdi kılıçsız ya da mızraksız esir düşen tutsaklar gibi korkuyorlardı. Gördükleri şey ölümlü bir insan yüzü değil; bilakis Allah'ın en güçlü meleklerinden birinin yüzüydü. Bu melek Lusifer'in gökyüzünden kovularak kaybettiği konumu dolduran melektir. Beytlehem tepelerinde Mesih'in doğumunu bildiren de O'dur. O'nun gelişiyle yer sarsılır ve karanlığın orduları kaçacak yer ararlar. Mezarı kapatan taşı yana yuvarladığında gökyüzü sanki yere düşecekmiş gibi görünür. Askerler bu güçlü meleğin büyük taşı tıpkı bir çakıl taşı gibi yana kaydırdığını görürler ve “Tanrı'nın Oğlu dışarı çık Baban seni çağırıyor!” diye haykırdığını duyarlar. İsa'nın mezardan dışarı çıktığını görürler ve “Diriliş ve yaşam Ben'im” diye haykırdığını duyarlar. Mesih tüm görkemi ile mezardan dışarı çıkarken melekler O'nu saygı ile karşılarlar ve övgü dolu ile ilahiler söylerler.SO 769.3

    İsa son nefesini verirken olduğu gibi dirilişi sırasında da şiddetli bir deprem oldu. İsa, şimşek ve gök gürültüleri ile birlikte mezara ve ölüme karşı galip geldi. Yeniden geldiğinde “...yalnız yeri değil, göğü de sarsacağım'”2Ibraniler 12:26.diye söz vermiştir. “Dünya bir sarhoş gibi yalpalayacak, bir kulübe gibi sallanacak”3Yeşaya 24:20.“... gökler bir tomar gibi dürülecek”4Yeşaya 34:4.“Maddesel öğeler yanarak yok olacak. Yer ve yeıyüzünde yapılmış olan her şey yanıp bitecek.”52. Petrus 3:10.“... ama Rab kendi halkı için sığınak, İsrailoğulları için kale olacak.”6Yoel 3:16.SO 770.1

    İsa'nın ölümü esnasında askerler yeryüzünün sarsıldığını ve koyu bir karanlığa gömüldüğünü görmüşlerdi. Fakat dirilişi esnasında meleklerin geceyi aydınlattığını gördüler ve neşe dolu ilahiler söylediklerini duydular: “Sen Şeytan'ı ve karanlığın güçlerini yendin. Ölümü yendin ve zafer kazandın!”SO 770.2

    Romali askerler Mesih'in görkemli bir sekilde mezardan disari çiktiğini gördüler. Kisa bir süre önce zulüm ve hakaret ettikleri Kisi'ye dikkatle bakiyorlardi. Bu görkemli Varlik'ta yargilayip mahkum ettikleri yi gördüler. O, Pilatus ve Hirodes'in karsisinda direnç göstermeyen ve bedeniyle korkunç bir siddete maruz kalan Kisi'ydi. O, hahamlar ve din bilginlerinin “Baskalarini kurtardi. Kendisini kurtaramiyor” diye alay ederek çarmiha gerdirdikleri Kisi'ydi. O, Yusufun yeni mezarinda yatan Kisiydi. Fakat göklerin emriyle tutsak yeniden özgür birakilmisti. Mezarinin önüne dağlar bile konulsa hiçbir sey O'nun mezardan disari çikmasina engel olamazdi.SO 770.3

    Romalı askerler, kutsal meleklerin ve Kurtarıcı'nın önünde ölü gibi yere yığıldılar. Kendilerine geldiklerinde hızla oradan uzaklaştılar. Tıpkı sarhoş olmuş gibi sendeleyerek gördükleri bu harikulade olayı herkese anlattılar. Fakat çok geçmeden Yahudi liderler onların anlattıklarını duydular ve Pilatus'a gitmeden önce kendilerinin yanına gelmeleri için onla- ra haber gönderdiler. Askerler tuhaf görünüyorlardı. Yüzleri solgun görünüyordu ve korkudan titriyorlardı. Mesih'in dirilişine tanık olmuşlardı. Gördükleri her şeyi olduğu gibi Yahudi liderlere anlattılar. Gerçeği söylemekten başka düşünecek zamanlar, yoktu Acı içinde, çarmıha gerdikleri Kişi'nin Tanrı'nın Oğlu olduğunu haykırdılar. Bir meleğin O'nun, Göklerin Hakimi ve Yüce Kral olduğunu bildirdiğin, duyduklarını söylediler.SO 770.4

    Hahamların yüzü kireç gibi bembeyaz olmuştu. Kayafa bir şeyler söylemeye çalıştı; fakat dudaklar, kıpırdamasına rağmen sesi çıkmadı. Askerler Yahudi liderlerin yanından ayrılmak üzere iken Kayafa onlara gördüklerini hiç kimseye anlatmamalarını söyledi.SO 771.1

    Askerlerden gerçek dışı şeyler söylemeleri istendi. “Siz şöyle diyeceksiniz: 'öğrencileri geceleyin geldi ve biz uyurken cesedi alıp götürdüler” dediler.8Matta 28:12-13.Hahamlar aslında kendilerini kandırıyorlardı. Askerler, kendileri uyurken öğrencilerin cesedi alıp götürdüklerini nasıl söyleyebilirlerdi ki? Üstelik askerler uyumuş olsalar, cesedi öğrencilerin götürdüğünü nereden bileceklerdi? Eğer öğrenciler cesedi çalmış olsalardı, onları ilk suçlayan kişiler yine hahamlar olmayacak mıydı? Ya da eğer askerler mezarın başında uyumuş olsalardı, onları Pilatus'a ilk ihbar eden kişiler de yine hahamlar olmayacak mıydı?SO 771.2

    Askerler nöbetleri sırasında uyudukları gerekçesiyle kendilerinin suçlanmalarından korkuyorlardı Bu ölüm cezası gerektiren bir suçtu Kendi yaşamlarını riske atarak, halk, kandırarak yalancı tanıklık etmeli miydiler? Bu yorucu görevi büyük bir dikkatle yerine getirmemiş er miydi? Paranın uğruna yalancı tanıklık edip böylesine büyük bir riske girmeye değer miydi?SO 771.3

    Hahamlar İsa'nın dirildiğinin haberinin duyulmasını engellemesi amacıyla yalancı tanıklık etmeleri için askerlere para verirlerken aynı zamanda onlar, koruyacaklarını vaat ettiler. Pilatus'un böyle bir haberin duyulmasını istemeyeceğini iddia ediyorlardı. Böylece Romalı askerler dürüstlüklerini para karşılığında Yahudi liderlere sattılar. Hahamların önüne en heyecan verici ve gerçeği bildiren mesajla gelmişlerdi. Faka oradan ellerinde hahamların verdiği para, dillerinde yalancı tanıklığın sözü olarak ayrıldılar.SO 771.4

    Bu arada Mesih'in dirildiğinin haberi çoktan Pilatus un kulağına gitmişti bile. Pilatus Mesih'in ölümünden kendisi de sorumlu olmasına ve O'nu ölüme göndermesine rağmen o ana dek gerçek anlamda pişmanlık duymamıştı. Fakat bu haberden sonra korku içinde evine çekilmiş ve hiç kimse ile görüşmemeye karar vermişti. Hahamlar onun yanına gitmek üzere yola çıktılar ve kendilerinin uydurdukları hikayeyi anlatarak görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle askerleri ona ihbar ettiler. Pilatus karar vermeden önce askerleri gizlice sorguladı. Kendi yaşamlarını riske atmaktan çekinen askerler gerçeği gizlemediler ve tanık oldukları her şeyi anlattılar. Pilatus onlardan olan biteni etraflıca öğrendi. Bütün anlatılanları kendisine sakladı; fakat artık huzuru kalmamıştı.SO 771.5

    İsa mezarda yatarken Şeytan buna çok seviniyordu. Kurtarıcı'nın tekrar dirilmemesini umuyordu. İsa'nın yattığı mezarın başında kendi kötü meleklerini görevlendirerek O'nun orada tutsak kalması için çaba gösterdi. Gökyüzünden o güçlü meleğin geldiği an kendi meleklerinin kaçması onu son derece öfkelendirmişti. Mesih'in mezardan görkemli bir şekilde çıktığını gördüğünde, Şeytan kendi egemenliğinin sona ereceğini ve en sonunda kendisinin de öleceğini biliyordu.SO 772.1

    Hahamlar Mesih'i ölüme göndererek Şeytan'ın oyununa alet oldular. Artık tamamen onun kontrolüne geçmişlerdi. Kurtulamayacakları bir tuzağın içine düşmüşlerdi. Buna rağmen hala Mesih'e karşı savaşmaya devam ediyorlardı. O'nun dirildiğini duyduklarında halkın kendilerine öfke duymasından korktular. Kendi hayatlarının tehlikede olduğunu hissediyorlardı. Onların tek umudu Mesih'in dirildiğini inkar ederek O'nun bir sahtekar olduğunu kanıtlamaktı. Askerlere rüşvet vermişler, Pilatus u susturmuşlar, uydurdukları yalan haberi ülkenin dört bir yana yaymışlardı. Fakat susturamayacakları şahitler de vardı. Birçok kimse askerlerin, Mesih'in dirilişine tanık olduğunu duymuştu ve Mesih ile birlikte dirilen bazı ölüler de bir çok kimseye görünerek O'nun dirildiğini duyurmuşlardı. Dirilen bu kişileri görenler ve onların tanıklıklarını dinleyenler ile ilgili haberler hahamlara iletildi. Hahamlar ve din bilginleri caddede yürürken ya da evlerine çekildiklerinde Mesih ile yüz yüze gelmekten korkuyorlardı. Kendilerini hiçbir yerde güvende hissedemi- yorlardı. Tanrı'nın Oğlu'na karşı korunmak için kilit altında olmaları boş bir çabaydı. Mahkemedeki o korkunç manzara karşısında söyledikleri şu sözler gece gündüz sürekli onların kulaklarında çınlıyordu: “O'nun kanı bizim ve çocuklarımızın üzerine olsun.”9Matta 27:25.Bu anı hiç unutamıyorlardı ve bu sözieri hatırladıkça Yahudi liderlerin uykuları kaçıyordu.SO 772.2

    Mesih'in mezarı başında o güçlü meleğin “Baban seni çağırıyor!” dediğinde Mesih'in sözlerinin doğruluğu kanıtlandı: “Canımı tekrar geri almak üzere veririm... O'nu vermeye de, tekrar geri almaya da yetkim var”10Yuhanna 10:17-18.Aynı şekilde İsa'nın hahamlar ve din bilginlerine bildirdiği şu peygamberlik de yerine geldi: “Bu tapınağı yıkın. Üç günde O'nu yeniden kuracağım.”11Yuhanna 2:19.SO 773.1

    Mesih, Yusufun kapısı açılmış olan mezarında şöyle haykırmıştı: “Diriliş de yaşam da Ben'im.” Bu sözler sadece ilahi bir güçle söylenebilirdi. Yaratılanların hepsi sadece Allah'ın rızası ve gücü sayesinde yaşayabilir. Onlar yaşamlarını Allah'tan alırlar. En yüce melekten en küçük varlığa kadar yaratılanların hepsinin yaşam kaynağı Allah'dır. Sadece Allah ile birlikte olan Kişi şu sözleri söyleyebilir: “Canımı tekrar geri almak üzere veririm. O'nu vermeye de, tekrar geri almaya da yetkim var.”12Yuhanna 10:17-18.Mesih ın ilahiliği ölümün zincirlerini kırabilecek güce sahipti.SO 773.2

    Mesih uyumakta olan ölülerin ilk örneği olarak dirildi. O, tahıl demetinin aslıydı ve O'nun dirilişi tahıl demetinin Rab'be sunulacağı gün gerçekleşti. Bin yılı aşkın bir süre boyunca bu sembolik tören yerme getirildi. Hasadın toplandığı tarlalardan olgun tahılın ilk başaklan örülerek bir araya getirilirdi ve halk Fısıh bayramını kutlamak için Kudüs e gittiğinde ilk üründen alınan tahıl demetleri şükran sunusu olarak Rab'be sunulurdu. Daha sonra ürün toplanırdı. Allah'a sunulan tahıl demeti toplanan ürünü temsil ederdi. Böylece Mesih de Allah'ın Egemenliğı'nde toplanacak daha büyük bir hasadın ilk ürünüydü. O'nun dirilişi tüm doğruların dirileceğinin güvencesiydi. “İsa'nın ölüp dirildiğine inanıyoruz. Aynı şekilde Allah İsa'ya bağlı olarak gözlerini kapamış olanları da O'nunla birlikte yaşama geri getirecektir.”131. Selanikiler 4:14.SO 773.3

    Mesih kendisi ile birlikte birçok kişinin de dirilmesini sağladı. Mesih'in dirilişi sırasında meydana gelen yer sarsıntısı onların mezarlarının açılmasına neden oldu ve böylece onlar da Mesih ile birlikte dirildiler. Onlar Allah'a hizmet eden ve gerçeği korumak uğruna kendi canlarını feda eden kişilerdi. Şimdi de kendilerini dirilten Kişi'ye tanıklık edeceklerdi.SO 773.4

    İsa yeryüzündeki yaşamı boyunca da birçok ölüyü yaşama döndürmüştü. Nainli dul kadının oğlunu, havra yöneticisi Yair'in kızını ve Lazar'ı diriltmişti. Onlar ölümsüzlükle donatılmamışlardı ve zamanı geldiğinde yine öleceklerdi. Fakat Mesih ile birlikte dirilenler sonsuza dek yaşamak için dirilmişlerdi. Onlar Mesih'in ölüme ve mezara karşı aldığı zaferin ödülü olarak Rab'leriyle birlikte göklerin görkemine yükseldiler. Mesih şöyle dedi: “Onlar artık Şeytan'ın tutsağı değildir. Ben onları dirilttim. Benimle birlikte olmaları için, ölümü tekrar görmemeleri ve acıyı tekrar yaşamamaları için onları kurtardım.”SO 774.1

    Mesih ile birlikte dirilen bu kişiler şehre giderek Mesih'in dirildiğini ve kendilerini de dirilttiğini herkese duyurdular. İsa'nın dirilişinin kutsal gerçeği böylece ölümsüzleşti. Mesih'in dirilttiği kutsallar gerçeğin şu sözlerine tanıklık ettiler: “Ama senin halkından ölenler yaşayacak, bedenleri dirilecek.” Onların dirilişi ile şu peygamberlik yerine gelmiş oldu: “Ey Sizler, toprak altında yatanlar, uyanın, nağmeler yükseltin. Çünkü verdiğin çiy sabah çiyine benzer, toprak ölülerini yaşama kavuşturacak.”14Yeşaya 26:19.SO 774.2

    Mesih inananlar için diriliş ve yaşamdır. Günahın sebebiyle kaybolan yaşam Kurtarıcımız sayesinde tekrar gelir. Çünkü O, kendisine inanan kişiye yaşam ve ölümsüzlük verme hakkına sahiptir. İnsan özdeşliğinde verdiği canını tekrar insanlığa vermek için onu geri almıştır. İsa şöyle der: “Ben insanlar yaşama, bol yaşama kavuşsunlar diye geldim.” “Benim vereceğim sudan içen sonsuza dek susamaz. Benim vereceğim su içende sonsuz yaşam için fışkıran bir su kaynağı olacaktır.” “Bana iman edenin içinden diri su ırmakları akacaktır.” “Bedenimi yiyenin ve kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.”15Yuhanna 10:10; 4:14; 6:56.SO 774.3

    İnananlar için ölüm büyük bir sorun değildir. Mesih ölümden sanki önemsiz bir şeymiş gibi söz eder. “Size doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sözüme uyarsa, ölümü asla görmeyecektir.” Mesih'i izleyenler için ölüm sadece bir uyku, sessizlik ve karanlıkla dolu kısa bir andır. Yaşamı Mesih'te saklı olan Allah'dadır. “Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman siz de O'nunla birlikte yücelmiş olarak görüneceksiniz.”16Yuhanna 8:51; Koloseliler 3:4.SO 774.4

    İsa'nın çarmıhta “Tamamlandı!” diye haykırışı ölüler tarafından da duyuldu. Mezarlar açıldı ve ölüler dirildi. Aynı şekilde Mesih'in sesi gök- yüzünden duyulduğu zaman da böyle olacaktır. Bu sesle mezarlar açılacak ve Mesih'e iman etmiş ölüler dirileceklerdir. Kurtarıcı'nın dirilişinde mezarlar açıldı ve sadece birkaç kişi dirildi; fakat ikinci gelişinde O'nun sesi duyulacak O'na iman etmiş olan herkes dirilecektir. Mesih'i dirilten ilahi güç, imanlı topluluğunu da diriltecek ve onları sadece bu dünyada değil, gelecek dünyada da yüceltecektir.SO 774.5

    Bu bölüm Matta 28:2-4; 11-15'e dayanmaktadır.SO 775.1

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents