Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    51. Yaşam İşığı

    “İsa yine halka seslenip şöyle dedi: 'Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına kavuşur.”' İsa bu sözleri söylediğinde, tapınağın özellikle Çardak Bayramı ile ilgili olan avlusundaydı. Bu avlunun ortasında iki adet yüksek lamba direği vardı. Akşam kurbanından sonra tüm lambalar yakılıyordu ve lambaların ışığı Kudüs üzerinde parlıyordu. Bu tören İsrail'e çölde yol gösteren ışık sütununun anısına yapılıyordu ve aynı zamanda Mesih'in gelişini işaret ettiği düşünülüyordu. Akşamleyin lambalar yakıldığında tapmak avlusu büyük bir sevinç ve coşku içinde bir araya gelen insanlarla doluyordu. Tapınağın hahamları ve halkın yöneticileri, Levililerin ezgisiyle neşe içinde ilahiler söyleyen halka eşlik ediyorlardı.SO 453.1

    Kudüs'ün aydınlatılmasında halk, İsrail'e ilahi ışığı yayacak olan Mesih'in gelişini işaret ediyordu; fakat İsa'ya göre bu manzaranın başka bir anlamı vardı. Tapınağın lambalarının oradaki herkesin üzerinde parladığı gibi, İsa da ruhsal ışığın kaynağı olan Kişi olarak dünyanın karanlığını aydınlatır; fakat Yahudiler Mesih'in gelişini işaret etmek için yanlış bir sembol seçmişlerdi; aslında Mesih'in gelişini ve görevini en gerçekçi bir şekilde işaret eden sembol, Yahudilerin direklere astıkları lambalar değil; bilakis, O'nun gökyüzünde kendi eliyle yaktığı ilahi ışıktı.SO 453.2

    Sabah olmuştu; güneş Zeytin Dağı üzerinden henüz doğmuştu. Güneş ışınları mermerden sarayların üzerinde göz kamaştırıcı bir şekilde parıldıyor ve tapınağın altın duvarlarını aydınlatıyordu. İsa bunu işaret ederek şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım.”1Yuhanna 8:12.SO 453.3

    İsa'yı burada dinleyenler, uzun bir süre sonra bu sözleri o görkemli tapınağın avlusunda tekrarladılar: “Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar ve karanlık onu alt edememiş-tir.” “Dünyaya gelen her insanı aydınlatan gerçek ışık vardı.”2Yuhanna 1:4-5,9.Bundan uzun süre sonra İsa göğe yükseldi. Petrus da Kutsal Ruh'un esinlemesiyle İsa'nın kullandığı simgeyi hatırladı. “Böylece peygamberlerin sözleri bizim için daha da büyük kesinlik kazandı. Gün ağarıp, sabah yıldızı yüreklerinizde doğuncaya dek, karanlık yerde ışık saçan çıraya benzeyen bu sözlere kulak verirseniz, iyi edersiniz.”32.Petrus 1:19.SO 454.1

    Işık, Allah'ın, halkına görünmesinde her zaman O'nun varlığının bir simgesi olmuştur. Başlangıçtaki yaratıcı sözdeki ışık karanlığın içinde parlamıştı. Işık gündüzleri bulut sütununda, geceleri de ateş sütununda gizlenmiş ve İsrail'in o büyük ordularına yol göstermişti. Işık, Sina Dağı üzerinde Rab bin etrafında büyük bir görkem içinde parıldamıştı. Antlaşma çadırındaki lütuf tahtında da parıldamıştı. Işık aynı şekilde Süleyman'ın tapınağını kutsanırken de dolduruyordu. Melekler kendilerini şaşkınlıkla izleyen çobanlara kurtuluş mesajını getirdiklerinde Beytlehem tepeleri üzerinde de ilahi bir ışık parıldamıştı.SO 454.2

    Allah ışıktır; İsa, “Ben dünyanın ışığıyım,”4Yuhanna 8:12.sözleriyle Allah ile o- lan birlikteliğini açıkladı. Başlangıçta “karanlıkta ışığın parlamasını sağlayan”52. Korintliler 4:6.Kişi O'ydu. O, güneşin, ayın ve yıldızların ışığıdır. O, simge, örnek ve peygamberliklerle İsrail'in üzerinde parlayan ilahi ışıktır; fakat ışık sadece Yahudi ulusuna verilmedi. Güneş ışınlarının, dünyanın en uzak köşesine ulaştığı gibi, Doğruluk Güneşi'nin ışığı da tüm insanlık üzerinde parıldar.SO 454.3

    “O, dünyaya gelen her insanı aydınlatan gerçek ışıktı.”6Yuhanna 1:4-5,9.Dünyada bugüne kadar birçok bilgili öğretmen, olağanüstü araştırmalar yapan, sözleri ile insanların düşüncelerini aydınlatan ve onları büyük ölçüde bilgilendiren birçok kimse yaşamıştır. Onlar, insanlığın yararına çalışan ve onlara yol gösteren kimseler olarak onurlandırılmışlardır; fakat onlardan daha yüce olan bir Kişi vardır. “Ancak kendisini kabul edip, adına iman edenlerin hepsine Allah'ın çocukları olma hakkını verdi.” “Allah'ı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir. O'nu, babanın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul tanıttı.”7Yuhanna 1:12,18.Bizler de dünyanın bu büyük öğretmenleri gibi insanlığa yararlı işler yaparak kalıcı izler bırakabiliriz; ışık onlara her zaman yol göstermiştir. Ay ve yıldızların güneşin ışığını yansıttıkları gibi, öğretileri doğru olduğu sürece dünyanın büyük düşünürleri de Doğruluk Güneşi'nin ışığını yansıtırlar. Her kutsal düşünce ve bilgi parıltısı Dünyanın Işığı'ndan gelir. Günümüzde “yüksek eğitim” diye bir şeyden bahsedildiğini sıkça duyuyoruz. Gerçek “yüksek eğitim,” kendisinde bilginin ve bilgeliğin tüm hâzinelerinin saklı olduğu Kişi'den alman eğitimdir.8Koloseliler 2:3.“Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı.”9Yuhanna 1:4.“Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardım-dan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”SO 454.4

    “Ben dünyanın ışığıyım.”10Yuhanna 8:12.İsa, bu sözleri söylediğinde kendisinin Mesih olduğunu belirtti. Yaşlı Şimon, İsa'nın şimdi ders verdiği tapınakta O'nunla ilgili: “Ulusları aydınlatıp, halkın İsrail'e yücelik kazandıracak ışık.”11Luka 2:30-32.olarak söz etti. Şimon, bu sözlerde İsrail'in bildiği bir peygamberlikle O'nu işaret ediyordu. Yeşaya peygamber aracılığıyla Kutsal Ruh şöyle bildirmiştir: “Rab şöyle diyor: 'Yakup'un oymaklarını eski ayrıcalıklarına kavuşturmak ve hayatta kalan İsraillileri geri getirmek için bana kul olman yeterli değil. Seni uluslara da ışık yapacağım. Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bir bucağına ulaşsın.'”12Yeşaya 49:6.Bu peygamberlik genellikle Mesih ile ilgili olarak anlaşılır. İsa, “Ben dünyanın ışığıyım”13Yuhanna 8:12.dediğinde halkın, O'nun vaat edilen Kişi olduğunu iddia ettiğini anlamaması mümkün değildi.SO 455.1

    Bu, Ferisiler ve Yahudi liderler için sadece kibirli bir iddiaydı. Kendileri gibi bir insanın böyle bir iddiada bulunmasına göz yumamazlardı. O'nun sözlerine aldırış etmiyor gibi görünerek, “Sen kimsin?”14Yuhanna 8:25.diye sordular. Kendisini Mesih olarak bildirmesi için O'nu zorlamaya kararlıydılar. O'nun görünümü ve yaptığı işler, halkın beklentilerinden öylesine farklıydı ki, en kötü düşmanlarının inandığı gibi, kendisinin Mesih olduğunu bildirmesi halinde bir sahtekar olarak görülür ve reddedilirdi.SO 455.2

    Onların, “Sen kimsin”15Yuhanna 8:25.sorusuna karşılık İsa şöyle cevap verdi- “Başlangıçtan beri size ne söylediysem O'yum.”16Yuhanna 8:25.sözlerinde açıkça görülen ilahiliği O'nun karakterinde de görüldü. O, bizzat kendisinin öğrettiği gerçeklerin sembolüydü. İsa sözlerine şöyle devam etti: “Kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Baba'nın bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız. Beni gönderen benimledir, O beni yalnız bırakmadı. Çünkü ben her zaman O'nu hoşnut edeni yaparım.” İsa, kendisinin Mesih olduğunu kanıtlamaya çalışmadı. Fakat Allah ile bütünleştiğim gösterdi. Eğer onların düşünceleri Allah'ın sevgisine açık olsaydı Isa'yı anlayabilirlerdi.SO 456.1

    Dinleyenlerin çoğu İsa'ya iman etti. İsa onlara şöyle dedi: “Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak.”17Yuhanna 8:31-32.SO 456.2

    Bu sözler Ferisileri kızdırdı. Kendi halklarının uzun bir süre yabancı bir boyunduruğun altında kaldığını göz ardı ettiler ve öfke içinde şöyle haykırdılar: “Biz İbrahim'in soyundanız. Hiçbir zaman kimseye kölelik etmedik. Nasıl oluyor da sen, 'Özgür olacaksınız' diyorsun?”18Yuhanna 8:33.İsa intikam hırsı ile dolu ve kötülüğün esiri olmuş bu insanlara doğru bakıp üzgün bir şekilde cevap verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir.”19Yuhanna 8:34.Onlar esirliğin en kötüsü olan kötü ruhların hükmü altındaydılar.SO 456.3

    Her kim kendisini Allah a teslim etmeyi reddederse, başka bir gücün kontrolü altına girmiş olur. O kişi kendinde değildir. Özgür olduğundan bahsedebilir; fakat o, esirliğin en kötüsünün hükmü altındadır. Onun, gerçeğin güzelliğini görmesine izin verilmez; çünkü onun düşünceleri Şeytan ın kontrolü altındadır. Kendi kararlarına göre hareket ettiğini iddia ederken, Karanlıklar Prensi'nin isteklerine uyar. İsa, insanlığı Şeytan'ın tutsaklığından kurtarmak için geldi. “Bunun için Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz.”20Yuhanna 8:36.“Çünkü yaşam veren ruhun yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı.”21Romalılar 8:2.SO 456.4

    Kurtuluş işinde asla zorlama yoktur. Bunun için asla zor kullanılmaz. Allah'ın ruhunun etkisi altında insan kime hizmet edeceğini seçmekte serbesttir. Gerçek özgürlük, kişi kendisini Allah'a teslim ettiğinde yaşanır. Günahtan kurtulmak kişinin yine kendi elindedir. Bizi Şeytan'ın kontrolünden kurtaracak bir güce sahip olmadığımız doğrudur; fakat günahtan kurtulmayı gerçekten istediğimizde, bunu sadece kendi gücümüzle başaramayacağımızı kabul edip bize güç vermesini dileyerek Allah a yakardığımızda, Kutsal Ruh ilahi gücüyle bizi güçlendirir ve böylece Allah'ın isteğini yerine getirmek için çaba harcamaya başlarız.SO 457.1

    Kişi, sadece İsa ile bütünleştiği zaman gerçek anlamda özgür olabilir. “Gerçek sizi özgür kılacaktır” ve gerçek İsa'dır. Günah, insanın düşüncelerini körelterek ve özgürlüğünü yok ederek yenebilir. Kişi, Allah'a kendisini teslim ettiğinde gerçek kişiliğine geri döner. Bu şekilde bağlı kalacağımız yasa, “özgürlük yasasıdır.”22Yakup 2:12.SO 457.2

    Ferisiler kendilerini İbrahim'in çocukları olarak bildirdiler. İsa, sadece İbrahim'in yaptığı işleri yaptıkları sürece onların böyle bir iddiada bulunabileceklerini söyledi. İbrahim'in gerçek çocukları, tıpkı onun gibi Allah a bağlı bir yaşam sürerlerdi. Kendisine Allah tarafından verilen gerçeği söyleyen Kişi'yi öldürmeye çalışmazlardı. İsa'ya karşı düzenler hazırlayan rabbiler İbrahim'in yaptığı işleri yapmıyorlardı. Sadece İbrahim'in soyundan geliyor olmak hiçbir değer taşımıyordu. Onlar aynı ruha sahip olduklarını gösteren ruhsal bağdan yoksun oldukça ve onun yaptığı işleri yapmadıkça İbrahim'in çocukları değildiler.SO 457.3

    Bu ilke Hıristiyanlık aleminde uzun süre tartışılan bir konu ile, yani elçilerin soyundan gelme konusu ile aynı derecede önem taşıyor. İbrahim'in çocukları olmak sadece isim ya da soy ile değil, karakter bakımından ona benzemekle kanıtlanır. Aynı şekilde elçilerin soyu da kilisenin otoritesine değil ruhani akrabalığa dayanır. Elçilerin öğrettikleri inanç ve öğreti ışığında sürdürülen bir yaşam, elçilerin takipçileri için en gerçek kanıttır. İnsanlar sadece bu şekilde Müjde'nin ilk öğretmenlerinin takipçileri olabilirler.SO 457.4

    Isa, Yahudilerin, İbrahim'in çocukları olduğunu reddetti: “Siz babanızın yaptıklarını yapıyorsunuz.” Alaycı bir şekilde O'na şöyle cevap verdiler: “Biz zinadan doğmadık. Bir tek babamız var, O da Tan- rı'dır.”23Yuhanna 8:41.O'na inanmaya başlayanların önünde, doğduğundaki şartları ima ederek İsa'ya hakaret etmek için bu sözleri söylemişlerdi. İsa onların bu imalarına ilgi göstermedi ve şöyle dedi: “Tanrı babanız olsaydı, beni severdiniz: çünkü ben Allah'tan çıkıp geldim. Beni O gönderdi.”24Yuhanna 8:42.SO 457.5

    Yaptıkları işler, yalancı ve katil olan Ayartıcı'ya25Şeytan'a.ne kadar bağlı olduklarını açıkça gösteriyordu. “Siz babanız İblis'tensiniz ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O, başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur ... Fakat ben gerçeği söylüyorum. İşte bunun için bana iman etmiyorsunuz.”26Yuhanna 8:44-45.İsa'nın gerçeği kesin bir şekilde konuşmuş olması, O'nun Yahudi liderler tarafından niçin kabul edilmediğini açıkça gösteriyordu. Gerçek, sürekli kendilerini haklı gören bu kibirli liderleri öfkelendirmiş ve onların yanlış yolda olduklarını açıkça göstermişti. Yahudi liderler, kendi öğretileri ve usulleri kınandığı için gerçeği kabul etmediler. Yanlış yolda olduklarını itiraf etmektense, gerçeğe gözlerini kapamayı yeğlediler. Onlar gerçeği sevmediler. Gerçek olduğu halde onu arzulamadılar.SO 458.1

    “Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?”27Yuhanna 8:46.Karakterinde bir kusur bulmaya çalışan düşmanları, üç yıldır her gün İsa'yı izlemekteydiler. Şeytan, kendisiyle işbirliği yapan herkes ile birlikte O'nu yenmeye çalışıyordu; fakat O'nda kendilerine avantaj sağlayacak hiçbir şey bulamadılar. Kötü ruhlar bile şöyle bildirmek zorunda kaldılar: “Sen Allah'ın Kutsalı'sın.”28Markos 1:24.İsa, gökyüzünün, günahkar insanlığın ve tüm evrenin tanıklığında Yasa'ya her zaman bağlı kaldı. Meleklerin, insanların ve kötü ruhların söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri kesin bir şekilde söyledi: “Ben her zaman O'nu hoşnut eden şeyler yaparım.”SO 458.2

    Yahudilerin, İsa'da hiçbir günah bulamamalarına rağmen O'nu kabul etmek istemediklerinin gerçeği, onların Allah'a hiçbir şekilde bağlı olmadıklarını kanıtladı. Oğlu aracılığıyla verdiği mesajda Allah'ın sesini tanımadılar. İsa'yı yargıladıklarını düşündüler; fakat O'nu reddederek kendileri için hüküm vermiş oluyorlardı. İsa onlara şöyle dedi: “Allah'tan olan, Allah'ın sözlerini dinler. İşte siz Allah'tan olmadığınız için dinlemiyorsunuz.”29Yuhanna 8:47.SO 458.3

    Bu ders her zaman gerçektir. Allah'ın sözünü eleştirmek için ya da kaçamak cevap vermek için ve Allah'ın sözünden şüphe duymak için fırsat kollayan, onun üzerinde eleştiri yapmayı ve onu yanlış yorumlamayı arzulayan birçok kimse, bu şekilde düşünsel açıdan Allah'tan bağımsız hareket ettiklerini açıkça göstermektedirler. Aslında kendilerini yargılamakta olduklarının farkına varamazken, onlar Kutsal Kitap'ı yargıladıklarını sanmaktadırlar. Böylece kaynağını gökyüzünden alan ve sonsuzluğa ulaşan gerçekleri anlayamadıklarını göstermiş olurlar. Allah'ın dürüstlüğünün yüce dağının görkemli görüntüsü onları korkutmaz. Önemsiz şeyler peşinde koşarak, dar görüşlü ve dünyasal düşüncelerle hareket eden ve yüreklerinde Allah'ı anlama yeteneğini hızla yitirmekte olan kişiler olduklarını gösterirler. Yüreği ilahi çağrıya cevap veren kişi, kendisinin Allah bilgisini artıracak olan şeyi arayacak; bu şekilde karakterini kötülüklerden arındıracak ve düzelte-cektir. Parlak ışınlarına tüm güzelliğiyle erişebilmek için, bir çiçeğin güneşe doğru döndüğü gibi, gökyüzünün ışığının İsa'nın karakterinin lütfuyla kendi karakterini güzelleştirmesi için, O'na iman eden kişi de Doğruluğun Güneşi'ne doğru dönecektir.SO 459.1

    İsa Yahudiler ile İbrahim arasındaki büyük farkı belirterek sözlerine devam etti: Babanız İbrahim, günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.”30Yuhanna 8:56.SO 459.2

    İbrahim vaat edilen Kurtarıcı'yı görmeyi çok istemişti. Ölmeden önce Mesih'i görebilmek için sürekli dua etmişti; ve O, Mesih'i gördü. O'na doğa üstü bir ışık verildi ve O, İsa'nın ilahi karakterini tanıdı. O'nun gününü gördü ve sevindi.”31Yuhanna 8:56.O'na ilahi bir kurban sunması buyruldu. Bu kurban, onun kendi yaşamı ile yakından ilgiliydi. O'na şöyle buyruldu:32Yarattlış 22:2.İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git ve orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık adak olarak sun. Kurban sunağının üzerine tüm umutlarını bağladığı vaat edilen oğlu, kendi oğlunu yatırdı. Daha sonra sunağın yanında Allah'ın isteğini yerine getirmek için elinde bıçak ile beklerken, gökyüzünden gelen şu sesi duydu: “Çocuğa dokunma! O'na hiçbir şey yapma! Şimdi Allah'tan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin.”33Yaratılış 22:12.İbrahim, İsa'nın Günü'nü görebilmek ve Allah'ın dünyaya duyduğu büyük sevginin farkına varabilmek için bu zor denemeden geçti. “Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki; biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenler, sonsuz yaşama kavuşsun.”34Yuhanna 3:16.SO 459.3

    İbrahim, Allah'tan insanlığa verilen en yüce dersi öğrendi. Ölmeden önce Mesih'i görebilmek için ettiği duaları kabul oldu. O, Mesih'i gördü. İbrahim, insanlığın görebileceği ve yaşayabileceği her şeyi gördü. Allah'a tamamen bağlı kalarak, kendisine gösterilen Mesih'in görüntüsünü anlayabildi. Allah'ın, günahkar insanlığı sonsuza dek yok olmaktan kurtarmak için biricik Oğlu'nu vererek, insanlığın yapabileceğinden çok daha büyük ve yüce bir fedakarlıkta bulunduğu ona gösterildi. İbrahim'in yaşadıkları şu sorunun cevabını verir: “Rab'bin önüne ne ile çıkayım? Yüce Allah'a nasıl tapınayım? O'nun önüne yakmalık adakla mı, bir yıllık danayla mı çıkayım? Binlerce koç sunsam, zeytinyağından on binlerce dere akıtsam, Rab hoşnut kalır mı? Suçuma karşılık ilk oğlumu, işlediğim günah için bedenimin ürününü versem olur mu?”35Mika 6:6-7.İbrahim, “yakmalık adak için kuzuyu Allah kendisi sağlayacak”36Yaratılış 22:8.sözleriyle hiç kimsenin kendisi için kefaret edemeyeceğini bildirdi. Putperest kurban sistemi, Allah tarafından kesinlikle kabul görmeyen bir sistemdi. Bu sistemde hiçbir babanın, kendi çocuğunu günah adağı olarak sunması gerekmiyordu. Dünyanın günah yükünü sadece Tanrı'nın Oğlu taşıyabilir.SO 460.1

    İbrahim sunduğu kurban vasıtasıyla Kurtarıcı'nın fedakarlık dolu görevini anlayabildi; fakat İsrail, kibirli kalplerinin bir türlü kabul etmediği bu gerçeği anlamak istemiyordu. İsa'yı dinleyenler O'nun İbrahim ile ilgili sözlerine ilgi göstermediler. Ferisiler bu sözlerinden dolayı O'nu suçlamak için tekrar fırsat kollamaya başladılar. Sert ve alaycı bir şekilde ve adeta O'nun deli olduğunu ima ederek şöyle cevap verdiler: “Sen daha elli yaşında bile değilsin. İbrahim'i de mi gördün?”37Yuhanna 8:57.SO 460.2

    İsa ciddi bir şekilde cevap verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım.”38Yuhanna 8:58.SO 461.1

    Kalabalığın üzerine birden sessizlik çöktü. İsa, kendisinin, öncesiz çağlardan beri var olan, İsrail'e vaat edilen, “soyu çok eskilere, zamanın başlangıcına dayanan”39Mika 5:2.Kişi olduğunu bildirdi. Hahamlar ve rabbiler kutsal değerlere saygısızlık ettiği gerekçesiyle İsa'yı tekrar suçladılar. Allah ile birlikte olduğunu iddia etmesi onları daha önce de kızdırmıştı ve bu yüzden O'nu öldürmek için planlar yapmaya başlamışlardı. Daha sonra açıkça şöyle bildirdiler: “Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde, Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.”40Yuhanna 10:33.İsa Tanrı'nın Oğlu olduğu ve bunu da açıkça belirttiği için O'nu yok etmeye karar verdiler; hahamlardan ve rabbilerden yana olan birçok kişi İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar; “ama O gizlenip tapmaktan çıktı.”41Yuhanna 8:59.SO 461.2

    “Işık karanlıkta parlar ve karanlık onu alt edememiştir.”42Yuhanna 1:5.“İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü. Öğrenciler İsa'ya Rabbi kim günah işledi ki, bu adam kör doğdu? Kendisi mi, yoksa annesi ya da babası mı?' diye sordular. İsa şu cevabı verdi: 'Ne kendisi, ne de annesi babası günah işledi. Allah'ın işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu...' Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü. Tükürükle çamur yaptı ve adamın gözlerine sürdü. Adama, 'git, Şiloha havuzunda yıkan dedi. Şiloha 'gönderilmiş' anlamına gelir. Adam gidip yıkandı ve gözleri açılmış olarak geri döndü.”43Yuhanna 9:1-7.SO 461.3

    Yahudiler tarafından işlenen günahların genellikle bu dünyada cezalandırıldığına inanılırdı. İnsanların başlarına gelen kötü olayların, onların kendilerinin ya da anne ve babalarının işlediği günahlardan ya da yaptıkları kötülüklerden ötürü meydana geldiğine inanıyorlardı. Her türlü acının Allah'ın yasasının ihlal edilmesinden kaynaklandığı doğrudur; fakat bu gerçek Yahudiler tarafından saptırılmıştı. Günahın ve tüm sonuçlarının baş mimarı olan Şeytan, insanları, hastalık ve ölümü, günah yüzünden Allah'ın insanlığa keyfi yere verdiği bir ceza olarak görmeye yöneltmişti. Bu yüzden birçok sıkıntı çekip felaketlere uğrayan kişi, bununla birlikte büyük bir günahkar olarak suçlanmanın da üzüntüsünü yaşadı.SO 461.4

    Böylece Yahudilerin İsa'yı reddetmeleri için yol hazırlanmış oldu. Yahudiler, insanlığın dert ve kederlerinin yükünü taşıyan Kişi'ye, “Tanrı tarafından cezalandırılan ve dövülüp işkence edilen” biri gözüyle baktılar ve O'na “yüz çevirdiler.”44Yeşaya 53:4-3.SO 462.1

    Allah bunu önlemek amacıyla bir ders vermişti. Eyüp'ün yaşamında, acıya Şeytan'ın sebep olduğu ve Allah'ın acı çeken insanlığa merhamet ettiği açıkça gösterilmiştir; fakat İsrail bu dersi anlamadı. Allah'ın, Eyüp'ün arkadaşlarını kınadığı aynı hata, İsa'yı reddetmeleri sonucunda Yahudiler tarafından da tekrarlandı.SO 462.2

    Acı çekmekle günah arasında bağlantı kuran öğrenciler de tıpkı Yahudiler gibi düşünüyordu. İsa onların hatasını düzeltirken, insanın acı çekmesine yol açan sebebi açıklamadı; fakat sonucun ne olacağını açıkladı. Bu yüzden Allah'ın işleri açıkça görülecekti. “Dünyada olduğum sürece, ben dünyanın ışığıyım.”45Yuhanna 9:5.“Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü. Tükürükle çamur yaptı ve adamın gözlerine sürdü. Adama 'git, Şiloha havuzunda yıkan' dedi. Şiloha 'gönderilmiş' anlamına gelir. Adam gidip yıkandı ve gözleri açılmış olarak geri döndü.”46Yuhanna 9:6-7.Böylece İsa, kendisine meraktan dolayı sorulan sorular gibi, öğrencilerin sorduğu soruya da açık bir şekilde cevap verdi. Öğrencilerin burada kimin günah işlediğini ya da işlemediğini tartışmamaları; aksine Allah'ın kör adama merhamet edip onun gözlerinin açılmasını sağlayan lütfunu ve gücünü anlamaları gerekiyordu. Adamın yıkanmak üzere gönderildiği havuzda ya da çamurda hiçbir iyileştirici gücün olmadığı açıkça görülüyordu; fakat onu iyileştiren, İsa'nın gücüydü.SO 462.3

    Adamın iyileşmesi Ferisileri çok şaşırttı. Buna karşın duydukları nefret bir kat daha arttı; çünkü mucize Sebt gününde yapılmıştı.SO 462.4

    Genç adamın komşuları ve onu daha önceden tanıyan kişiler “oturup, dilenen adam bu değil mi?” diye sordular.47Yuhanna 9:8.Ona şüphe içinde baktılar: çünkü gözleri açıldığında yüzüne canlılık ve parlaklık gelmiş, görünümü değişmişti. Sanki başka biri gibi görünüyordu. Durmadan birbirlerine sorular soruyorlardı. Kimi “evet o adam” dedi, kimi de “hayır, ama ona benziyor” dedi. Bu büyük lütfü alan adam ise, “ben oyum”48Yuhanna 9:9.diyerek tartışmayı bitirdi. Onlara İsa'dan söz etti ve nasıl iyileştirildiğini anlattı. O'na, “Nerede O?” diye sordular. Adam “bilmiyorum” dedi.49Yuhanna 9:12.SO 462.5

    Eskiden kör olan adamı Ferisilerin yanma getirdiler. Ferisiler de ona gözlerinin nasıl açıldığını sordular. Adam şu cevabı verdi: “İsa gözlerime çamur sürdü yıkandım ve şimdi görüyorum” dedi. Bunun üzerine Ferisilerin bazıları: “Bu adam Allah'tan değildir; çünkü Sebt günüyle ilgili buyruğa uymuyor.”50Yuhanna 9:13-16.Ferisiler, İsa'yı bir günahkar olarak ilan etmeye çalışıyorlardı. Böylece O'nun, Mesih olamayacağını düşünüyorlardı. O'nun, Sebt'i yaratan, onunla ilgili tüm kuralları bilen ve kör adamı iyileştiren Kişi olduğunu bilmiyorlardı. Sebt'e titizlikle riayet ediyormuş gibi görünüyorlardı; buna karşın Sebt günü onu öldürmek için planlar yapıyorlardı. Bu mucizeyi duyan birçok kişi son derece şaşırdı ve kör adamı iyileştiren Kişi'nin sıradan bir insan olmadığına ikna oldu. İsa'nın, Sebt'e uymadığı gerekçesiyle bir günahkar olarak suçlanmasına cevap olarak şöyle dediler: “Günahkar biri nasıl böyle mucizeler yapabilir?”51Yuhanna 9:16.SO 463.1

    Rabbiler eskiden kör olan adama sordular: “Senin gözlerini açtığına göre, O'nun hakkında ne diyorsun?” Adam, “O bir peygamberdir”52Yuhanna 9:17.dedi. Ferisiler, adamın doğuştan kör olmadığını ve gözlerinin de daha sonradan açılmadığını ileri sürmeye başladılar. Adamın annesinin ve babasının yanma gidip “Kör doğdu dediğiniz oğlunuz bu mu? Öyleyse şimdi nasıl görüyor?” diye sordular.53Yuhanna 9:19.SO 463.2

    Adam, doğuştan kör olduğunu ve daha sonradan gözlerinin açıldığını bizzat kendisi söylemişti; fakat Ferisiler hatalı olduklarını kabul etmektense, bizzat kendi gözleriyle görüp tanık oldukları bu gerçeği reddetmeyi yeğlediler. Önyargı ne kadar güçlü ve Ferisî doğruluğu ne kadar çürümüş...54Yuhanna 9:19.SO 463.3

    Ferisilerin bir tek umudu kalmıştı. O da adamın ailesini korkutmaktı. Ciddi görünmeye çalışarak onlara sordular: “Öyleyse şimdi nasıl görüyor? Adamın annesi ve babası kendilerini tehlikeye atmaktan korkuyorlardı; çünkü İsa'yı Mesih olarak kabul edenlerin “havradan kovulacağı” bildirilmişti; yani, 30 gün boyunca havradan uzaklaştırılıyorlardı. Bu süre içinde suçu işleyen kişinin evinde hiçbir çocuk sünnet edilemez ve hiçbir ölünün ardından yas tutulamazdı. Bu ceza büyük bir felaket olarak görülürdü; ve eğer pişman olmazsa, suçu işleyen kişi çok daha büyük cezalara çarptırılırdı. Oğullarının iyileşmesini sağlayan bu harikulade iş, onun anne ve babasını ikna etmişti. Şöyle cevap verdiler: “Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz; fakat şimdi nasıl gördüğünü ve gözlerini kimin açtığını bilmiyoruz. Ona sorun! Ergin yaştadır. Size kendisi cevap versin.” Yahudilerden korktukları için böyle konuşmuşlardı.55Yuhanna 9:20-22.Böylece tüm sorumluluk oğullarının üzerine geçti; çünkü İsa'yı Mesih olarak kabul ettiklerini söylemeye cesaret edemediler.SO 463.4

    Ferisilerin içine düştükleri zor durum, onların şüpheleri ve önyargıları, gerçeğe karşı inançsızlıkları, özellikle yoksul ve mütevazı halk kesiminin gözünü açıyordu. İsa halkın arasında sık sık onları iyileştirmeye yönelik mucizeler yapıyordu. Birçok kimse şu soruyu soruyordu; “Tanrı, Ferisilerin İsa'ya itham ettikleri gibi, bir sahtekar aracılığıyla böylesine büyük mucizeler gerçekleştirir miydi?” Anlaşmazlık her iki tarafta da şiddetleniyordu.SO 464.1

    Ferisiler, İsa'nın yaptığı işlere itiraz etmelerinin sonucunda, O'nun ününün daha da arttığını gördüler. Mucizeyi reddedemediler. Gözleri açılan adamın yüreği sevinçle dolu ve kendisini iyileştirdiği için İsa'ya minnettar kaldı; açılan gözleriyle doğanın, yeryüzünün ve gökyüzünün olağanüstü güzelliklerini görünce derinden etkilendi. Yaşadığı olayı çekinmeden anlattı ve Yahudiler eskiden kör olan adamı ikinci kez çağırıp: “Tanrı hakkı için doğruyu söyle! Biz bu adamın günahkar olduğunu biliyoruz.”56Yuhanna 9:24.Yani şunu demek istediler: “Bu adamın senin gözlerini açtığını söyleme! Bunu yapan, Tanrı'dır.”SO 464.2

    Adam şöyle cevap verdi: “O'nun günahkar olup olmadığını bilmiyorum, bildiğim tek şey var; önceden kördüm, şimdi görüyorum.”57Yuhanna 9:25.Sordukları sorularla onu sıkıştırıp, aklını karıştırmaya ve böylece kendisinin kandırıldığını düşünmeye yöneltmek istiyorlardı. Şeytan ve onun kötü melekleri Ferisilerin tarafındaydılar. İsa'nın etkisini yok etmek için insani düşüncelerle kendi kurnazlıklarını birleştirdiler. Birçok kişinin henüz yeni kavramaya başladığı düşünceleri körelttiler. Allah'ın melekleri gözleri açılan adamı güçlendirmek için onun yanındaydılar.SO 464.3

    Ferisiler, doğuştan kör olan bu adamdan başka biriyle daha mücadele etmeleri gerektiğinin farkına varamadılar. Kime karşı mücadele ettiklerini bilmiyorlardı. İlahi ışık kör adamın ruhunu aydınlattı. Bu ikiyüzlü kişiler onu inançsızlığa sürüklemeye çalışırken, Allah, onun mantıklı cevaplar vermesini sağlayarak tuzağa düşmeyeceğini göstermesine yardımcı oldu. Onlara, “Size az önce söyledim; fakat dinleme-diniz. Niçin yeniden duymak istiyorsunuz? Yoksa siz de mi O'nun öğrencileri olmak niyetindesiniz?” dedi. Adama söverek, “O'nun öğrencisi sensin. Biz Musa'nın öğrencileriyiz. Allah'ın Musa ile konuştuğunu biliriz; fakat bu adamın nereden geldiğini bilmiyoruz.”58Yuhanna 9:27-29.dediler.SO 465.1

    Rab İsa, adamın iyileştikten sonra büyük zorluklar yaşayacağını biliyordu ve kendisinin Mesih olduğuna tanıklık edebilmesi için ona güç verdi. Ferisilere verdiği cevaplarda onları kınadığını açıkça gösterdi. Ferisiler, kendilerinin Kutsal Yazı'nın uygulayıcısı ve halka yol gösteren dini liderler olduklarını iddia ettiler; buna karşın onların arasında büyük mucizeler yapan bir Kişi vardı ve O'nun bu gücü nereden aldığı, karakteri ve iddiaları ile ilgili olarak bilgi sahibi olmadıklarını kendileri de açıkça belirtiyorlardı. Adam onlara şu karşılığı verdi: “Şaşılacak şey! O'nun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı. Allah'ın günahkarları dinlemediğini biliriz. Ama Allah, kendisine tapan ve isteğini yerine getireni dinler. Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözünü açtığı duyulmamıştır. Bu adam Allah'tan olmasaydı, hiçbir şey yapamazdı.”59Yuhanna 9:30-33.SO 465.2

    Adam kendisini sorguya çeken Yahudiler ile kendi zeminlerinde tartıştı. O'nun açıklamalarına cevap veremediler. Ferisiler şaşırmıştı; onun bu kesin tavrı ve anlamlı sözleri karşısında hiçbir şey söyleye- mediler. Öfkelenen hahamlar ve rabbiler, onun etrafında toplandılar ve sanki onunla bir araya gelmekten dolayı halkın diline düşmekten korkuyormuş gibi, ayaklarındaki tozu silkeleyerek onu suçlamaya başladılar: “Tamamen günah içinde doğdun. Sen mi bize ders vereceksin” diyerek onu dışarı attılar.60Yuhanna 9:34.SO 465.3

    İsa adamı kovduklarını duymuştu. O'nu bularak: “Sen İnsanoğlu'na iman ediyor musun?” diye sordu.61Yuhanna 9:35.SO 466.1

    Adam kendisini iyileştiren Kişi'nin yüzüne ilk kez baktı. Anne ve babasını Yahudilerin kurulu önünde üzgün ve şaşkın bir şekilde görmüştü; rabbilerin öfke dolu yüzlerine bakmıştı; ve şimdi de İsa'nın, yüreğindeki sevginin yansıdığı huzur veren yüzüne baktı. Yaşadığı tüm zorluklardan sonra O'nun ilahi güce sahip bir Kişi olduğunu gördü: ve şimdi ona daha yüce bir vahiy verildi.SO 466.2

    Isa'nın “Sen İnsanoğlu'na iman ediyor musun?”62Yuhanna 9:35.şeklindeki so-rusuna, adam şu soruyla cevap verdi: “Efendim, O kimdir? Söyle de O'na iman edeyim.”63Yuhanna 9:36.İsa, “O'nu gördün. Şimdi seninle konuşan O'dur” dedi.64Yuhanna 9:37.Adam, “Rab, iman ediyorum” diyerek İsa'ya tapındı.65Yuhanna 9:38.O'nun sadece gözleri açılmamış; aynı zamanda ruhsal anlayışı da güçlenmişti. İsa'nın ilahi gücünü açıkça görmüştü ve O'nu, Allah tarafından gönderilen Kişi olarak kabul etmişti.SO 466.3

    Ferisilerden oluşan bir grup, İsa'nın yakınında bir araya gelmişti. Onların görüntüsü, İsa'nın sözlerindeki ve yaptığı işlerdeki etkisinin onlardan ne kadar faklı olduğunu İsa'ya hatırlatıyordu. “İsa, 'Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye... dünyaya geldim' dedi.”66Yuharına 9:39.İsa, körlerin gözlerini açmak ve karanlıkta kalmış olanlara ışık vermek için gelmişti. Kendisinin dünyanın ışığı olduğunu bildirmişti ve henüz gerçekleştirmiş olduğu mucize O'nun görevini kanıtlıyordu. Kurtarıcı geldiğinde O'na bakan insanlar, O'nun ilahi varlığıyla dünyanın o zamana dek hiç görmediği kadar büyük bir görkemi görmüşlerdi. Allah bilgisi onlara daha mükemmel bir şekilde gösterildi. Fakat bu vahiyde insanların üzerine yargı geliyordu. Onların karakterleri sınandı, kaderleri belirlendi.SO 466.4

    Kör adamın tanık olduğu ve onun hem gözlerini açan hem de ruhsal bakımdan düşüncelerini aydınlatan ilahi gücün bu gösterisi Ferisileri daha da koyu bir karanlık içinde bırakmıştı. O'nun yanında bulunan bazı Ferisiler, “Yoksa biz de mi körüz?” diye sordular.67Yuhanna 9:40.İsa onlara şöyle cevap verdi: “Kör olsaydınız, günahınız olmazdı” yani eğer Allah onların gerçeği görmelerini engelleseydi o zaman günahsız olacaklardı. Ama şimdi 'görüyoruz' diyorsunuz.68Yuhanna 9:41.Görebildiğinize inanıyorsunuz ve gerçeği görmenizi sağlayan belirtileri reddediyorsunuz. İsa, ihtiyaçlarının farkında olan herkese sonsuz yardım gücü ile geldi; fakat Ferisiler ihtiyaçlarını itiraf etmek istemediler. İsa'ya gelmeyi reddettiler ve bu yüzden kendilerinin suçlu olduğu körlüğe mahkum oldular. İsa onlara, “Günahınız duruyor” dedi.SO 466.5

    Bu bölüm Yuhanna 8:2-59; ve 9'a dayanmaktadır.SO 467.1

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents