Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    86. “Gidin, Tüm Ulusları Eğitin!”

    İsa, göğe yükselmeden kısa bir süre önce öğrencilerin yanına gidip tonlara şunu söyledi: “Gökte ve yerde tüm yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.”2Matta 28:18-19.“Dün-yanın her yanına gidin ve Müjde'yi tüm yaratılışa duyurun.”3Markos 16:15.Öğrenciler önemini anlayabilmeleri için İsa bu sözleri defalarca kez tekrarladı. Büyük, küçük, zengin ya da yoksul, yeryüzünde yaşayan herkese gökyüzünün ilahi ışığı güçlü ve parlak bir şekilde iletilmeliydi. Öğrenciler dünyanın kurtuluşu için Kurtarıcıları ile birlikte çalışmalıydılar.SO 803.1

    İsa evde Onikilere ilk kez göründüğünde görev verilmişti. Fakat görev şimdi daha büyük sayıda insana bildirilmeliydi. Celile'deki dağlık bölgede tüm imanlılar bir araya toplanmak üzere çağrıldılar. Mesih ölü-münden önce bizzat bu buluşmanın yerini ve zamanını belirlemişti. Mezarın yanındaki melek Mesih'in, Celile'de gerçekleşecek bu buluşma ile ilgili vaadini öğrencilere hatırlatmıştı. Fısıh boyunca Kudüs'te bir araya gelen imanlılara bu vaat bildirildi ve onların aracılığıyla Mesih in ölümüne yas tutan birçok kişiye bu mesaj iletildi. Hepsi de bu buluşmayı sabırsızlıkla bekliyordu. Kıskanç Yahudiler'in şüphelerini çekecek hareketlerden sakınarak dört bir yandan bir araya toplanacakları yere geliyorlardı. Şaşkınlık içinde Mesih ile ilgili duydukları haberlerden söz ediyor-lardı.SO 803.2

    Küçük gruplar halinde yaklaşık beş yüz kişi belirlenen yerde ve zamanda bir araya geldi, hepsi de dirilişinden sonra Mesih i görenlerin anlatacakları şeyleri duymayı merakla bekliyorlardı. Öğrenciler grupların hepsini tek tek dolaşarak Mesih ile ilgili olarak kendi gördükleri ve duydukları her şeyi anlattılar ve İsa'nın yaptığı gibi Kutsal Yazı'ları açıkladılar. Tomas kendi inançsızlığı ile ilgili olayı söyledi ve şüphelerinden nasıl kurtulduğunu anlattı. İsa birdenbire onların arasında belirdi. O'nun ne-reden ve nasıl geldiğini hiç kimse fark edememişti. Oradakilerin çoğu O'nu daha önce hiç görmemişti; fakat ellerinde ve ayaklarında çivilerin izlerini görebiliyorlardı. Yüzü ilahi bir görkemle parıldıyordu. İsa'yı gördüklerinde hemen O'na tapındılar.SO 803.3

    Fakat bazıları hala şüphe içindeydi. Bu her zaman böyle olacaktır, imanlı olmanın zor olduğunu düşünen ve kendilerini şüphenin karanlığına iten insanlar vardır. İnançsızlıkları yüzünden çok şey kaybederler.SO 804.1

    Mesih dirilişinden sonra bu kadar çok kişi ile ilk kez bir araya geliyordu. Onlara yaklaşarak şöyle dedi: “Gökte ve yerde tüm yetki bana verildi.”4Matta 28:18.Mesih bu sözleri söylemeden önce öğrenciler O'na tapın- mışlardı. Fakat bu sözler ölümü yenen birinin ağzından çıktığı için orada bulunanları çok etkiledi. O şimdi dirilen Kurtarıcı idi. Onların bir çoğu O'nun ilahi gücü ile hastaları iyileştirdiğini ve kötü ruhları kovduğunu görmüşlerdi. O'nun, Kudüs'te kendi krallığını kuracak, düşmanlarını yenecek ve doğaya hükmedecek olağanüstü bir güce sahip olduğuna inanıyorlardı. Göldeki o korkunç fırtınayı tek bir sözü ile dindirmiş ve azgın dalgaların üzerinde yürümüştü. Ölüleri diriltmişti; ve şimdi tüm gücün kendisine verildiğini bildirmişti. Mesih'in sözleri, kendisini dinleyenleri dünyevi düşüncelerden uzaklaştırıp ilahi düşüncelere yöneltti. O'nun ilahi görkemini ve ağırbaşlılığını şimdi çok daha iyi fark ettiler.SO 804.2

    Dağın yamacında Mesih'in söylediği bu sözler, insanlığın uğruna yaptığı bu büyük fedakarlığın tamamlandığını bildiriyordu. Barış şartları yerine getirilmiş; yeryüzüne gerçekleştirmek üzere geldiği görev tamam-lanmıştı. Artık Allah'ın yanına çıkmak, kutsal melekler, krallıklar ve güçler tarafından onurlandırılmak üzereydi. Aracılık görevini üstlenmişti. Sınırsız bir yetki ile donatılmış olarak öğrencilerini görevlendirdi ve onlara şöyle dedi: “Gidin bütün ulusları benim öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.”5Matta 28:19-20.SO 804.3

    Yahudi liderler kutsal gerçekleri korumaları gerekirken, kendi ferisilikleri ile onları anlaşılmaz hale getirdiler ve kendilerini sürekli üstün gördüler. Davranışları, gelenekleri, törenleri ve giysileri ile kendilerini dünyanın ışığını görmeye uygun olmayan bir konuma getirdiler. Onlar için tüm dünya Yahudi ulusuydu; fakat Mesih, ulus ve sınıf farkı gözetmeden Müjde'nin yeryüzündeki tüm uluslara, milliyetlere ve insan sınıfına iletilmesi için öğrencilerini görevlendirdi.SO 805.1

    Mesih öğrencilerinin yanından ayrılmadan önce kendi egemenliğinin yapısını açıkça belirtti. Onlara daha önce bu konuyla ilgili olarak anlattığı şeyleri hatırlattı. Kendisinin yeryüzüne dünyevi değil; bilakis, ruhani bir egemenlik kurmak üzere geldiğini onlara tekrar bildirdi. Davut'un tahtında dünyevi bir kral olarak hüküm sürmek istemiyordu. Çektiği tüm acıların ve Kutsal Yazı'da belirtilen her olayın kendisi ve Babası arasında önceden göklerde kararlaştırıldığını onlara gösterdi. Tüm bunlar Kutsal Ruh'un esinlemesi ve peygamberlerin aracılığıyla daha önceden bildirilmişti. Onlara şöyle dedi: “Mesih olarak dünyevi bir krallığı reddettiğimi görüyorsunuz. Çekeceğim acılar ve ölümüm ile ilgili söylediğim her şey doğrulanmıştır. Üçüncü günde dirildim. Kutsal yazıları dikkatle araştırdığınızda benimle ilgili yazılan her şeyin gerçekleştiğini göreceksiniz.”SO 805.2

    Mesih, onlara emanet ettiği göreve Kudüs'ten başlayarak devam etmelerini öğrencilerine buyurdu. Kudüs insanlığın uğruna Onun en fazla acı çektiği yerdi. Burada reddedilmiş ve mahkum edilmişti. Yahudiye O'nun doğum yeriydi. Burada insan özdeşliğinde doğmuş, insanların arasında yaşamıştı; ve onlarla birlikte yaşarken çok az kişi gökyüzünün kendilerine bu kadar yakın olduğunu fark edebilmişti. Öğrenciler göreve Kudüs'te başlamalıydı.SO 805.3

    Mesih'in Kudüs'te çektiği bunca acı ve gösterdiği çabayı düşündüklerinde öğrenciler daha uygun bir yerde göreve başlamayı isteyebilirlerdi; fakat böyle bir istekte bulunmadılar. Mesih'in, ilahi gerçeğin to-humlarını ektiği toprak öğrenciler tarafından işlenmeli ve bu tohumlar yeşerip bol ürün vermeliydi. Öğrenciler görevlerini yerine getirirken Yahudiler'in kıskançlığı ve nefreti ile karşılaşacaklardı; Öğretmenleri de bu acılara katlanmıştı ve bu yüzden cesaretlerini yitirmemeleri gerekiyordu. İlk olarak Kurtarıcı'yı ölüme gönderenlere merhamet etmeliydiler.SO 805.4

    Kudüs'te gizlice İsa'ya inanan, fakat Yahudi liderler tarafından kandırılan pek çok kişi vardı. Müjde bu kişilere de duyurulmalıydı. Onlar tövbeye çağrılmalıydılar. Mesih'in aracılığıyla günahların affedilebile- ceğinin gerçeği onlara açıklanmalıydı. Geçen beş hafta boyunca meydana gelen olaylar tüm Kudüs'ü etkilerken, Müjde'nin duyurulması bundan da büyük bir etki yaratacaktı.SO 805.5

    Fakat görev burası He sınırlı kalmamalıydı. Öğrenciler dünyanın dört bir yanına yayılmalı ve kendilerine verilen bu görevi yerine getirmeliydi. Mesih öğrencilerine “İnsanlığın uğruna yaptığım fedakarlıklarla dolu yaşamıma ve İsrail için yaptığım çalışmalara tanık oldunuz. Yaşama kavuşmak için bana gelmemelerine rağmen, hahamlar ve din bilginleri bana bunca kötülüğü yapmalarına rağmen, beni ve kutsal yazının benimle ilgili yazdıklarını reddetmelerine rağmen Tanrı'nın Oğlu'nu kabul etmeleri için onlara son bir fırsat verilecek. Bana gelip günahlarını itiraf eden herkesi açıkça kabul ettiğimi gördünüz. Bana geleni asla geri çevirmeyeceğim. Dileyen herkes Allah ile barışabilir ve sonsuz yaşama kavuşabilir. Siz öğrencilerime bu lütuf dolu mesajı bildiriyorum. Bunu ilk olarak İsrail'e sonra da tüm uluslara iletin. Yahudiler ve putperestler bu mesajı alsın ve inananların hepsi bir araya gelip imanlılar topluluğu oluştursun.”SO 806.1

    Kutsal Ruh'un aracılığıyla öğrenciler olağanüstü bir güce kavuşacaklardı. Tanıklıkları belirtiler ve mucizelerle doğrulanacaktı. Mucizeler sadece elçiler tarafından değil; aynı zamanda onların mesajını kabul edenler tarafından da gösterilecekti. İsa şöyle demişti: “Benim adımla cinleri kovacaklar. Yeni diller konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehri içseler bile bundan zarar görmeyecekler. Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek.”6Markos 16:17-18.SO 806.2

    O dönemde zehirle öldürme olayı çok yaygındı. Kendilerine karşı olanları zehirleyerek zalimce öldüren kişiler vardı. İsa öğrencilerin böyle bir tehlike ile karşılaşabileceklerini biliyordu. Birçok kimse Mesih'in tanıklarını ölüme göndermekle Allah'a hizmet ettiklerini sanacaktı. İsa bu yüzden öğrencilerini bu gibi tehlikelerden korumayı vaad etti.SO 806.3

    Halk arasında rastlanan her türlü hastalığı”7Matta 4:23.iyileştirmek için öğrenciler İsa'nın şifalı gücüne sahip olacaklardı. Mesih'in adına hastaları iyileştirecek olan öğrenciler de O'nun kendilerine verdiği bu güce tanıklık edeceklerdi. Onlara yeni bir yetenek daha vaad edildi. Öğrenciler yabancı ulusların arasında da Müjde'yi duyuracakları için onların dillerini konuşabileceklerdi. Elçiler ve onlara eşlik edenler okullarda iyi eğitim almış kişiler değildi; fakat Pentikost gününde gerek kendi dillerinde, gerekse başka dillerde yaptıkları konuşma söz ve aksan bakımından, gayet açık, anlaşılır ve hatasızdı.SO 806.4

    Böylece Mesih öğrencilerini görevlendirdi. Bu görevi yerine getirmeleri için gereken tedbirleri aldı ve başarıya ulaşması için tüm sorumluluğu üstlendi. O'nun sözünü dinledikleri ve O'nunla birlikte çalıştıkları sürece başarısız olmaları için hiç bir neden yoktu. İsa onlara şöyle buyurdu: “Uluslara gidin ve onları eğitin. Ben de varlığımla orda olacağım. İman ve güven içinde çalışın. Çünkü ben sizleri asla terk etmeyeceğim.SO 807.1

    Kurtarıcı'nın öğrencilere verdiği görev inananların tümünü kapsıyordu. Buna, dünyanın sonuna dek Mesih'e iman edenlerin tümü dahildir. Müjde'yi duyurmanın ve insanların kurtuluşu için çalışmanın sadece görevlendirilmiş kişilerce yerine getirilmesi gerektiğini düşünmek çok büyük bir hatadır. Kendisine göksel anlayış verilmiş herkes bu Müjde'den yararlanabilir. Mesih ile yeni bir yaşama kavuşmuş olanlar çevrelerindeki diğer insanların kurtuluşu için çalışmalıdırlar. İmanlılar topluluğu bunun için kurulmuştur. Bu topluluğa ait olmak isteyen herkes Mesih ile birlikte çalışmalıdır.SO 807.2

    “Ruh ve Gelin 'Gel!' diyorlar. Her işiten de 'Gel!' desin.”8Vahiy 22:17.Bu mesajı duyan herkes bu daveti tekrarlamalıdır. Yaptıkları iş ne olursa olsun yapmaları gereken ilk şey başkalarını da Mesih için kazanmak olmalıdır. Büyük toplulukların önünde konuşamıyor olması hiç önemli değildir, ruhlara tek tek de seslenebilir. Rab'den öğrendiklerini onlara iletebilir. Mesih için çalışmak sadece Müjde'yi vaaz etmekten ibaret değildir. Hastalara, acı çekenlere ve yoksullara teselli edenler, tehlikeye düşenlere yardım edenler ve inançta zayıf olanları teselli edip onlara güç verenler de aynı şekilde hizmet etmiş olurlar. Her yerde suçlarının baskısı altında ezilen birçok ruh vardır. İnsanlığı alçaltan şey onun çektiği sıkıntılar, acılar ve yoksulluk değil; bilakis suçlar ve işlediği günahlardır. Bunu sonucunda insan sürekli huzursuz ve hoşnutsuz olur. Mesih kendisine hizmet edenlerden günaha kapılmış olan ruhları iyileştirmelerini bekler.SO 807.3

    Öğrenciler o an bulundukları yerde göreve başlayacaklardı. Kendileri için en zor ve en umutsuz olan bölgeyi de ihmal etmemeliydiler. Böylece Mesih için çalışan herkes önce oturduğu yerde göreve başlamalıdır. Kendi ailelerimiz içinde de kurtarılacak ruhlar, yaşam ekmeğine ihtiyaç duyanlar olabilir. Mesih için eğitilecek çocuklar olabilir. Yakın çevremizde bile inançsız insanlar olabilir. Bu yüzden bizler üzerimize düşen görevi imanla yerine getirmeliyiz. Mesih için çalışırken Allah bizlere yardım elini uzatacaktır. Bir çok kişinin yaptığı iş içinde bulundukları şartlar yüzünden sınırlandırılmış gibi görünebilir; fakat nerede olursa olsun imanla ve gayretle yapılan iş mutlaka başarı ile tamamlanacaktır. Yeryüzündeki yaşamı boyunca Mesih'in işi de dar bir alan ile sınırlı gibi görünüyordu; fakat tüm uluslardan gelen birçok kişi O'nun mesajını aldı. Allah çoğu kez büyük işlerin başarılması için basit imkanlardan yararlanır. O'nun işinin her bir bölümü, diğer bir bölüm ile birbiri ile uyum içinde işleyen çarklar gibi bağlantılıdır. Kutsal Ruh'un esinlemesini alan ve Mesih için çalışan en mütevazı kişinin Allah'a övgü ile dolu sözleri, zamanın sonuna dek duyulacak ve melodisi sonsuz çağlar boyunca yankılanacak bir ezgi gibidir.SO 807.4

    O'nun şu sözleri asla göz ardı edilmemelidir: “Gidin ve ulusları eğitin!”9Matta 28:19.Mesih bizi uzak bölgelerde de çalışmaya çağırır. Mesih asla ulus farkı gözetmez ve insanlık ailesinin tümüne sevgiyi öğretir. İnsanları, onların kibirlerinin tutsaklığından kurtarır, tüm ulusal sınırları kaldırır ve sınıflar arasındaki tüm suni ayırımları yok eder. Komşu veya yabancı, dost veya düşman diye ayırım yapmaz. Yardımımıza ihtiyacı olan herkesi kardeşimiz olarak görmemizi öğretir.SO 808.1

    Kurtarıcı şöyle dedi: “Gidin ve tüm ulusları eğitin.” “İman edenlerle birlikte görülecek belirtiler şunlardır; benim adımla cinleri kovacaklar. Yeni diller konuşacaklar, yılanları elleriyle tutacaklar. Öldürücü bir zehri içseler bile bundan zarar görmeyecekler. Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek.”10Markos 16:17-18.Bu vaat Mesih'in verdiği görev kadar önemliydi. Tabii ki her imanlıya bütün yetenekler verilmeyecektir. “Kutsal Ruh bu yetenekleri dilediği gibi ayrı ayrı dağıtır.”111. Korintiler 12:11.Kutsal Ruh'un sağladığı yetenekler, Rab'bin işini gerçekleştirmek için duyduğu ihtiyaca göre iman eden herkese verilir. Bu vaat şimdi de elçilerin zamanındaki kadar etkili ve önemlidir. “Bu belirtiler iman edenlerle birlikte görülecektir.”12Markos 16:17.Bu, Allah'ın çocuklarının sahip olduğu ayrıcalıktır ve imanla bu güce sahip olabilmek için çalışmalıdırlar.SO 808.2

    “Ellerini hastaların üzerine koyacaklar ve hastalar iyileşecek.”13Markos 16:18.Bu dünya büyük bir hastanedir; fakat Mesih bu hastalan iyileştirmek ve Şeytan'a tutsak olanları kurtarmak için geldi. Etrafına sağlık ve güç yayıyordu Bu yaşam gücünü hastaları iyileştirmek ve kötü ruhları kovmak için kullandı. Şifalı gücünü kendisine ihtiyacı olan hiç kimseden esirgemedi. Kendisinden yardım isteyenlerin kendi suçlarından ötürü hasta olduklarını biliyordu; yine de hiçbirini geri çevirmedi. Mesih'in bu şifalı gücü bu zavallı insanlara geçtiğinde kendi günahkar yapılarını gördüler ve birçokları fiziksel hastalıkları ile birlikte ruhsal hastalıkları olan günahtan da kurtuldular. Müjde bugün bile aynı güce sahiptir. İmanlılar olarak aynı sonuçları bugün bizler de alabiliriz.SO 809.1

    Mesih, acı çeken herkesin haykırışını duyar. Kötü ruhun insanı kontrolü altına aldığını gördüğünde İsa da aynı acıyı çeker; ateşli hastalıklar yaşam gücümüzü zayıflattığında O da üzülür. Şimdi de yeryüzünde bulunduğu zamandaki kadar hastaları iyileştirmeye hazırdır. Mesih'e hizmet edenler O'nun temsilcileridir ve Mesih onların aracılığıyla şifalı gücünü kullanmak ister.SO 809.2

    Kurtarıcı'nın hastaları iyileştirmesinde öğrencilerin alması gereken dersler vardı. “İsa, çamuru kör adamın gözlerine sürdü ve 'git Şiloha havuzunda yıkan' dedi. Adam gidip yıkandı ve gözleri açılmış olarak döndü.”14Yuhanna 9:7.Mesih sadece kendi gücüyle bu adamı iyileştirebilir- di. Buna karşın bunun için doğanın basit imkanlarından faydalandı. İlaç gibi şeyler yerine basit ve doğal çarelerden yararlanmayı uygun gördü.SO 809.3

    Mesih iyileştirdiği kişilere şöyle dedi: “Bak iyi oldun. Artık günah işleme de başına daha kötü bir şey gelmesin.”15Yuhanna 5:14.Böylece hem doğal hem de ruhsal olarak günahın, Allah'ın yasasına karşı gelmekten kaynaklandığını öğretti. Eğer insanlık Yaratıcı'nın planı ile uyum içinde yaşasaydı, bu büyük sefaletin içine sürüklenmezdi.SO 809.4

    Mesih eski İsrail halkının rehberi ve öğretmeni olmuştu ve sağlığın, Allah'ın yasalarına itaat etmenin ödülü olduğunu öğretmişti. Filistin'de hastaları iyileştiren En Büyük Doktor bir zamanlar halkına bulut direğinden seslenerek onlara ne yapmaları gerektiğini ve Tanrı'nın onlar için ne yapacağını bildirmişti: “Eğer senin Tanrın Rabbinin sözü- nü dikkatle dinlersen, onun gözünde doğru olanı yaparsan ve onun emirlerine kulak verirsen ve onun bütün kanunlarını tutarsan Mısırlılara verdiğim hastalıkların hiçbirini sana vermeyeceğim; çünkü ben sana şifa veren Rab'im.” Mesih, İsrail'e yaşamdaki alışkanlıklarıyla ilgili kesin buyruklarla birlikte şu güvenceyi verdi: “Rab her türlü hastalığı sizden uzaklaştıracaktır.”16Yasa 7:15.Şartları yerine getirdikleri sürece onlara verilen vaat de gerçekleşti: “Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi.”17Mezmurlar 105:37.SO 809.5

    Bu dersler aynı zamanda bizler içindir. Sağlığını korumak isteyenlerin uymaları gereken şartlar vardır. Hepsi de bu şartların neler olduğunu öğrenmelidirler. İnsanların doğal ve ruhsal yasalar hakkındaki bilgisizliği Rab'bi hoşnut etmez. Ruhsal ve bedensel bakımdan sağlıklı olmak için Allah ile birlikte çalışmalıyız.SO 810.1

    Sağlığı korumak ve yeniden kazanmak için ne yapılması gerektiğini başkalarına da öğretmeliyiz. Hastalar için Allah'ın doğada bize sunduğu çarelerden yararlanmalıyız. Onları tek başına iyileştirme gücüne sahip olan Kişi'ye yöneltmeliyiz. İman dolu yüreğimizle hastaları ve acı çekenleri Mesih'in şifa dolu kollarına getirmek bizim görevimizdir. Yüce Hekim'e iman etmelerini onlara öğretmeliyiz. Ayrıca O'nun vaadine sıkıca sarılmalı ve şifalı gücünü göstermesi için dua etmeliyiz. Müjde'nin asıl içeriği bizlerin bedensel ve ruhsal sağlığıdır. Kurtarıcı bizlerden, hastaları ve umutsuzları kendisinin gücüne güvenmeye yöneltmemizi bekler.SO 810.2

    Isa'nın şifalı gücünde sevginin gücü vardı ve iman yoluyla sadece bu sevgiyi paylaşarak bize verdiği görevi yerine getirebiliriz. Mesih ile ilahi bir birliktelik kurmayı ihmal edersek, O'nun yaşam veren gücü bizim aracılığımızla diğer insanlara ulaşamaz. İnsanların inançsızlıklarından dolayı Kurtarıcı'nın bile güçlü mucizelerini gerçekleştiremediği yerler vardı. Böylece inançsızlık bugün bile imanlı topluluğunu İlahi Yardımcı'dan uzaklaştırır. Bu yüzden onların sonsuz değerlere olan güveni zayıftır. Onların imanlarının eksilmesi Allah'ı çok üzer.SO 810.3

    Mesih'in verdiği görev yerine getirildiğinde imanlılar, O'nun varlığının daima kendilerinin yanında olacağının vaadini alırlar. İsa, “Gidin bütün ulusları benim öğrencilerim olarak yetiştirin” demişti. “İşte ben dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.”18Matta 28:20.O'na itaat ederek boyunduruğunu takmak, O'nun gücünü almanın ilk şartlarından biridir. Gerçekten de imanlılar topluluğunun ömrü O'nun buyruklarını ne derecede imanla yerine getirilmesine bağlıdır. Bu görev ihmal edildiğinde kişi ruhsal bakımdan güçsüzleşir ve bunun sonucunda da düşüş başlar. Başkalarının yararına işler yapmadığı sürece kişinin yüreğindeki sevgi ve iman sürekli azalır.SO 810.4

    Mesih, kendisine hizmet edenlerden imanlı topluluğunu Müjde'yi yayma işinde yönlendirmelerini bekler. Onlar aynı zamanda kaybolanları nasıl bulacaklarını ve kurtaracaklarını üyelerine öğretmelidirler. Fakat bunu yapıyorlar mı? Maalesef değil! Çevrelerindeki insanların azalan imanlarını güçlendirmek için çalışan kaç kişi vardır! Kayıp koyunları araması gerekenler imanı azalanlara, bir çobanın hasta koyununa gösterdiği ilgi ve şefkati gösteriyorlar mı! Onların ilgisizliği birçok kişinin Mesih'ten uzaklaşmasına yol açmaktadır.SO 811.1

    Allah sevgisini insanlığa sınırsızca sundu ve insanlığın bu sonsuz sevginin değerini bilmemesi kutsal melekleri çok şaşırttı. Aynı şekilde Allah'ın sevgisinin insanlar tarafından ne kadar az onurlandırıldığına şahit oldular. Gökler insanların bu ilgisizliğine darıldı. Mesih'in bu konuda neler hissettiğini bilmek istiyor muyuz? Çocukları soğuk ve karlı bir havada kaybolan bir anne ve baba, kurtarabilecek durumda oldukları halde onu görmezlikten gelen kişiler olduğunu bildiklerinde ne hissederlerdi? Bu, onların yüreğini derinden yaralamaz mıydı? Bu zalim kişilere karşı öfke ile haykırmazlar mıydı? İnsanların çektiği acı Allah'ın çocukları olan herkesi üzer ve ihtiyacı olanlara yardım ellerini uzatmayanlar Allah'ın ve Kuzu'sunun haklı öfkesini üzerine çeker. Mesih, kendisine bağlı olduklarını iddia ettikleri halde çevrelerindeki insanlara yardım etmeyenlere son yargı gününde şöyle bildirecektir: “Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi bilmiyorum. Çekilin önümden, kötülük yapanlar!”19Luka 13:27.SO 811.2

    Mesih öğrencilerini görevlendirirken yapmaları gereken hizmetin yanı sıra şu mesajı da onlara bildirdi: “Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.”20Matta 28:20.Öğrenciler Mesih'in kendilerine öğrettiklerini diğer insanlara öğreteceklerdi. Bu, kendisinin bizzat söyledik- lerini ve Eski Ahit'in peygamberleri aracılığıyla bildirdiklerini de kapsıyordu. İnsani öğretiler bunun dışındadır. Bu görevde insani gelenekler, teoriler veya kararlar ya da belirli bir zümrenin uygula-maları bulunmamalıdır. Kilise tarafından verilen yasalar da buna dahildir ve bunlar Mesih'e hizmet edenlerin öğretmesi gereken şeyler değildir. Yasa ve peygamberler ile İsa'nın bizzat kendisinin bildir-dikleri ve yaptıkları, öğrencilerin dünyaya iletecekleri bir hazineydi. Mesih'in ismi onların sahip olduğu ayrıcalığın, bütünleşmelerinin sembolü, davranışlarının yetkisi ve başarılarının kaynağıdır. O'nun adına yapılmayan hiçbir şey Mesih'in egemenliğinde kabul edilmez.SO 811.3

    Müjde ruhsuz bir öğreti olarak değil; bilakis, insanın yaşamı değiştiren diri bir güç olarak gösterilmelidir. Allah, lütfunu alanların, O'nun gücüne tanıklık etmelerini arzular. Yaşam yolunda Allah için bir utanç kaynağı olanları bile memnuniyetle kabul eder ve günahlarını itiraf edenlere ilahi ruhunu armağan ederek, onlara güvenir ve inanmayanlara kendisinin sonsuz merhametini iletmeleri için onları görevlendirir. Allah imanlı kullarının, kendisinin lütfü sayesinde Mesih'in karakteri gibi mükemmel bir karaktere sahip olacaklarına ve yüreklerinin sevinçle dolacağına inanmalarını ister. Allah tüm insanlık imana gelerek hep birden kendisinin çocukları oluncaya dek hoşnut olamayacağı gerçeğine inanmamızı ister.SO 812.1

    Kurtarıcı olarak sonsuz merhameti olan Mesih'te bir çobanın koyunlarına gösterdiği şefkatin, anne-babanın çocuğuna gösterdiği sevginin ve merhametli bir Kurtarıcı'nın kıyaslanamaz lütfunun birleşimi-ni açıkça görebiliriz. Mesih insanlığa sonsuz lütuflarda bulunur ve sadece bu lütufları bildirmekle kalmayıp aynı zamanda onları en etkili şekilde bizlere sunar. Mesih'e hizmet edenler, Onun bu lütuflarındaki görkemin zenginliğini açıkça göstermelidirler. Mesih'in harikulade sevgisi kalpleri yumuşatacak ve baskıcı olmayan bir şekilde gönüllere taht kuracaktır. “'Halkımı teselli edin!' diyor Allah'ınız... Ey Siyon'a müjde getiren, yüksek dağa çık! Ey Kudüs'e müjde getiren, yükselt güçlü sesini, sesini yükselt, korkma! De ki Yahuda kentlerine: 'işte, Allah'ınız geliyor!' bakın, O egemen Rab gücüyle gelecek ve kudretiyle egemenlik sürecek. Ödülü kendisiyle beraberdir. Kendi önündedir ödülü. Sürüsünü çoban gibi güdecek, kollarına alacak kuzuları ve bağrında taşıyacak.”21Yeşaya 40:1; 9:11.İnsanlara “On binler arasında göze çarpan” “ve tepeden tırnağa güzel olan”22Ezgiler Ezgisi 5:10, 16.Kişi'yi anlatın. Sadece sözler bu düşünceleri ifade edemez, kişinin karakterinde ve yaşamında da açıkça görülmelidir. Mesih kendi örneğini, kendisini takip eden herkesin üzerinde görmek ister. “Tanrı önceden bildiği kişileri oğlunun benzerliğine dönüştürmek için önceden belirledi.”23Romalılar 8:29.Mesih'e iman eden herkes O'nun sonsuz sevgisini, merhametini, fedakarlığını, kutsallığını ve alçak gönüllüğünü dünyaya duyurmalıdır.SO 812.2

    “Öğrenciler gidip Allah'ın Sözü'nü her yere, yaydılar. Rab onlarla birlikte çalışıyor ve görülen belirtilerle onların sözünü doğruluyordu.”24Markos 16:20.Bu öğrenciler artık görevlerine hazırdılar. Pentikost gününden önce bir araya geldiler ve kendi aralarındaki fikir ayrılıklarına tamamen son verdiler. Artık birbirleriyle uyum içindeydiler. Mesih'in vaadinin gerçekleşeceğine inandılar ve iman dolu yürekleriyle dua ettiler. Kendi çıkarları için değil; bilakis, insanların kurtuluşu için çalıştılar. Müjde'yi dünyanın her köşesine duyuracaklardı ve böylece Mesih'in vaat ettiği güçle donatıldılar. O zaman Kutsal Ruh'un bereketiyle bir gün içinde binlerce kişi iman etti.SO 813.1

    Bu, günümüzde de böyle olabilir. İnsanların spekülasyonları yerine Allah'ın Sözü dünyaya duyurulmalıdır. Mesih'e iman edenler tıpkı öğrencilerin yaptığı gibi kendi aralarındaki fikir ayrılıklarına bir son verip, kaybolanların kurtuluşu için O'nunla birlikte çalışmalıdırlar. Bunu gerçekleştirmek için Allah'tan diledikleri yardım onlara verilecektir. Elçilerin günlerinde Kutsal Ruh'un yardımı 'ilk yağmur” olarak geldi; fakat “son yağmur” daha da bereketli olacaktır.25Yoel 2:23.SO 813.2

    Ruhen ve bedenen kendilerini Allah'ın hizmetine adayanlar, fiziksel ve zihinsel olarak yeni bir güce kavuşacaklardır. Allah onlara sonsuz nimetlerini sunacaktır. Mesih onlara kendi ruhundan nefes ve kendi yaşamından yaşam verir. Kutsal Ruh tüm yüreğiyle Allah'a hizmet etmeleri için imanlıları kalben ve zihinsel olarak güçlendirir. Allah'ın lütfü onların yeteneklerini geliştirir ve ilahi görkem insanları kurtarmak için yaptıkları çalışmalarda onlara yardımcı olur. Mesih ile birlikte çalışanlar O'nun mükemmelliğinden pay sahibi olurlar. İnsani zayıflıklarına rağmen Kurtarıcı'nın işlerini tamamlarlar.SO 813.3

    Kurtarıcı sonsuz lütfunu ve mükemmel karakterini tüm dünyaya açıkça göstermek ister. Mesih, bedelini kendi kanıyla ödediği insanlığın günahın tutsaklığından özgür, dürüst ve kutsal olmasını arzular. Şeytan bunu engellemeye çalışmasına rağmen Allah'ı ve Allah'ın Kuzusu'nu yüceltecek olan dünya için dökülen kan zafere ulaşmıştır. İnsanlık ancak bu zaferi kazandığında Mesih'in yüreği sevinçle dolacak ve “Canını feda ettiği için yaşam ışığını görüp mutlu olacaktır.”26Yeşaya 53:11.Yeryüzündeki tüm uluslar O'nun bu büyük fedakarlığını duyacaklardır. Belki herkes bu lütuftan pay sahibi olamayacaktır ama “Gelecek kuşaklar O'na kulluk edecek, Rab yeni kuşaklara anlatılacak”27Mezmurlar 22:30.“Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüce Olan'ın halkına verilecek.”28Daniel 7:27.ve “Sular denizleri nasıl dolduruyorsa, dünya da Rab'bin bilgisiyle öyle dolacak.”29Yeşaya 11:9.“Bundan sonra batidan doğuya kadar herkes Rab'bin adından ve yüceliğinden korkacak.”30Yeşaya 59:19.SO 814.1

    “Dağları aşıp gelen müjdecinin ayakları ne güzeldir! O müjdecinin duyurduğu, kurtuluş ve esenlik sözleridir. İyilik müjdesini getiriyor. Siyon halkına, 'Allah'ımız egemenlik sürüyor!' diye ilan ediyor... Ey Kudüs harabeleri, sevinçle haykır, övgüler sun! Çünkü Rab halkını teselli etti... Rab tüm ulusların gözü önünde kutsal kolunu sıvadı. Dünyanın dört bir yanından herkes Allah'ımızın kurtarışına tanık olsun.”31Yeşaya 52:7-10.SO 814.2

    Bu bölüm Matta 28:16-20'ye dayanmaktadır.SO 814.3

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents