Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    15. Düğün Şöleninde

    Isa, kâhinlik görevine Kudüs'teki Yüksek Kurul'un önünde büyük işler gerçekleştirerek başlamadı. Celile'deki küçük bir köy evinde toplanarak, gücünü bir düğün şölenine neşe katmak için harcadı. Böylece insanlara duyduğu sevgiyi ve onların mutluluğuna katkıda bulunmayı arzu ettiğini gösterdi. Çölde denendiğinde kendisi keder ve üzüntü kasesinden1“Kase” sözcüğü, İncil'de çoğu kez büyük acı simgesi olarak kullanılır.içmişti. İnsanlara kutluluk kasesini vermek ve onları yaşamlarındaki ilişkilerinde kendi kutsallığıyla kutsamak için geldi.SO 129.1

    İsa, Ürdün'den Celile'ye döndü. Nasıra'dan fazla uzak olmayan küçük bir kasaba olan Kana'da bir düğün şöleni düzenlenecekti. Düğün sahipleri Yusuf ve Meryem'in yakınlarıydı. Bu aile toplantısından haberi olduğu için İsa, Kana'ya gitti ve öğrencileriyle şölene davet edildi.SO 129.2

    Uzun zaman ayrı kaldığı annesine burada tekrar kavuştu. Meryem, Ürdün'de İsa'nın vaftizinde olanları duymuştu. Nasıra'ya bu konuda iletilen haberler, yıllardır yüreğinde sakladığı gerçeği tekrar onun aklına getirmişti. Tüm İsrail ile birlikte, Meryem de Vaftizci Yahya'nın göreviyle derinden etkilendi. Onun doğumunda verilen peygamberliği çok iyi hatırlıyordu. Yahya'nın İsa ile olan ilişkisi onun umutlarını yeniden canlandırdı. Fakat gelen haberler arasında, İsa'nın gizemli bir şekilde çöle gittiğini duymuştu. Meryem bu yüzden İsa için kaygılanmış ve yüreğini sıkıntılar kaplamıştı!SO 129.3

    Meryem, Nasıra'daki evde meleğin bildirisini duyduğu günden beri, İsa'nın Mesih olduğunun belirtisi olan her olayı yüreğinde sakladı. O'nun tertemiz ve bencillikten uzak olan yaşamı ona, İsa'nın, Allah tarafından gönderilmiş olduğu güvencesini verdi. Buna karşın Meryem, kimi zaman şüpheye düştü, düş kırıklığına uğradı ve O'nun görkeminin açığa çıkacağı zamanı sabırla bekledi. İsa'nın doğumu ile ilgili sırrı paylaşan Yusuf ise ölmüştü. Artık umutlarını ve korkularını paylaşabileceği bir kimsesi yoktu. Son iki ay acılar içinde geçmişti. İsa dan ayrı kalmıştı. O'nun sevgisinde avunç buluyordu; Simun'un şu sözlerini yüreğinde sakladı: “Senin kalbine de adeta bir kılıç saplanacak” (Luka 2:35); O'nu sonsuza dek kaybettiğini sandığı Fısıh bayramı dönüşünde, İsa'nın kaybolduğu acı dolu o üç günü ve O'nun dönüşünü kaygı içinde nasıl beklediğini hatırladı.SO 129.4

    Meryem, düğün şöleninde İsa ile karşılaşır. O yine her zamanki sevgi dolu ve görevine düşkün Oğul'dur. Fakat İsa eskisi gibi değildir. Görünüşü değişmiştir. Yüzünde, çölde Şeytan'a karşı girdiği zor ve yorucu mücadelenin izleri vardır. Yeni bir güç ve ağırbaşlılık ifadesi, O'nun ilahi görevinin belirtisini verir. Yanında kendisini “efendimiz” diye çağıran ve saygıyla izleyen bir grup genç vardır. Meryem'e, İsa'nın vaftizinde ve diğer yerlerde neler gördüklerini anlatırlar ve şöyle eklerler: “Musa'nın Kutsal Yasa'da hakkında yazdığı, peygamberlerin de sözünü ettiği Yusuf oğlu Nasıra'lı İsa'yı bulduk.”2Yuhanna 1:45.SO 130.1

    Konuklar bir araya geldiğinde, onların birçoğu herkeste ilgi u- yandıran bu konuyu düşünmekle meşgul gibi görünür. Hepsini gizli bir heyecan kaplar. Küçük gruplar kendi aralarında alçak sesle konuşurlar ve şaşkın bir şekilde bakışlarını Meryem'in Oğlu'na çevirirler. Meryem, öğrencilerin İsa ile ilgili tanıklığını dinlediğinde, uzun süredir yüreğinde sakladığı umutların boşa çıkmadığı güvencesiyle memnunluk duyar. Buna karşın bu kutsal sevinç, sevgi dolu bir anne için doğal olarak bir övünç kaynağıdır. Meryem konuklardan birçoğunun İsa'ya doğru baktığını gördüğünde, İsa'nın onlara, kendisinin Allah'ın onurlandırdığı Kişi olduğunu kanıtlamasını arzuladı. Konukların ö- nünde bir mucize yapması için ona bir fırsat doğmasını arzu etti.SO 130.2

    Düğün şöleninin birkaç gün sürmesi o zamanlar bir gelenekti. Bu yüzden kutlama bitmeden önce şarabın tükendiğinin fark edilmesi, düğün sahiplerinde şaşkınlık ve endişeye neden oldu. Şarapsız kutlama yapmak hoş karşılanmazdı ve onun yokluğu konukseverlik eksikliği olarak görülürdü. Meryem, düğün sahiplerinin bir yakını olarak hazırlıklar sırasında onlara yardım etmişti. İsa'ya şöyle dedi: “Şarapları kalmadı.” Bu sözler, İsa'nın onların bu ihtiyacını karşılaması için bir öneriydi.SO 130.3

    Fakat O, şöyle yanıtladı: “Anne,3Grekçe'de “kadın.” .benden ne istiyorsun? Vaktim daha gelmedi.”SO 131.1

    O'nun bu ani cevabı sert görünmesine rağmen, davranışlarında kesinlikle kaba ya da nezaketsiz bir ifade yoktu. Kurtarıcı'nın annesine olan hitap şekli doğu geleneklerine göreydi. Bu, saygı gösterilmek istenen kişiler için kullanılırdı. İsa'nın dünyadaki yaşamının her hareketi, O'nun kendisinin verdiği buyruklarla uyum içindeydi. “Anne ve babana saygı göster.”4Çıkış 20:12.Çarmıhta annesine gösterdiği son nezaket hareketinde, çok sevdiği öğrencilerine iyi bakmasını söylerken, ona yine aynı şekilde hitap etti. Düğün şöleninde ve çarmıh üzerindeki ses tonunda, bakışlarında ve hareketlerinde gösterdiği sevgi, O'nun sözlerini açıkça ifade ediyordu.SO 131.2

    İsa, çocukluğunda tapınağı ziyaretinde hayatını adayacağı görevin sırrı kendisine açıldığında, Meryem'e şöyle demişti: “Babam'ın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?”5Luka 2:49.Bu sözler O'nun tüm yaşamının ve görevinin asıl önemini vurguluyordu. Dünyaya ger-çekleştirmek üzere geldiği büyük kurtarma işi, O'nun için diğer tüm görevlerden daha önemliydi. O, şimdi bu dersi tekrarladı. İsa'nın annesi olmasının, görevinde O'nu bir ölçüde yönlendirmesi için Meryem'e özel bir hak verme tehlikesi vardı. İsa, otuz yıl boyunca annesine karşı hep sevgi dolu ve itaatkar bir Oğul oldu ve ona olan sevgisi asla eksilmedi. Fakat artık göksel Baha'sının işiyle ilgilenmeliydi. En Yüce Olan'ın Oğlu ve dünyanın Kurtarıcısı olarak hiçbir dünyasal bağ, O'nu görevinden ayırmamalı ve O'nun davranışlarını etkilememeliydi. Allah'ın isteğini yerine getirmek için serbestçe hareket etmeliydi. Bu bizim için de bir ders olmalıdır. Allah'ın istekleri insanın aile bağlarından bile daha önce gelir. Hiçbir dünyasal ilgi, bizi O'nun yürümemizi emrettiği yoldan geri çevirmemelidir.SO 131.3

    Günahkar soyumuz için tek kurtuluş umudu İsa'dadır; Meryem sadece Allah Kuzusu'nun aracılığıyla kurtuluşu bulabilirdi. Onun özel bir değeri yoktu. İsa'nın annesi olması, ona herhangi bir kişinin Mesih ile olan bağından daha farklı bir ruhsal bağ sağlamadı. Bunu İsa'nın sözlerinde de görmekteyiz. Ona, hem “İnsanoğlu” hem de “Tanrı'nın Oğlu” olarak kendisi ile olan ilişki arasındaki farkı açıklar. Meryem'in Isa'nın annesi olması onu hiçbir şekilde İsa'yla eşit düzeye getirmedi.SO 131.4

    “Vaktim daha gelmedi” közleri, İsa'nın her hareketinin, sonsuzluk günlerinden beri var olan plana göre gerçekleştiğini gösterir. Dünyaya gelmeden önce her ayrıntısıyla mükemmel olan plan O'nun önüne getirildi. Fakat insanların arasında yürüdüğünde Baba'nın isteğine göre, adım adım O'na yol gösterildi. Vakit dolduğunda hareket etmek için tereddüt etmedi. Aynı itaatkarlıkla vakit doluncaya kadar bekledi.SO 132.1

    İsa, Meryem'e vaktinin henüz gelmediğini söylediğinde, hem onun hem de tüm halkın aklından geçirdiği, fakat O'na söylemediği düşüncesine cevap veriyordu. O, İsa'nın kendisini Mesih olarak ilan etmesini ve İsrail'in tahtına geçmesini umuyordu. Fakat vakit henüz dolmamıştı. İsa, bir kral olarak değil, keder ve üzüntüyü bilen bir İnsanoğlu olarak insanlığın kaderini kabul etti.SO 132.2

    Fakat Meryem, İsa'nın görevini doğru şekilde kavrayamamasına karşın, O'na tam bir güven duyuyordu. İsa bu güvenin karşılığını verdi. İlk mucizesini gerçekleştirmesi, Meryem'in O'na duyduğu güveni sağlamlaştırdı ve öğrencilerinin imanını güçlendirdi. Öğrenciler birçok kez büyük denenmelere teşvik edileceklerdi. Peygamberlikler sayesinde İsa'nın tartışmasız Mesih olduğunu anlamışlardı. Dini liderlerin kendilerininkinden bile daha büyük bir güvenle O'nu kabul etmelerini beklediler. Halkın arasında Mesih'in yaptığı harikulade işleri ve O'nun misyonuna inandıklarını açıkladılar. Fakat inançsızlık, büyük ölçüde önyargı, başkâhinler ve hahamların İsa'ya olan düşmanlıkları onları şaşırttı, acı duymalarına ve hayal kırıklığına uğramalarına neden oldu. Kurtarıcı'nın ilk mucizeleri, kendilerine karşı olanlara direnmeleri için öğrencileri güçlendirdi.SO 132.3

    Meryem, İsa'nın sözlerine hiç şaşırmadı ve hizmetkarlara, “Size ne derse yapın” dedi. Böylece, İsa'nın işi için elinden geldiği ölçüde hazırlık yaptı.SO 132.4

    Kapı arasında altı adet geniş ve taştan su küpü duruyordu. İsa hizmetkarlara bu küpleri suyla doldurmalarını buyurdu. Hizmetkarlar söyleneni yaptılar. Daha sonra biraz daha şarap istendiğinde, “Şimdi bundan alın ve şölen başkanına götürün” dedi. Küplere doldurulan suyun yerine şarap akmaya başladı. Şölen sahipleri ve konuklar şarabın bittiğini ve sonradan İsa'nın mucizesi ile tekrar temin edildiğinin farkında değildiler. Hizmetkarların getirdiği şarabı tadan şölen başkanı, onu daha önce içtiği şaraplardan daha iyi ve şölen başında sunulan şaraptan daha farklı buldu. Damada dönerek, “Herkes önce iyi şarabı, çok içildikten sonra da kötüsünü sunar; ama sen iyi şarabı şimdiye dek saklamışsın” dedi.SO 132.5

    İnsanların en iyi şarabı önce, ardından da daha kötüsünü sunduğu gibi; dünya da insanlara sunduğu şeylerle aynısını yapar. Onun sundukları ilk önce göze hoş görünebilir ve duyguları tatmin edebilir. Fakat gerçekte tatmin etmediği sonradan anlaşılır. Şarabın tadı acılaşır ve sevinç tümüyle hüzne dönüşür. Şarkılarla neşe içinde başlanılan, nefret ve bıkkınlıkla son bulur. Fakat İsa'nın bize sunduğu, her zaman taze ve yenidir. O'nun ruha sağladığı şölenin kişiye verdiği sevinç ve memnunluk asla eksilmez.SO 133.1

    Sunulan her lütuf, Rab'bin kutsamalarını takdir etmesi ve ondan mutluluk duyması için, onu alanın yeteneklerini artırır. O, lütuf üzerine lütuf verir. Bunun sağlanmasında asla başarısız olunmaz. O'na itaat ettiğimizde bugün aldığınız zengin bir hediye, yarın daha zengin bir hediye alacağınızın güvencesini verir. İsa'nın Natanyel'e söylediği sözler, Allah'ın, kendisine iman eden çocukları hakkındaki düşüncesini ifade eder. Sevgisinin her yeni vahiyi ile onu alan kalbe, Allah şöyle der: “İnanıyor musun? Bunlardan daha büyük şeyler göreceksin”6Yuhanna 1:50.SO 133.2

    İsa'nın düğün şölenindeki hediyesi bir simgeydi. Su, O'nun ölümü ve vaftizi; şarap, dünyanın günahları için O'nun kanının dökülmesini temsil ediyordu. Küpleri dolduran su, insan eliyle getirildi. Fakat İsa'nın sözü tek başına ona hayat veren bir güç oldu. Kurtarıcı'nın ölümünü işaret eden dinsel törenler de böyledir. Onların, ruhu geliştirebilmesi, sadece İsa'nın iman yoluyla çalışan gücüyle mümkün olur.SO 133.3

    İsa'nın sözü şölen için gerekli olan şarabı bol miktarda temin etti. Ruhu güçlendirmesi, yenilemesi ve insanların kötülüklerini yok etmesi için İsa'nın lütfunun bize sağladıkları da böyle boldur.SO 133.4

    İsa öğrencileriyle katıldığı ilk şölende onların kurtuluşu için gerçekleştireceği çalışmayı simgeleyen kaseyi verdi. Son akşam ye-meğinde, onu tekrar vererek yemeği kutsallaştırdı ve “kendisi yeniden gelinceye dek” ölümünü temsil eden kutsal ayinin başlamasına neden oldu.71. Korintliler 11:23-26'ya bakınız.Şu sözleri söylediğinde, İsa'dan ayrılırken büyük üzüntü duyan öğrencileri, O'na tekrar kavuşacaklarının güvencesiyle teselli edildiler: “Size şunu söyleyeyim; Babam'ın egemenliğinde sizlerle birlikte tazesini içeceğim o güne dek asmanın bu ürününden içmeyeceğim.”8Matta 26:29.SO 133.5

    İsa'nın şölen için temin ettiği ve öğrencilerine kendi kanının bir simgesi olarak verdiği şarap, saf üzüm suyuydu. Peygamber Yeşaya “üzüm salkımındaki” şıradan söz ettiği zaman buna değinir ve şöyle der: “Onu yok etmeyin; çünkü bereket ondadır.”9Yeşaya 65:8.SO 134.1

    Eski Antlaşma'da İsrail'i uyaran İsa'ydı. “Şarap alaycıdır. Sert içki, kişiyi öfkeli yapar; ve bu yüzden, onunla kandırılan kişi zeki değildir.”10Süleyman'ın Özdeyişleri 20:1.İsa, bu tür bir içecek temin etmedi. Şeytan, mantığı ve ruhsal anlayışı körleştiren ve zayıflatan - hareketlere insanların göz yummalarını sağlayarak onları kandırır.SO 134.2

    Fakat İsa bize, zayıf olan irademizi denetim altına almayı öğretir. O'nun tüm yaşamı bir nefse hakim olma örneğidir. Nefsin gücünü kırmak için bizim uğrumuza insanlığın dayanabileceği en zor denenmeye dayandı. Vaftizci Yahya'nın şarap ve içki içmemesini buyuran İsa'ydı. Manoah'ın11Hakimler 13:2-4'e ve 14:l'e bakınız.karısına benzer bir perhizi öneren Kişi de O'ydu. İsa, başkalarını içki içmeye teşvik edenleri de kınadı ve kendi öğretileri ile asla çelişkiye düşmedi. O'nun düğün konukları için temin ettiği mayasız şarap, sağlıklı ve ferahlatıcı bir içecekti. İnsan sağlığı üzerindeki olumlu etkisinden dolayı, iştah açıcı bir özelliğe sahipti.SO 134.3

    Şölendeki konuklar şarabın kalitesinden söz ettiklerinde, hizmetkarlar, bunun bir mucize sonucunda olup olmadığını birbirlerine sordular. Düğüne katılanlar bu harika olayı gerçekleştiren Kişi'yi bir süre için düşünemeyecek kadar şaşkındılar. Sonunda O'nu aradıklarında kendi öğrencilerine bile görünmeden oradan uzaklaştığı fark edildi.SO 134.4

    Konukların dikkati bu kez öğrencilere yöneldi. Öğrenciler, İsa'ya olan imanlarını açıkça belirtmeleri için ilk kez fırsat buldular. Ürdün'de gördüklerini ve duyduklarını anlattılar. Birçoklarının yüreğinde, Allah'ın, halkı için bir Kurtarıcı gönderdiği umudu doğdu. Mucize haberi tüm bölge boyunca yayıldı; ve Kudüs'e iletildi. Başkâhinler ve hahamlar Mesih'in gelişini işaret eden peygamberlikleri yeniden ve ilgiyle araştırdılar. Halkın arasında gösterişsiz ve mütevazı bir şekilde görünen bu yeni Öğretmen'in yükleneceği görevi öğrenmeyi çok istiyorlardı.SO 134.5

    İsa'nın hizmeti Yahudi ihtiyarlarının hizmetinden çok farklıydı. Onların geleneklere ve şekilciliğe verdikleri önem, gerçek düşünce ve hareket özgürlüğünü tamamen yok etmişti. Onlar, sürekli kirlenme korkusuyla yaşıyorlardı. “Temiz” olmayanlarla temastan kaçınmak, onlardan ne yararlanmak, ne de onların dostluğunu kazanmak için, sadece Yahudi olmayanlardan değil, kendi halklarından olan insanlardan bile uzak duruyorlardı. Onlar için bir bereket olmak ve onlarla dostluk kurmak için çaba göstermiyorlardı. Sürekli bu konuların üzerinde durdukları için düşüncelerini körleştirmişler ve kendi yaşamlarının yörüngesini daraltmışlardı. Onların bu tutumları halk arasında gurur ve hoşgörüsüzlüğün artmasına sebep oldu.SO 135.1

    İsa, reformasyon işine insanlara sempati ve yakınlık duyarak başladı. Allah'ın Yasası'na en büyük saygıyı gösterirken, Ferisilerin sahte dindarlığını kınadı ve halkı, kendilerine yük olan anlamsız kurallardan kurtarmaya çalıştı. Onları, insanlık ailesinin çocukları olarak bir araya getirebilmek ve toplum içerisinde sınıf farklılığı yaratan engelleri ortadan kaldırmak için çaba harcadı. Düğün şöleninde bulunması, bunun etkili olmasında ilk adım oldu.SO 135.2

    Özel görevine hazırlanması, başkâhinlerin ve hahamların etkisinden korunabilmesi için, Allah, Vaftizci Yahya'yı çölde yaşamaya yöneltmişti. Fakat insanlar onun yalnız ve gösterişsiz yaşamından ders almamışlardı. Yahya, kendisini dinleyenleri daha önceki görevlerinden vazgeçmeye yöneltmemişti. Allah'ın onları çağırdığı yerde sadakatle tövbe ettiklerinin kanıtını göstermelerini buyurdu.SO 135.3

    İsa, kendi nefsine düşkün olmanın her şeklini kınadı. Kendisinin de tabiat olarak sosyal bir özelliği vardı. Zengin, fakir, bilgili ya da cahil diye ayırım yapmaksızın, tüm halk sınıfının evlerini ziyaret ederek onların düşüncelerini günlük yaşamın sorunlarından uzaklaştırıp, sonsuz ve kutsal olan değerlere yöneltmeye çalışarak, onların konukseverliğini kabul etti. İsa savurganlığı hiçbir zaman doğru bulmadı ve dünyasal ciddiyetsizliğin kendi hareketlerini bozmasına asla izin vermedi. Ayrıca, küçük olaylardan mutlu olmasını biliyordu ve kendi varlığıyla diğer insanların da birbirleriyle bütünleşmelerini sağlıyordu. Katıldığı bu Yahudi düğünü etkileyici bir fırsattı ve “İnsanoğlu”, şöle- nin neşesinden kesinlikle rahatsız olmadı. İsa, bu şölene katılarak onu ilahi bir kurum olarak onurlandırdı.SO 135.4

    Yeni ve Eski Antlaşma'daki düğün benzetmesi, İsa'nın halkı ile arasındaki sevgi dolu kutsal bağı temsil etmek için kullanılır. Düğün şöleninin mutluluğu, Kurtarıcı'ya, O'nun, Baba'nın evine gelinini getireceği ve kurtarılanların kendisiyle birlikte Kuzu'nun düğün yemeğine oturacakları o günün sevincini hatırlattı. O, şöyle der: “Damadın geline sevindiği gibi, Allah da senin için sevinecek.” “Artık sana terk edilmiş denmeyecek; ... Fakat sen, benim zevkim diye çağrılacaksın; çünkü Rab seni seviyor.”12Yeşaya 62: 5-4.“Rab'bin alabildiğine sevinecek senin için, sevgisiyle seni yenileyecek, ezgilerle coşacak.”13Sefanya 3:17.Gökyüzünün ilahi görkeminin görüntüsü kendisine esinlendiğinde, elçi Yuhanna şöyle yazdı: “Sonra büyük bir kalabalığın sesini, gürül gürül akan suların ve güçlü gök gürlemelerinin sesini andıran sesler duydum. Haleluya! diyorlardı. Çünkü her şeye gücü yeten Rab Allah'ımız egemenlik sürüyor. Sevinelim ve coşalım! O'nu yüceltelim! Çünkü Kuzu'nun düğünü başlıyor. O'nun gelini hazırlandı.” “Ne mutlu Kuzu'nun düğün şölenine çağrılmış olanlara!”14Esinleme 19:6-7, 9.SO 136.1

    İsa, kendisinin ilahi krallığına katılmaları için insanlar arasında ayırım yapmadan herkese çağrıda bulundu. İnsanlara iyilik yapmak için aralarına katılarak, onların kalplerine 'ulaştı. Onları şehrin caddelerinde, evlerde, gemilerde, sinagoglarda, göl kıyılarında ve düğün şölenlerinde aradı. Onlarla günlük işlerinde tanıştı ve ilgi gösterdi. İlahi varlığının etkisiyle, aileleri kendi evlerine getirerek öğretisini ev halkına taşıdı. Sevgisinin gücü, insanların kalplerini kazanması için O'na yardımcı oldu. Yalnız başına dua etmek için sık sık dağlık bölgeye çekildi. Fakat bu, ileride gerçekleştireceği işi için bir hazırlıktı. Bu andan itibaren hastaları iyileştirmek, bilgisizleri eğitmek ve Şey- tan'ın tutsağı olan kimselerin zincirlerini kırmak için insanların arasına katıldı.SO 136.2

    İsa, öğrencileriyle tek tek ilgilenerek onları eğitti. Bazen dağlık bölgede onların yanında oturarak onlara dersler verdi; bazen de deniz kenarında ya da onlarla birlikte yolda yürürken Allah'ın Egemenliğinin sırlarını onlara açıkladı. Günümüzde yapılanın tersine, uzun ve gereksiz konular üzerinde vaaz vermedi. İlahi mesajı almak için insanların kalplerinin açık olduğu her yerde, kurtuluş yolunun gerçeklerini onlara açıkladı. Öğrencilerine şunu ya da bunu yapmaları şeklinde emirler vermedi. Onlara sadece, “Beni takip edin” dedi. Ülke ve şehir boyunca yaptığı yolculuklarda, O'nun insanlara nasıl ders verdiğini görmeleri için öğrencilerini de yanında götürdü. Onlarla yakından ilgilendi ve işinde onlarla bütünleşti.SO 136.3

    İsa'nın, insanların sorunlarını kendi sorunları olarak kabul edip, onlara gereken ilgiyi göstermesinin örneğine, O'nun sözünü vaaz eden ve Müjde'yi kabul eden herkes tarafından uyulmalıdır. İnsanlarla bir araya gelmekten çekinmemeli ve kendimizi diğer insanlardan soyutlamamalıyız. Herkese erişebilmek için, onlarla bulundukları yerde tanışmalıyız. Onlar bizi kendiliklerinden nadiren arayacaklardır. İnsanların kalbine sadece vaaz kürsüsünden ulaşamayız; basit olmasına rağmen, umut verici başka bir çalışma alanı da vardır. Bu, fakir insanların evinde, zengin konaklarında; konuksever kimselerin bulunduğu ortamlarda, küçük ve zararsız sosyal faaliyetler için kurulan birlikteliklerde bulunur.SO 137.1

    İsa'nın öğrencileri olarak dünya ile bütünleşmemiz, aşırılığı seçen ve zevk düşkünü haline gelen insanların arasına katılmak için olmamalıdır. Bu tür ilişkiler bize sürekli zarar verir. Sözlerimizle, yaptıklarımızla ya da çevremizde yapılan yanlışlara sessiz kalarak günahı asla onaylamamalıyız. Nereye gidersek gidelim, İsa'nın varlığını yanımızda hissetmeliyiz; ve başkalarına, Kurtarıcı'mızın ne kadar değerli bir Kişi olduğunu açıklamalıyız. Fakat her kim inancını taş duvarların ardında gizlemeye çalışırsa, iyilik yapmak için en değerli fırsatları kaçırır. Sosyal faaliyetler aracılığıyla Hıristiyanlık dünya ile ilişki kurar. İlahi ışığı alan herkes, Yaşam Işığı'nı bilmeyenlerin yolunu aydınlatacaktır.SO 137.2

    Bizler, Mesih'in tanıkları olmalıyız. İsa'nın lütfü tarafından onaylanan sosyal güç, diğer insanların da Kurtarıcı'ya ulaşmalarını sağlamak için geliştirilmelidir. Dünya bizim bencil bir şekilde sadece kendi çıkarımızı düşünmediğimizi, tersine sahip olduğumuz değerleri ve nimetleri diğer insanlarla paylaşmak istediğimizi görmelidir. İnancımızın bizi sevgiden yoksun ya da aşırı sert kişiler haline getirmediğini görmelidirler. İsa'yı bulmuş olduğunu belirten herkes, tıpkı O'nun yaptığı gibi insanların iyiliği için onlara yardım etmelidir.SO 137.3

    Dünyaya, Hıristiyanların mutsuz ve karamsar insanlar olduğu yönündeki yanlış izlenimi asla vermemeliyiz. İsa'ya baktığımızda, sevgi dolu bir Kurtarıcı ve O'nun yüzünde parlayan nuru görürüz. O'nun ruhunun hüküm sürdüğü yerde, her zaman barış mevcuttur. Allah'a tam ve kutsal bir güven duyduğumuzda yüreğimiz sevinç dolacaktır.SO 137.4

    O'nun izinden gidenler, insan olmalarına rağmen ilahi bir karaktere sahip olduklarını gösterdiklerinde, İsa, bundan mutluluk duyar. Onlar heykel değil, tersine canlı birer insandırlar. Onların, ilahi lütfün çiğ taneleri ile tazelenen kalpleri açılır ve Dürüstlüğün Güneşi'ne doğru yönelir. Üzerlerinde parlayan ışığı, İsa'nın sevgisiyle parıldayan işler aracılığıyla diğer insanlara yansıtırlar.SO 138.1

    Bu bölüm Yuhanna 2:1-11 'e dayanmaktadır.SO 138.2

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents