Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    41. Celile'deki Kriz

    İsa, halkın kendisini kral olarak ilan etmesini yasakladığında, bunun1Matta 8:20.kendi yaşamında bir dönüm noktası olduğunu biliyordu. Bugün O'nu tahta yükseltmeyi arzulayanlar yarın ondan uzaklaşacaklardı. Bencil hırslarının yarattığı hayal kırıklığı onların sevgilerini nefrete ve övgülerini hakaretlere dönüştürecekti. İsa bunu bildiği halde, krizi önlemek için hiçbir önlem almadı. Başlangıçtan itibaren kendisini izleyenlerin dünyasal zenginlik ümit etmemelerini buyurmuştu. O'nun öğrencisi olmayı isteyerek gelene İsa şöyle dedi: “Tilkilerin, gökte uçan kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını yaslayacak bir yeri yok. Eğer insanlar İsa ile dünyaya sahip olabilselerdi, birçok kişi ona bağlılığını sunardı; fakat O, böyle bir hizmeti kabul edemezdi. O'nun çev-resindeki insanların birçoğu dünyasal krallık umudu besliyordu. Bu kişiler kandırılmamalıydılar. Ekmek mucizesindeki derin anlam taşıyan ruhsal öğreti, anlaşılamamıştı. Bu yüzden bunun açıklanması gerekiyordu ve bu yeni vahiy onunla birlikte daha sert bir sınav getirecekti.SO 365.1

    Ekmek mucizesi uzak ve yakın her yerde duyuruldu ve halk, ertesi gün erkenden İsa'yı görmek için Beytsayda'ya akın etti. Kara ve deniz yoluyla kalabalık gruplar halinde geldiler. Önceki gece yalnız bırakanlar O'nu hala orada bulmayı bekleyerek geri döndüler; çünkü orada O'nun karşıya geçmesini sağlayacak tek bir kayık bile yoktu; fakat aramaları faydasızdı ve birçoğu O'nu aramayı sürdürerek Kefernahum'a doğru gitmeye başladı.SO 365.2

    Bu arada İsa, Ginesar'a varmıştı; fakat bir gün boyunca halkın gözünden uzak kalmıştı. O'nun karaya çıktığı duyulur duyulmaz, bazıları koşarak tüm yöreyi dolaştı. İsa'nın bulunduğu yeri öğrenenler, hastaları döşekleri üzerinde oraya götürmeye başladılar.2Markos 6:55.SO 365.3

    İsa bir süre sonra havraya gitti ve Beytsayda'dan gelenler O'nu orada buldular. Öğrenciler, İsa'nın gölün karşısına nasıl geçtiğini onlara anlattılar. Korkunç fırtınaya karşı verdikleri mücadele, saatler boyu azgın dalgalara karşı boşu boşuna kürek çekmeleri, İsa'nın suda yürümesinin görüntüsü ve böylece onların korkularının dinmesi, O'nun güven veren sözleri, Petrus'un deniz üzerinde yaşadıkları sonucu; ve fırtınanın aniden dinmesi ve kayığın karaya çıkması, bunların hepsi şaşkın kalabalığın zihninde canlandı. Birçoğu bununla yetinmeyerek İsa'nın etrafında toplandı ve şöyle sordu: “Rabbi, sen buraya ne zaman geldin?” O'nun mucize ile ilgili bir açıklama yapmasını ümit ettiler.SO 366.1

    İsa onların merakını gidermedi. Üzgün bir şekilde şöyle dedi: “Mucizeler gördüğünüz için değil, ekmeklerden yiyip doyduğunuz için beni arıyorsunuz.”3Yuhanna 6:26.İsa'yı aramalarının gerçek nedeni O'na değer veriyor olmaları değildi; ekmekle doydukları için O'na yaklaşarak O'ndan hala dünyasal çıkar sağlamayı umuyorlardı. Kurtarıcı onlara şöyle buyurdu: “Geçici olan yiyecek için değil, sonsuz yaşam boyunca kalan yiyecek için çalışın.” Sadece maddi çıkar aramayın. En büyük çabanız, fiziksel yaşamın ihtiyaçlarını sağlamak değil, ruhsal yiyeceği ve sonsuz yaşam boyunca sürecek olan bilgeliği aramak olsun. Bunu sadece Tanrı'nın Oğlu verebilir; “çünkü Tanrı O'na bu onayı vermiştir.”4Yuhanna 6:27.SO 366.2

    Bir süre için O'nu dinleyenlerin ilgisi uyandı ve onlar şöyle haykırdılar: “Allah'ın istediği işleri yapmak için ne yapmalıyız?”5Yuhanna 6:28.Allah'ın gözünde iyi bir yer edinmek için birçok ağır ve yorucu iş yapıyorlardı; ve O'nun nazarında daha değerli kimseler olabilmek için her yeni hizmeti yerine getirmeye hazırdılar. Onların sorusu şu anlama geliyordu: “Gökyüzüne layık olabilmek için ne yapmalıyız? Bundan sonraki yaşama kavuşabilmek için ödememiz gereken bedel nedir?”SO 366.3

    İsa onlara şöyle cevap verdi: “Allah'ın işi, O'nun gönderdiği Kişi'ye iman etmenizdir.”6Yuhanna 6:29.Gökyüzünün bedeli İsa'dır. Gökyüzüne giden yol “dünyanın günahını ortadan kaldıran Allah'ın Kuzusu'na” iman etmekten geçer.7Yuhanna 1:29.SO 366.4

    Fakat halk ilahi gerçeğin bu açıklamasını kabul etmeyi seçmedi. İsa, Kutsal Yazı'nın, Mesih'in yapacağını önceden bildirdiği asıl görevi yerine getirmişti; fakat bu onların bencil umutlarının beklentisine uymuyordu. İsa halkı bir kez ekmekle doyurmuştu; fakat Musa'nın günlerinde İsrail, kırk yıl man ile doyurulmamış mıydı? Bu yüzden de Mesih'ten çok daha büyük lütuflar beklendi. Hoşnut olmayan yürekleriyle, “Eğer İsa onların tanık olduğu gibi birçok mucize gerçekleştire- biliyorsa, niçin kendi halkına sağlık, güç ve zenginlik veremiyor, onları zulmedenlerin gücünden kurtaramıyor, güçte ve onurda onları yücel-temiyor?” diye soruyorlardı. Kendisinin Allah tarafından gönderildiğini iddia etmesinin ve İsrail'in kralı olduğunu reddetmesinin gerçeği, onların bir türlü çözemediği bir sırdı. O'nun dünyasal krallığı reddetmesi yanlış yorumlandı. Birçok kimse, O'nun kendi görevinin ilahi karakterinden şüphe ettiği için iddialarını savunmaya cesaret edemediği sonucuna vardı. Böylece kalplerini inançsızlığa açtılar ve Şeytan'ın ektiği tohum İsa'nın yanlış anlaşılması ve halk tarafından yalnız bırakılması sonucunda kendi ürününü verdi.SO 366.5

    Yarı alaycı bir şekilde din bilginlerinden biri sordu: “Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir mucize yaratacaksın? Ne yapacaksın? Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi. Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.”8Yuhanna 6:30-31.SO 367.1

    Yahudiler manı veren kişi olarak Musa'yı onurlandırdılar ve manın verilmesindeki mucizeyi gerçekleştiren asıl Kişi'yi göz ardı ettiler. Onların ataları Musa'ya karşı çıktılar, onun ilahi görevinden şüphe ettiler ve O'nu9O'nun ilahi görevini. Ç.N.inkar etiler; ve şimdi aynı ruhla onların çocukları Al-lah'ın mesajını kendilerine ileten Kişi'yi reddettiler. İsa onlara şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim. Gökten ekmeği size Musa vermedi.”10Yuhanna 6:32.Man'ı veren Kişi onların arasında duruyordu. İbranilere çölde rehberlik eden ve onları her gün gökyüzünden ekmekle besleyen İsa idi. Allah'ın doluluğundan akan yaşam veren ruh, gerçek Man'dır. İsa şöyle dedi: “Allah'ın ekmeği gökten inen ve dünyaya yaşam veren-dir.”11Yuhanna 6:33.SO 367.2

    Hala İsa'nın fiziksel bir yiyecekten söz ettiğini düşünerek, O'nu dinleyenlerden bazıları şöyle haykırdı: “Efendimiz, bize her zaman bu ekmeği ver.”12Yuhanna 6:34.Bunun üzerine İsa şöyle dedi: “Yaşam Ekmeği Ben'im.”13Yuhanna 6:35.SO 367.3

    İsa buradaki konuşmasında Yahudilerin alışık olduğu bir deyim kullandı. Kutsal Ruh'un esinlemesiyle Musa şöyle demişti: “İnsan yalnız ekmekle değil, Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşar” ve Yeremya peygamber şöyle yazmıştı: “Sözlerini bulur bulmaz yuttum; Bana neşe, yüreğime sevinç oldu.”14Yasa 3:3; Yeremya 15:16.Rabbilerin bir sözü vardı: ekmeği ruhsal anlamıyla yemek, Kutsal Yasa üzerinde çalışmak ve iyi işler yapmak demekti; ve sık sık Mesih'in gelişinde tüm İsrail'in doyurulacağı anlatılıyordu. Peygamberlerin öğretileri ekmek mucizesindeki derin ruhsal anlamı açıkça gösterdi. İsa havrada kendisini dinleyenlere bunu anlatmak istiyordu. Eğer Kutsal Yazı'yı anlamış olsalardı, “Yaşam Ekmeği Ben'im.” dediğinde İsa'nın sözlerini de anlarlardı. Daha bir gün önce büyük kalabalık halsiz ve bitkin bir haldeyken O'nun verdiği ekmekle doyurulmuştu. Ekmekten fiziksel güç ve zindelik aldıkları gibi, İsa'dan ruhsal güç ve sonsuz yaşam alabilirlerdi. “Bana gelen asla acıkmaz ve bana iman eden hiçbir zaman susamaz.”15Yuhanna 6:35.demişti. Fakat aynı zamanda şöyle ekledi: “Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.”16Yuhanna 6:36.SO 368.1

    İsa'yı, Kutsal Ruh'un tanıklığı ve Allah'ın onlara verdiği vahiyi ile görmüşlerdi. O'nun ilahi gücüne her gün bizzat kendileri tanık olmuşlardı; buna rağmen hala başka bir belirti göstermesini istediler. Eğer bu onlara verilseydi, daha önceden oldukları gibi inançsız kalacaklardı. Eğer kendi duyduklarına ve gördüklerine ikna olmasalardı, onlara daha fazla mucize göstermenin hiçbir faydası olmayacaktı. İnançsızlık şüphe için her zaman bir sebep bulacak ve en doğru kanıttan bile uzaklaşacaktır.SO 368.2

    İsa bu inatçı insanlara tekrar seslendi: “Bana geleni ben asla kovmam.”17Yuhanna 6:37.İsa, kendisini iman içinde kabul edenlerin hepsinin sonsuz yaşama kavuşacağını söyledi. Onlardan bir tek kimse bile kaybolmayacaktı. Gelecek yaşamla ilgili olarak tartışmak için Ferisilere ya da Sadukilere ihtiyaç olmayacaktı. İnsanların artık ölen yakınları için umutsuz bir şekilde acı içinde yas tutmaları gerekmiyordu. “Çünkü Babamın isteği, Oğul'u gören ve O'na iman eden herkesin sonsuz yaşama kavuşmasıdır. Ben de böyleleraini son günde dirilteceğim'”18Yuhanna 6:40.SO 368.3

    Fakat Yahudiler O'na karşı söylenmeye başladılar. “Yusuf un oğlu İsa değil mi bu? diyorlardı. Annesini de babasını da tanıyoruz. Şimdi nasıl oluyor da 'gökten indim' diyor?”19Yuhanna 6:41-42.İsa'nın mütevazı ailesinden söz ederken onun hakkında ön yargı oluşturmaya çalıştılar. O'nu yoksul bir aileden gelen Çelileli bir işçi olarak gördüler. Yahudi okullarında öğrenim görmemiş olan bu marangozun iddialarının kendilerinin ilgisine layık olmadığını söylediler ve gizemli doğumundan dolayı onun ailesinden şüphe edilmesi gerektiğini ima etiler. Bu şekilde, doğumu ile ilgili insani şartları O'nun tarihinde kara bir leke olarak göstermeye çalıştılar.SO 369.1

    İsa, doğumu ile ilgili sırrı açıklamaya çalışmadı. Gölün karşısına nasıl geçtiğini sorduklarında açıklama yapmadığı gibi, kendisinin gökyüzünden indiği ile ilgili şüphelere de cevap vermedi. İnsanların dikkatini kendisinin yaşamını işaret eden mucizelere çekmedi, ünlü biri olmayı kendisi istemedi ve her zaman halkın içinden sıradan bir kişi gibi davrandı; fakat yaptığı işler ve söylediği sözler O'nun ilahi karakterini açıkça gösterdi. Kalpleri ilahi ışığa açık olan herkes,'O'nda “lütuf ve gerçekle dolu olan Biricik Oğul'un yüceliğini” fark edecekti.SO 369.2

    Ferisilerin ön yargıları, onların şüphelerinin gösterdiğinden daha derindi; bunun kaynağı onların kalplerindeki kötülüktü. İsa'nın her hareketi ve sözü onların kalplerinde düşmanlık hissini uyandırıyordu; çünkü onların yüreklerinde besledikleri duygular İsa'nın düşünceleri ile kesinlikle uyuşmuyordu.SO 369.3

    “Beni gönderen Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez; bana geleni son günde dirilteceğim. Peygamberlerin yazdığı gibi Allah onların hepsine kendi yollarını öğretecektir. Baba'yı duyan ve O'ndan öğrenen herkes bana gelir.”20Yuhanna 6:44-45.Sevgi dolu Yaradan'ın yaptığı çağrıya cevap verenlerin dışında hiç kimse İsa'ya gelmeyecektir; fakat Allah tüm insanları kendisine çekmektedir ve sadece O'nun çağrısını reddedenler İsa'ya gelmeyeceklerdir.SO 369.4

    İsa şu sözlerde, “O'ndan öğrenecekler,”21Yuhanna 6:45.Yeşaya'nın peygamberliğine değindi: “Çocuklarını ben eğiteceğim, onların esenliği tam ola- cak.”22Yeşaya 54:13.Yahudiler, bu yazının kendilerine ithaf edildiğini düşünüyorlardı. Allah'ı kendi öğretmenleri olarak görüyorlar ve bununla övünüyorlardı; fakat İsa bu iddianın ne kadar faydasız olduğunu gösterdi. İsa şöyle dedi: “Baba'yı duyan ve O'ndan öğrenen herkes bana gelir.”23Yuhanna 6:44-45.Onlar sadece İsa aracılığıyla Allah bilgisine sahip olabilirlerdi. İnsanlık O'nun görkemine dayanamazdı. Allah'ı öğrenenler, O'nun Oğiu'nun sesini dinlemekteydiler ve Nasıralı İsa'da, doğa ve vahiy ile Baba'yı bildiren Kişi'yi tanıyacaklardı.SO 369.5

    “Size doğrusunu söyleyeyim. İman edenin sonsuz yaşamı vardır.”24Yuhanna 6:47.Bu sözleri dinleyen, İsa'nın çok sevdiği öğrencisi Yuhanna aracılığıyla Kutsal Ruh inananlar topluluğuna şöyle bildirdi: “Allah'ın tanıklığı da bize sonsuz yaşam vermesidir ve bu yaşam O'nun Oğlu'ndadır. Kendisinde Tanrı'nın Oğlu bulunanda yaşam vardır”251.Yuhanna 5:11-12.İsa şöyle dedi: “Onu son günde dirilteceğim.”26Yuhanna 6:44.O'nunla tek ruh olabilmemiz için, İsa bizimle tek beden oldu. Sadece İsa'nın gücünün bir gösterisi olarak değil, O'nun yaşamı iman yoluyla bizim yaşamımız olduğu için, dirilmemiz O'nunla bu şekilde bütünleşmemiz sonucunda olacaktır. İsa'yı gerçek karakteriyle görüp O'nu kalpten kabul edenlerin sonsuz yaşamı vardır. İsa'nın içimizde konut kurması Kutsal Ruh sayesinde olur ve iman içinde yüreğimize aldığımız Kutsal Ruhu sonsuz yaşamın başlangıcıdır.SO 370.1

    Halk atalarının çölde yediği Man'dan söz ederken, bu yiyeceğin atalarına sağlanmasının, İsa'nın yaptığı mucizelerden daha üstün olduğunu ima etti. Ama İsa, kendisinin vermek üzere geldiği lütuflara kıyasla bunun ne kadar yetersiz olduğunu gösterdi. Man, onların fiziksel yaşamını sürdürmelerini sağlayabilirdi. Onlara ölümsüzlüğü temin edemediği gibi, adım adım yaklaşan ölümü önleyemezdi; fakat Yaşam Ekmeği ruhu besleyebilir ve ona sonsuz yaşam verebilirdi. Kurtarıcı şöyle dedi: “Yaşam Ekmeği Ben'im. Atalarınız çölde ondan yediler, yine de öldüler. Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek. Gökten inmiş olan diri ekmek ben'im. Bu ekmekten yiyen sonsuza dek yaşayacak.”27Yuhanna 6:48-51.Bu açıklamasının ardından İsa sözlerine devam eder. O sadece kendisi ölerek insanlara yaşam verebilirdi. Daha sonra söylediği sözlerinde kendi ölümünün insanlığın tek kurtuluşu olduğunu işaret eder ve şöyle der: “Dünyanın yaşamı uğruna vereceğim ekmek de benim bedenimdir.”28Yuhanna 6:51.SO 370.2

    Yok edici melek, Mısır'ın evlerini vurduğunda İsrail'in kurtulduğu gecenin yıldönümünü anmak üzere Kudüs'te bir araya gelen Yahudiler, Fısıh bayramı'nı kutlamak üzereydiler. Fısıh kuzusunda Allah onların Allah'ın Kuzusu'na bakmalarını ve dünyanın kurtuluşu için kendi yaşamını feda eden Kişi'yi kabul etmelerini arzuladı; fakat Yahudiler onun önemini göz ardı ederlerken, sembole her şeyden fazla önem verdiler. O'nun aslında Rab'bin bedenini temsil ettiğini fark edemediler. Fısıh ibadetinde sembolize edilen aynı gerçek, İsa'nın sözlerinde öğretildi; fakat onlar bunu yine de fark edemediler.SO 371.1

    Bunun üzerine rabbiler öfke içinde haykırdılar: “Bu adam yememiz için bize bedenini nasıl verebilir?”29Yuharına 6:52.Onlar da şu soruyu sorduğunda Nikodim gibi İsa'nın sözlerini sadece kelime anlamıyla anlıyor gibi görünüyorlardı: “Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir?”30Yuhanna 3:4.İsa'nın sözlerini kısmen de olsa anladılar; fakat onu kabul etmeye istekli değildiler. O'nun sözlerini yanlış yorumlayarak halkı ön yargılı davranmaya teşvik etmeyi umuyorlardı.SO 371.2

    İsa kendisinin simgesel temsilini önemsiz görmedi. Gerçeği tüm ciddiyetiyle açıkladı: “Size doğrusunu söyleyeyim; İnsanoğlu'nun bedenini yiyip, kanını içmedikçe sizde yaşam olmaz. Bedenimi yiyenin ve kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve onu son günde dirilteceğim; çünkü bedenim gerçek yiyecek ve kanım gerçek içecektir. Bedenimi yiyip, kanımı içen bende yaşar, ben de onda.”31Yuhanna 6:53-56.SO 371.3

    İsa'nın bedenini yiyip O'nun kanını içmek, O'nun bizim günahlarımızı affettiğine ve bizim O'nda bütünleştiğimize inanarak O'nu kişisel kurtarıcı olarak kabul etmek demektir. O'nun sevgisine bakıp O'nu örnek alıp kendi yüreğimizde sakladığımızda, bizim karakterimiz de O'nun karakterine benzer hale gelecektir. İnsan bedeni için yiyecek ne kadar önemliyse, İsa da onun ruhu için o kadar önemli olmalıdır. Biz yemedikçe ve O bizim bedenimizin bir parçası olmadıkça yiyecek bize bir fayda sağlayamaz. O'nu kişisel Kurtarıcımız olarak tanımadığımız sürece İsa'nın bizim için bir değeri olmaz. Teorik bir bilgi bize yarar sağlamayacaktır. O'nun yaşamının bizim yaşamımız olması için O'nunla beslenmeli ve O'na kalbimizde yer açmalıyız. O'nun sevgisini ve lütfunu yüreğimizde saklamalıyız.SO 371.4

    Fakat bu örnekler bile inananların İsa ile birlikte olma ayrıcalığını temsil etmekte yetersiz kalır. İsa şöyle dedi: “Yaşayan Baba beni gönderdiği ve ben Baba aracılığıyla yaşadığım gibi, bedenimi yiyen de benim aracılığımla yaşayacaktır.”32Yuhanna 6:57.Tann'nın Oğlu'nun Baba'ya duyduğu imanla yaşadığı gibi, bizler de İsa'ya duyduğumuz imanla yaşayacağız. İsa, Allah'ın isteği için kendisini öylesine tamamen teslim etti ki, Baba tek başına O'nun yaşamında göründü. Tıpkı bizim gibi, her konuda denenmesine rağmen, yeryüzünde kendisini çevreleyen kötülüklere karşı tüm gücüyle direndi. Biz de İsa'nın yaptığı gibi aynı şekilde kötülüklere karşı koyabilir ve galip gelebiliriz.SO 372.1

    İsa'nın yolundan mı gidiyorsunuz? Öyleyse ruhsal yaşamla ilgili olarak yazılan her şey sizin içindir ve İsa ile bütünleşmenin sonucunda elde edilebilir. Gösterdiğiniz çaba azalıyor mu? İlk sevginiz azaldı mı? Öyleyse İsa'nın sevgisini tekrar kabul edin, O'nun bedeninden yiyin, kanından için; böylece Baba ve Oğul ile bütünleşeceksiniz.SO 372.2

    İnançsız Yahudiler, İsa'nın sözlerindeki gerçek anlamı görmeyi reddettiler ve bu sözleri sadece kelime anlamlarına göre yorumladılar. Ruhsal yasaya göre kan içmeleri yasaktı. İsa'nın yaptığı konuşmayı saygısızlık olarak nitelediler ve bu konu üzerinde kendi aralarında tartıştılar. Öğrencilerden birçoğu bile, “Bu söz çok çetindir. Bunu kim kabul edebilir?”33Yuhanna 6:60.dediler.SO 372.3

    İsa onlara, “Bu sizi şaşırtıyor mu? Ya İnsanoğlu'nun önceden bulunduğu yere yükseldiğini görürseniz? Yaşam veren Ruh'tur. Beden bir yarar sağlamaz. Sizlere söylediğim sözler ruhtur, yaşamdır” diye cevap verdi.34Yuhanna 6:61-63.SO 372.4

    İsa'nın dünyaya hayat veren yaşamı O'nun sözlerindedir. İsa bu sözleriyle hastalıkları iyileştirdi ve kötü ruhları kovdu; korkunç bir fırtınanın olduğu gece denizi sakinleştirdi ve ölüleri diriltti; insanlar O'nun sözünün gücüne tanıklık ettiler. İsa, Eski Ahit'in tüm öğretmenleri ve peygamberleri aracılığıyla konuştuğu gibi, Allah'ın sözünü konuştu. Kutsal Kitap'ın tümü İsa'nın ilahi gücünü bizlere açıkça göstermektedir ve İsa kendisinin yolundan gidenlerin imanlarını bu söze yöneltmeyi arzuladı. İsa'nın görülebilir varlığı onların yanından ayrıldığı zaman bu söz onların güç kaynağı olmalıydı. Öğretmenleri gibi onlar da, “Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşayacaklardı.”36Matta 4:4.SO 372.5

    Fiziksel yaşamımızı yiyecek ile sürdürdüğümüz gibi, ruhsal yaşamımızı da Allah'ın Sözü ile sürdürürüz. Allah'ın Sözü iman eden herkese yaşam verecektir. Besin almak için yemek yememiz gerektiği gibi, aynı şekilde kendimiz için Allah'ın Sözü'nü almalıyız. İlahi bilgiyi sadece başkalarının düşünceleri ile edinmek yerine, Söz'ü anlamamız için Kutsal Ruh'tan bize yardım etmesini dileyerek Allah'a dua etmeli ve Kutsal Kitap üzerinde bizzat kendimiz dikkatli bir şekilde çalışmalıyız. Her bir ayeti tek tek ele almalı ve Allah'ın bu ayetlerde bizlere belirtmek istediği düşünceleri anlayabilmek için tüm dikkatimizi vermeliyiz. Bu düşüncelere bizler de sahip oluncaya ve “Rab'bin ne söylediğini” bilinceye dek, Allah'ın Sözü üzerinde çalışmalıyız.SO 373.1

    Vaatlerinde ve uyarılarında İsa kişisel olarak bana şunu demek ister: Allah dünyayı o denli sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, ben O'na iman ederek yok olmayayım, sonsuz yaşama kavuşabileyim. Allah'ın Sözü ile ilgili deneyimler benim deneyimlerim olacaktır. Dua ve vaat, buyruk ve uyarı benimdir. “Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve uğruma kendini feda eden Tanrı Oğluna imanla sürdürüyorum.”37Galatyalılar 2:20.İman yoluyla gerçeği böylece kabul ederler-ken, onlar yaşam veren gücün bir parçası olurlar. Allah'ın Sözü, kişi onu kabul ettiğinde, onun düşüncelerini etkiler ve karakterini geliştirir.SO 373.2

    İsa'ya sürekli iman dolu gözlerle bakarak güçleneceğiz. Tanrı, acıkan ve susayan halkına en değerli esinlemelerini verecektir. Onlar İsa'nın kendileri için bir Kurtarıcı olduğunu göreceklerdir. O'nun sözü ile beslendikçe, O'nun ruh ve yaşam olduğunu göreceklerdir. Söz, dünyasal ve doğal yapıyı yok eder ve İsa'da yepyeni bir yaşam verir. İnsan ruhuna yaklaşan Kutsal Ruh onu teselli etmek üzere gelir. Lütfunun dönüşümlü elçisi ile Allah'ın imajı öğrencinin gözünde tekrar oluşur; o yeni bir varlık haline gelir. Nefretin yerine sevgi gelir ve kişirin karakteri ilahi karakterin benzerliğini alır. Bu, “Allah'ın ağzından çıkan her sözle yaşamak” ve gökyüzünden inen ekmeği yemek demektir.SO 373.3

    İsa, kendisi ile takipçileri arasındaki ilişkiyle ilgili olarak kutsal ve sonsuz bir gerçeği açıklamıştı. Kendisinin öğrencileri olduğunu iddia edenlerin nasıl bir karaktere sahip olduklarını biliyordu ve O'nun sözleri onların imanlarını sınadı. Onların kendisinin öğretisine inanmaları ve ona göre hareket etmeleri gerektiğini bildirdi. O'nu kabul eden herkesin karakteri O'nun karakterine benzer hale gelecekti; fakat bunun için hırslarından vazgeçmeleri gerekiyordu. Bu onların kendilerini tamamen İsa'ya teslim etmelerini gerektiriyordu. Onlar fedakar, mütevazı ve ağırbaşlı olmaya çağrıldılar. Gökyüzünün görkemine ve sonsuz yaşama kavuşmak istiyorlarsa, İnsanoğlu'nun geçtiği bu zorlu yoldan onların da geçmesi gerekiyordu.SO 374.1

    Çok zor bir sınavdan geçmeleri gerekiyordu. O'nu zorla kral ilan etmeye çalışanlar bu isteklerinden vazgeçmeye başladılar. Havradaki bu konuşmanın kendilerinin gözlerini açtığını bildirdiler. Onlar şimdi aldatılmamışlardı. Onların düşüncelerine göre İsa, sözlerinde, kendisinin Mesih olmadığını ve kendisiyle birlikte olmalarının sonucunda onların hiçbir dünyevi çıkar sağlayamayacaklarını açıkça belirtmişti. O'nun mucizeler yapan gücünü iyi karşılamışlardı; hastalıklarından ve çektikleri acılardan kurtulmak için sabırsızlıkla beklemişlerdi; fakat O'nun fedakar yaşamı ile hiçbir zaman uyum içine girmediler. O'nun sözünü ettiği gizemli ruhsal krallığa ilgi göstermediler. Bir zamanlar O'nu arayan samimi olmayan ve bencil kişiler, artık O'nu istemiyorlardı. İsa, Romalıların baskısından kurtarıp, özgür kılmak için gücünü ve etkisini onlara vermedikçe, O'nunla birlikte ilişki içinde olmak istemiyorlardı.SO 374.2

    İsa onlara açıkça şöyle dedi: “Yine de aranızda iman etmeyenler var. Sizlere 'Baba'nın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez' dememin sebebi budur.”38Yuhanna 6:64-65.İsa kendisine yaklaşamamalarının nedeninin onların kalplerinin Kutsal Ruh'a açık olmamasından kaynaklandı- ğını anlamalarını arzuladı. “Doğal haliyle kişi Allah'ın Ruhu ile ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir. Ruhça de ğerlendirilmedikleri için de bunları anlayamaz. Kişi imanı sayesinde İsa'nın görkemine bakar. Kutsal Ruh aracılığıyla kişinin yüreğinde iman belirinceye dek bu görkem gizlidir.391. Korintliler 2:14.SO 374.3

    İnançsızlıkları açıkça kınanan bu öğrenciler, Kurtarıcı'ya karşı bir tavır içine girerek, O'ndan sürekli uzaklaşmaya, O'nu incitmeye ve Ferisilerin sert ve kötü hareketlerine destek olmaya başladılar. O'na sırt çevirdiler ve uğradığı hakaretlere karşı O'nu yalnız bıraktılar. Onlar seçimlerini yapmışlardı. Aldıkları bu karardan asla vazgeçmediler; çünkü artık İsa'nın yolundan gitmiyorlardı.SO 375.1

    “Yabası elindedir. Harman yerini temizleyecek, buğdayını toplayıp harman yerine yığacaktır.”40Matta 3:12.Bu, arınma zamanlarından biriydi. Gerçeğin sözleriyle saman buğdaydan ayrılıyordu. Çünkü onlar hiçbir eleştiriyi kabul etmeyen, sürekli kendilerini haklı gören kimselerdi. Mütevazı bir yaşamı kabul edemeyecek kadar dünyasal yaşama düşkündüler ve onların birçoğu İsa'dan uzaklaştı. Günümüzde hala aynı şeyi yapan birçok kimse vardır. Kefernahum'da havradaki öğrenciler gibi bugün insanlar hala denenmektedir. Gerçek onların yüreklerine ulaştığında, kendilerinin, Allah'ın isteğine göre yaşamadıklarını görürler. Tamamen değişmeleri gerektiğini görürler; fakat özverili olmayı gerektiren işi yapmaya istekli değildirler. Bu yüzden kendi günahları ortaya çıkınca öfkelenirler. Öğrencilerin İsa'dan uzaklaştıkları gibi şu sözleri söyleyerek kızgın bir şekilde uzaklaşırlar: “Bu söz çok çetindir. Bunu kim kabul edebilir?”41Yuhanna 6:60.SO 375.2

    Onlar övgü dolu sözlerden hoşlanırlar; fakat gerçeği sevmezler ve onu duymaya tahammül edemezler. Kalabalıklar doyurulduğunda etrafı onların sevinç çığlıkları kaplar ve övgü dolu sözleri duyulur; fakat Kutsal Ruh aracılığıyla günahları açığa çıktığında, onların bu günahlarından dönmeleri ve tövbe etmeleri istendiğinde, gerçekten uzaklaşırlar ve artık İsa'nın yolundan yürümezler.SO 375.3

    Bu sevgisiz öğrenciler İsa'dan uzaklaşınca, farklı bir ruh onların kontrolünü ele geçirdi. Bir zamanlar çok ilginç buldukları Kişi'de artık ilgilerini çeken hiçbir şey göremez oldular. O'nun düşmanlarını aradı- lar; çünkü şimdi onlarla aynı düşünceyi paylaşıyorlardı. O'nun sözlerini ve yaptığı açıklamaları yanlış yorumladılar; nedenleri eleştirdiler. O'na karşı olabilecek her konuda bir araya geldiler. Bu yalan haberler sayesinde hayatının tehlikeye girmesi için O'na duyulan öfke daha da arttı.SO 375.4

    Nasıralı İsa'nın bizzat kendisinin Mesih olmadığını ifade ettiği yalan haber hızla yayıldı; böylece Celile'de O'na duyulan ilgi önceki yıl Yahudiye'de olduğu gibi ansızın nefrete dönüştü. Bunu İsrail'in yapmış olması çok yazık! Kurtarıcı'yı reddettiler; çünkü onlar kendilerine dünyasal güç verecek bir hükümdar bekliyorlardı. Sonsuza dek var olanı değil, yok olup gideni istediler.SO 376.1

    Öğrencilerinin uzaklaşıp gitmeleri İsa'yı çok üzüyordu. O'nun sonsuz sevgisinin, şefkatinin ve merhametinin insanlar tarafından takdir edilmemesi, sunduğu kurtuluşun reddedilmesi İsa'yı tarifsiz acılar içine bıraktı. Yaşadığı bu tür olaylar O'nu adeta dert ve kederin ne olduğunu bilen bir Acılar Adamı haline getirdi.SO 376.2

    İsa kendisini terk edenleri engellemeye çalışmadan Onikiler'e döndü ve şöyle dedi: “Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?”42Yuhanna 6:67.SO 376.3

    Petrus şu cevabı verdi: “Rab biz kime gidelim? Sonsuz yaşamın sözleri şendedir. İman ediyor ve biliyoruz ki, sen Allah'ın kutsalısın.”43Yuhanna 6:68-69SO 376.4

    “Kime gidelim?”44Yuhanna 6:68.İsrail'in öğretmenleri aşırı derecede formalite düşkünüydüler. Ferisiler ve Sadukiler birbirleriyle sürekli çekişme içindeydiler. İsa'yı terk etmek, ayin ve törenlere düşkün ve sadece kendi yüceliğini arayan kimselerin arasına katılmak demekti. Öğrenciler İsa'yı kabul ettiklerinde, yaşamlarının daha önceki yıllarında bulamadıkları huzuru ve sevinci bulmuşlardı. Günahkarın dostu olan Kişi'ye hakaret edenlerin ve O'na zulmedenlerin yanma nasıl geri dönebilirlerdi? Çok uzun bir süredir Mesih'i aramaktaydılar; şimdi O'nu bulmuşlar ve O'nun yanma gelmişlerdi. İsa'yı terk ederek, O'nu öl-dürmek isteyenlerin ve O'nunla aynı yoldan gittikleri için kendilerine zulmedenlerin arasına katılamazlardı.SO 376.5

    “Kime gidelim?”45Yuhanna 6:68.İsa'nın öğretisinden, O'nun sevgi ve şefkat dolu öğretilerinden uzaklaşıp inançsızlığın karanlığına, dünyanın kö- tülüklerine mi gidelim? Kurtarıcı kendisinin gerçekleştirdiği harikulade işlere tanık olan birçok kimse tarafından terk edilirken, Petrus öğrencilerin imanını şu sözlerle açıkladı: “Sen Allah'ın kutsalısın.”46Yuharına 6:69.Kendilerine destek olan tek Kişi'yi kaybetme düşüncesi onların yüreğini korku ve acıyla doldurdu. O'nsuz kalmak, karanlık ve fırtınalı bir denizde sürüklenmek demekti.SO 376.6

    İsa'nın hareketlerinin ve söylediği sözlerin bir çoğu dünyasal düşüncelere göre gizemli gelir; fakat O'nun her sözünde ve hareketinde bizim kurtarılma işimizle ilgili belirli bir amaç vardır. Onların her biri sonunda kendi ürününü verir. Biz O'nun isteğini anlayabilsek, onların tümü bize önemli, kusursuz ve O'nun işiyle uyum içinde görünürdü.SO 377.1

    Biz, Allah'ın yollarını ve işlerini anlayamadığımız halde, insanlığa açıkça gösterdiği büyük sevgisinin farkına varabiliriz. İsa'ya yakın olan kişi ilahiliğin gizemini büyük ölçüde anlayacaktır. Kendisine sitem eden, karakterini sınayan ve kalbindeki maksadı açığa çıkaran Allah'ın merhametinin farkına varacaktır.SO 377.2

    İsa öğrencilerinden birçoğunun geri dönmesini sağlayan ve onları sınayan gerçeği gösterdiğinde, sözlerinin nasıl bir sonuç getire-ceğini biliyordu; fakat gerçekleştirmek istediği merhamet dolu bir amacı vardı. Çok sevdiği öğrencilerinin her birinin çok zorlu bir denenmeden geçeceklerini önceden gördü. İsa'nın Getsemani bahçesinde çektiği acı ve ihanete uğrayıp çarmıha gerilmesi, onların yaşayacakları en zor olaylar olacaktı. Eğer daha önce hiç sınanmasalardı, sadece bencil hırsları ile hareket etselerdi birçoğu onlarla ilişki içinde olurdu. Öğretmenleri mahkum edildiğinde; İsa'yı ilk önceleri kendilerinin kralı olarak ilan edenler, bu kez O'na hakaret ettiklerinde; öfkeli kalabalık: “O'nu çarmıha gerin!” diye bağırdığında dünyasal hırslarından dolayı hayal kırıklığına uğrayan bu bencil insanlar, İsa'ya olan bağlılıklarından vazgeçerek en büyük umutlarının yıkılmasından dolayı zaten hayal kırıklığına uğramış ve derin bir üzüntü içine girmiş olan öğrencilerin tarifsiz acılar çekmelerine sebep olacaklardı. Bu karanlık anında İsa'dan uzaklaşanları görenler, onları örnek alarak kendileri de onların arasına katılabilirlerdi; fakat İsa kendi kişisel varlığıyla kendisine gerçekten inananların imanını hala güçlendirebilirken bu krize neden oldu.SO 377.3

    Kendisini bekleyen sonu çok iyi bilen şefkat dolu Kurtarıcı, öğrencilerin geçeceği yolu düzledi, yaşayacakları zorluklara karşı onları hazırladı ve en son yaşayacakları acı için onları güçlendirdi!SO 378.1

    Bu bölüm Yuhanna 6:22-7-1'e dayanmaktadır.SO 378.2

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents