Loading...
Larger font
Smaller font
Copy
Print
Contents

Sevgi öğretmeni

 - Contents
  • Results
  • Related
  • Featured
No results found for: "undefined".
  • Weighted Relevancy
  • Content Sequence
  • Relevancy
  • Earliest First
  • Latest First
    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents

    14. “Mesih'i Bulduk”

    Vaftizci Yahya, Ürdün'ün ötesinde Bethabara'da vaftiz ediyor ve vaaz veriyordu. Burası İsrail geçinceye kadar, Allah'ın nehrin akışını tuttuğu yerden fazla uzakta değildi. Eriba kalesinin gökyüzünün orduları tarafından bozguna uğratıldığı yerle arasında çok az bir mesafe vardı. Bu olayların anısı tekrar canlandı ve Yahya'nın mesajına heyecan verici bir ilgi uyandırdı. Geçmiş çağlarda harikulade olayları gerçekleştiren Kişi, İsrail'in kurtuluşu için gücünü tekrar gösterecek miydi? Ürdün kıyılarında her gün bir araya gelen halk da böyle düşünüyordu.SO 117.1

    Yahya'nın vaazı, dini liderlerin dikkatini çekmek için halkın büyük desteğini almıştı. İsyan çıkma tehlikesi halkın bir araya gelmesine, Romalıların sürekli şüpheyle bakmasına sebep oluyordu. Halkın isyanını işaret eden her olay, Yahudi liderlerin endişelenmesine neden oluyordu. Yahya, kendi işi için Yahudi liderlerden onay istemeyerek, onların yetkisini tanımadı; Ferisiler ve Sadukiler gibi tutucu insanları kınadı. Buna karşın, halk onu merakla izledi. O'nun yaptıklarına duyulan ilgi, sürekli artıyor gibi görünüyordu. Onların isteklerine uymamasına rağmen, Yahudi liderler, bir halk öğretmeni olarak, onun, kendilerinin yönetiminde olduğunu iddia ediyorlardı.SO 117.2

    Bu kurul, kâhinlerden, liderlerden ve halktan gelen öğretmen- erden seçilen üyelerden kuruluydu. Başkâhin genellikle başkan oluyordu. Üyeler tümü yaşça büyük olmasa da, sadece Yahudi dini ve tarihi konusunda değil, tüm genel konularda bilgili olmaları gerekiyordu. Fiziksel kusurlarının olmaması, evli ve baba olmaları gerekliydi. Çünkü böylece diğerlerinden daha hürmetkar ve insancıl oluyorlardı. Onların bir araya geldikleri yer, Kudüs'teki bir tapmağa bağlı olan bir yerdi. Yahudi ulusunun bağımsızlık günlerinde Yüksek Kurul halkın seçkin bir kurumuydu. Ayrıca dini ve resmi yetkiye sahipti. Romalı valilerin emrine girmelerine rağmen, resmi ve dini konularda güçlü bir etkileri vardı.SO 117.3

    Yahudi liderler, Yahya'nın çalışmalarıyla ilgili olarak kapsamlı bir araştırma yapmak zorundaydılar. Zekarya'ya tapınakta verilen vahiyi ve Mesih'in müjdecisi olarak oğlunu işaret eden babasının peygamberliğini hatırlayan bazı kimseler vardı. Otuz yıllık bir değişim ve kargaşada, bazı şeyler büyük ölçüde gözden kaçmıştı. Onlar şimdi Yahya'nın hizmetinin sebep olduğu ilgi sayesinde tekrar hatırlandılar.SO 118.1

    İsrail'e bir peygamber gelmesinden ve şimdi tanık olunduğu gibi bir deyişim gerçekleşmesinden beri çok zaman geçmişti. Günahları itiraf etme talebi, yeni ve şaşırtıcı bir şey olarak görülüyordu. Liderlerden çoğu Yahya'nın tenkit ve suçlamalarını dinlemeye gitmek istemiyordu. Çünkü kendi özel sırlarını açıklamaya yöneltilmekten korkuyorlardı. Buna karşın bu vaaz, doğrudan doğruya Mesih'in gelişinin ilan edilmelisiydi. Mesih'in gelişiyle ilgili Daniel'in yetmiş haftalık pey-gamberliğinin çok yakın bir zamanda sona ereceği iyi biliniyordu. Herkes, o zaman beklenen ulusal yücelik dönemini yaşamayı sabırsızlıkla bekliyordu. Toplumun genel arzusu böyleydi. Yahudi liderler çok yakında Yahya'nın işini ya kabul ya da reddedeceklerdi. Onların halkın üzerinde gücü azalıyordu. Konumlarını nasıl sürdürmeleri gerektiği ciddi bir sorun haline geliyordu. Bir sonuca varmak umuduyla, Ürdün'e başkâhinler ve Levililerden oluşan bir heyeti, yeni Öğretmen ile görüşmeleri için gönderdiler.SO 118.2

    Liderler yaklaştığında onun sözlerini dinleyen bir kalabalık toplandı. Rütbeli olduklarını göstererek insanları etkilemek ve peygambere duyulan ilgiyi ve saygıyı önlemek için kibirli hahamlar geldiler. Bir saygı, hatta korkunun getirdiği bir davranışla, kalabalık onların geçmesi için açıldı. Liderler, sahip oldukları rütbe ve güçlerinin gururuyla çöl peygamberinin önünde durup sorular sormaya başladılar:SO 118.3

    “Sen kimsin?”
    Yahya onların ne düşündüğünü bilerek, “Ben, Mesih değilim” dedi.
    “Öyleyse kimsin? İlyas mısın?”
    “Değilim.”
    “Sen, o peygamber misin?”
    “Hayır.”
    SO 118.4

    “Sen kimsin? Bize kim olduğunu söyle ki, bizi gönderenlere söyleyelim. Sen kendin için ne diyorsun?”SO 118.5

    “Ben çölden yükselen sesim. Yeşaya peygamberin söylediği gibi Rab'bin yolunu düzleyen kişiyim.” Yahya'nın sözünü ettiği, Yeşaya peygamberin o güzel peygamberliğiydi. “Avutun halkımı, diyor Tanrınız, avutun! Yeruşalim halkına dokunaklı sözler söyleyin. Angaryanın bittiğini, suçlarının bağışlandığını... Şöyle haykırıyor bir ses: Çölde RAB'be yol hazırlayın, büyük bir yol açın bozkırda Allahmız için. Her vadi yükseltilecek, her dağ, her tepe alçaltılacak. Böylelikle engebeler düzleştirilecek, Ovaya dönüştürülecek sarp yerler. O zaman RAB'bin yüceliği görünecek, bütün insanlar hep birlikte görecek onu. Bunu RAB kendi ağzıyla söyledi.”1Yeşaya 40:1-5.SO 119.1

    Eskiden bir kral, egemenliğinde bulunan bölgeler içinde pek sık gidilmeyen bir yere yolculuk yapacağı zaman onun güvenli bir şekilde ve engellerle karşılaşmadan gideceği yere ulaşması için kraliyet arabasından önce, bir grup adam yol üzerindeki çukurları ve engebeleri düzeltmek için gönderilirdi. Bu gelenek, Kutsal Yazı'nın bu işlevini açıklamak için Peygamber tarafından kullanıldı. “Her dere yükseltilecek, dümdüz edilecek her dağ ve tepe.” Allah'ın Ruh'u, o muhteşem uyarıcı gücüyle insana dokunur ve kibrini alçaltır. Dünyasal zevk, konum ve gücün değersiz olduğu görülür. “Tanrı bilgisine karşı duran, her engel yıkılır. Her düzen tutsak edilerek, Mesih'in buyruğuna bağımlı kılınır” (2. Korintliler 10:5). İnsanlar arasında çok az değeri olan tevazu, fedakarlık ve sevgi, o zaman gerçek değerini bulur ve yüceltilir. Müjde'nin işlevi budur. Yahya'nın mesajı da onun bir bölümüdür.SO 119.2

    Hahamlar, sorularına devam ettiler: “Madem ki sen, ne Mesih, ne İlyas, ne de o peygambersin, nasıl oluyor da vaftiz ediyorsun?” “O peygamber” sözü ile Musa'yı kastediyorlardı. Yahudiler, Musa'nın ölümden dirildiği ve gökyüzüne alındığına inanmaya eğilimliydiler. O'nun zaten dirildiğini2Matta 17:3'e ve Yahuda 9'a bakınız.bilmiyorlardı. Vaftizci görevine başladığında, birçok kimse, O'nun ölümden dirilen Musa peygamber olabileceğini düşünüyordu. Çünkü O, İsrail tarihi ve peygamberliklerle ilgili tam bir bilgiye sahipti.SO 119.3

    Mesih'in gelişinden önce, İlyas'ın kendisinin bizzat tekrar belireceğine de inanılıyordu. Yahya bu beklentiyi kabul etmedi. Fakat onun sözlerinin daha derin bir anlamı vardı. İsa, daha sonra Yahya'dan bahsederek şöyle dedi: “Eğer bunu kabul etmek isterseniz, gelecek olan İlyas, O'dur.”3Matta 11:14.Yahya, İlyas'ın ruhu ve gücüyle geldi. Eğer Yahudi- ler onu kabul etselerdi, o zaman İlyas'ın işleri tamamlanacaktı. Fakat onun mesajını kabul etmediler. Vaftizci, onlar için İlyas değildi. Gerçekleştirmek için geldiği görevi, onlar için yerine getiremezdi.SO 119.4

    Ürdün'de toplananların çoğu İsa'nın vaftizinde oradaydı. Fakat o zaman verilen belirti onların çok azma görünmüştü. Vaftizci'nin görev yaptığı aylar boyunca, birçok kimse tövbeye yapılan çağrıya ilgi göstermeyi reddetti. Böylece kalplerini taşlaştırmışlar ve anlayışlarını karartmışlardı. Gökyüzü, vaftizi sırasında İsa'ya tanıklığını ilettiğinde, onlar bunu kavrayamadılar. Görünmez Olan'a iman içerisinde hiç bakmamış olan gözler, Allah'ın görkeminin vahyine de bakmadılar; O'nun sesini hiç duymamış olan kulaklar, tanıklık eden sözleri duymadılar. Bu günümüzde de böyledir. İsa'nın ve elçilik eden meleklerin varlığı, inananların arasında sık sık görülür ve buna karşın birçok kişi bunu bilmez. Onlar olağan dışı hiçbir şey fark etmezler. Fakat bazılarına Kurtarıcının varlığı görünür. Barış ve sevgi onların kalplerini canlandırır. Onlar teselli edilir, cesaretlendirilir ve kutsanır.SO 120.1

    Kudüs'lü liderler Yahya'ya, “Niçin vaftiz ediyorsun?” diye sordular. O'nun cevap vermesini bekliyorlardı. Vaftizci, ansızın kalabalığa şöyle bir baktığında, gözleri parıldadı, yüzü aydınlandı ve tüm varlığı ile derin bir duygu seline kapıldı. Ellerini uzatarak haykırdı: “Ben suyla vaftiz ediyorum, ama aranızda tanımadığınız bir Kişi duruyor. Benden sonra gelen O'dur. Ben, O'nun çarığının bağlarını çözmeye bile layık değilim.”4Yuhanna 1:26-27.SO 120.2

    Yüksek Kurul'a götürülecek olan mesaj açık ve netti. Yahya'nın sözleri, uzun süre önce vaat edilen Kişi'den başkasını kastetmiyordu. Mesih, onların arasındaydı. Başkâhinler ve diğer Yahudi liderler şaşkınlık içinde, Yahya'nın sözünü ettiği Kişi'yi bulmayı ümit ederek meydanda toplanmış olan insanlara doğru baktılar. Fakat kalabalığın arasında O'nu fark edemediler.SO 120.3

    Yahya, Vaftizi sırasında İsa'dan Allah'ın Kuzusu olarak söz ettiğinde, Mesih'in hizmeti yeni bir boyut kazandı. Peygamberin düşünceleri, Yeşaya'nın sözlerine yöneldi: “O, boğazlanacak Kuzu gibi getirildi.”5Yeşaya 53:7.Yahya daha sonraki haftalar boyunca peygamberlikler ve adak hizmeti üzerinde yeniden ve ilgiyle çalıştı. Mesih'in görevinin iki evresini açıkça ayırt edemedi: acı çeken bir kurban ve galip gelen bir kral olarak. Fakat O'nun gelişinin, başkâhinlerin ve halkın sezdiğinden daha büyük bir önem taşıdığını gördü. Çölden dönüşünde, kalabalığın arasında İsa'ya baktığında kesin bir şekilde, insanlara gerçek karakterinin bazı işaretlerini vermesi için O'nu aradı. Kurtarıcı'nın, görevini o an açıklamasını adeta sabırsızlıkla bekledi. Fakat İsa, hiçbir söz söylemedi ve bir belirti göstermedi. Vaftizci'nin kendisi hakkındaki açıklamasına yanıt vermedi. Fakat özel göreviyle ilgili hiçbir belirti göstermeyerek, fark edilmemek için özel bir çaba sarf etmeden, Yahya'nın öğrencilerinin arasına karıştı.SO 120.4

    Ertesi gün Yahya, İsa'nın kendisine doğru geldiğini görür. Allah'ın görkeminin kendisine yansımasıyla, Peygamber ellerini uzatarak haykırır: “İşte dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu! Kendisi için 'benden sonra biri geliyor, O benden üstündür. Çünkü O, benden önce vardı' dediğim Kişi işte budur. Ben O'nu tanımıyordum, ama İsrail'in O'nu tanıması için ben suyla vaftiz ederek geldim.” Yahya tanıklığını şöyle sürdürdü: “Ruh'un güvercin gibi gökten indiğini, O'nun üzerinde durduğunu gördüm. Ben O'nu tanımıyordum. Ama suyla vaftiz etmek için beni gönderen 'Ruh'un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh'la vaftiz eden O'dur' dedi. Ben de gördüm ve 'Tanrı'nın Oğlu budur' diye tanıklık ettim.”6Yuhanna 1:29-34.SO 121.1

    Mesih O kişi miydi? Halk korku ve şaşkınlık içinde Tann'nın Oğlu olduğu bildirilen Kişi'ye baktı. Yahya'nın sözleri onları derinden etkiledi. Vaftizci, onlarla Allah adına konuşmuştu. Halkın günahlarını her gün kınadığında onu dinlemişlerdi ve onun gökyüzü tarafından gönderildiği kanısı da gittikçe güçlenmişti. Fakat Vaftizci Yahya'dan daha yüce olan Kişi kimdi? Kıyafeti ve tavırlarında rütbeli bir kimseyi andıran bir belirti yoktu. Tıpkı diğer insanlar gibi, mütevazı, yoksul elbisesiyle gösterişten uzak bir kişiydi. Kalabalığın arasında, İsa'nın vaftizinde ilahi görkemi görmüş ve Allah'ın sesini duymuş olan bazı kimseler vardı. Fakat Kurtarıcı'nın görünüşü, o zamandan beri büyük ölçüde değişmişti. Vaftizinde O'nun yüzünün gökyüzünün ışığıyla aydınlandığını görmüşlerdi. Şimdi yüzü solgun ve kendisi de bitkin bir haldeydi. Sadece Yahya tarafından tanınmıştı.SO 121.2

    Fakat insanlar O na baktıklarında, O'nun yüzünde ilahi merhametle birlikte bilinçli gücü gördüler. Her bakışında ve yüz ifadesinde, tevazu ve tarifsiz sevginin yansıması vardı. Ruhsal bir etkinin atmosferi ile çevrelenmiş gibi görünüyordu. Hareketleri kibar ve ölçülü olduğu için, insanları gizli bir gücün hissi ile etkiledi. Buna karşın bu güç, tamamen gizlenemezdi. O, İsrail'in uzun süredir beklediği Kişi miydi?SO 122.1

    Isa, Kurtarıcı'mız olarak bize örnek olmak için yoksulluk ve tevazu içinde geldi. Eğer O, bir kral ihtişamında gelseydi, bize mütevazı olmayı nasıl öğretebilirdi? Dağdaki konuşmasında olduğu gibi, büyük önem taşıyan gerçekleri bize nasıl gösterebilirdi? Eğer Mesih insanların arasında bir kral olarak yaşamak için gelseydi, dürüst ve mütevazı insanlar yaşamları boyunca kime umut bağlayabilirlerdi?SO 122.2

    Yahya tarafından belirtilen Kişi'nin, onların büyük beklentilerine ortak olması birçok kimseye yine de imkansız gibi görünüyordu. Bu yüzden onların birçoğu şaşırdı ve hayal kırıklığına uğradı.SO 122.3

    Başkâhinler ve hahamların duymayı çok arzu ettikleri, İsa'nın, İsrail'e tekrar krallık kuracağına dair sözler söylenmedi. Böyle bir kral için uzun süredir beklemekteydiler; ve O'nu karşılamaya hazırdılar. Fakat onların kalbinde doğruluk ve barışın krallığını kurmayı amaçlayan İsa'yı kabul etmek istemeyeceklerdi.SO 122.4

    Ertesi gün iki öğrenci orada beklerken, Yahya, İsa'yı halkın arasında tekrar gördü. Peygamber, “Allah'ın Kuzusu'na bakın” diye haykırırken, onun yüzü yine görkemle aydınlandı. Bu sözler öğrencileri kalpten etkiledi. Onlar bu sözleri tam olarak anlamadılar. Yahya'nın İsa için kullandığı “Allah'ın Kuzusu” nitelemesi ne anlama geliyordu? Yahya kendisi bunu açıklamamıştı.SO 122.5

    Yahya'nın yanından ayrılarak İsa'yı aramaya gittiler. Onlardan biri, Şimon'un kardeşi olan Andreas, diğeri de havari Yuhanna idi. Onlar, İsa nın ilk öğrencileri olacaklardı. O'nunla konuşmayı çok istiyorlardı, içlerinden gelen sese kulak vererek sessiz bir şekilde İsa'yı takip ederlerken şu düşüncenin etkisi altındaydılar: “O Mesih mi?”SO 122.6

    İsa öğrencilerin kendisini izlediğini biliyordu. Onlar, O'nun görevinin ilk ürünüydüler ve insanlar O'nun lütfuna cevap verdikleri zaman, İlahı Öğretmen'in yüreği sevinçle doluyordu. Onlara doğru dönerek sordu: Siz ne arıyorsunuz?” Onların ne istediklerini söylemelerine ya da geri dönmelerine izin verecekti.SO 122.7

    Onlar tek bir amacın bilincindeydiler. Düşüncelerini tek bir varlık doldurdu. Şöyle dediler: “Rabbi7Rabbi: Öğretmenim anlamına gelir.... Nerede oturuyorsun?” Yol kenarındaki bu kısa görüşme onlar için yeterli değildi. Onlar İsa ile yalnız olmayı, O'nun yanında kalmayı ve sözlerini dinlemeyi arzuluyorlardı. Onlara, “Gelin ve görün” dedi. Geldiler ve O'nun nerede oturduğunu gördüler ve o gün O'nun yanında kaldılar.SO 123.1

    Eğer Yuhanna ve Andreas başkâhinlerin ve hahamların inançsız ruhuna sahip olsalardı, İsa'nın yanında O'nun öğrencileri olarak bulunmazlardı. O'nu eleştirmek ve sözlerini yargılamak için gelirlerdi. Birçok kimse, en değerli fırsatlara bu şekilde kapıları kapadılar. Fakat ilk öğrenciler böyle yapmadılar. Vaftizci Yahya'nın vaazındaki Kutsal Ruh'un çağrısına yanıt verdiler. İlahi Öğretmen'in sesini şimdi tanıdılar. İsa'nın sözleri onlar için gerçek, güzellik ve dürüstlük doluydu. Eski Antlaşma öğretileri üzerine ilahi bir ışık döküldü. Gerçeğin çok yönlü konuları yeni ışıkta parladı.SO 123.2

    Gökyüzünün rehberliğinde insanın mantıklı hareket etmesini sağlayan; pişmanlık, iman ve sevgidir. Sevgiden kaynaklanan iman, bilginin anahtarıdır ve seven herkes “Allah'ı tanır.”81.Yuhanna 4:7.SO 123.3

    Öğrenci Yuhanna, dürüst, sevecen, zeki ve çalışkan biriydi. İsa'nın görkemini fark etmeye başlamıştı. O'nun, İsa'da fark ettiği şey, O'na ümit etmesi öğretilen dünyasal güç ve gösteriş değil, “lütuf ve gerçekle dolu olan Baba'dan gelen biricik Oğul'un yüceliği” idi.9Yuhanna 1:14.Bu harikulade konuyu derin bir şekilde düşünüyordu.SO 123.4

    Andreas, kalbini saran sevinci paylaşmak istiyordu ve kardeşi Şimon'u bulmaya giderek, şöyle haykırdı: “Mesih'i bulduk.” Şimon, ikinci bir buyruk beklemedi. O da Vaftizci Yahya'nın vaazını dinlemişti ve hemen Kurtarıcı'ya yöneldi. İsa'nın bakışları onun üzerindeydi. Onun karakteri ve hayat hikayesini okuyordu. Coşkulu yapısı, sevgisi, şefkat dolu kalbi, tutkusu ve kendine olan güveni, günah işlemesinin hikayesi, tövbesi, yaptığı işler ve şehit olarak ölümü - Kurtarıcı bunların hepsini okudu ve şöyle dedi: “Sen Yuhanna'nın oğlu Simun'sun,10Simun: Petrus diye çevrilir.Kefas diye çağrılacaksın.” dedi. Kefas, kaya anlamına gelir.SO 123.5

    “İsa, ertesi gün Celile'ye giderek Filipus'u buldu ve ona 'beni takip et' dedi.” Filipus İsa'nın buyruğuna uydu ve derhal O'nun için çalışmaya başladı.SO 124.1

    Filipus Natanyel'i çağırdı. Vaftizci, İsa'yı “Allah'ın Kuzusu” olarak bildirdiğinde, Natanyel kalabalığın arasındaydı. Natanyel İsa'ya baktığında, hayal kırıklığına uğramıştı. Yoksulluk çeken ve zor yaşam şartları altında yaşayan bu Kişi Mesih olabilir miydi? Buna karşın İsa'yı reddetmedi. Çünkü Yahya'nın mesajı onu ikna etmişti.SO 124.2

    Natanyel, Filipus kendisini çağırdığı zaman, Mesih ile ilgili peygamberlikler ve Yahya'nın açıklaması üzerinde derin bir şekilde düşünmek için sessiz bir koruluğa çekildi. Eğer Yahya'nın bildirdiği Kişi Kurtarıcı ise, bunun kendisine bildirilmesi için dua etti ve Allah'ın, halkını ziyaret ettiği ve onlar için bir kurtuluş yolu açtığı güvencesi ona bildirildi. Filipus, arkadaşının peygamberlikleri incelediğini bili-yordu ve Natanyel'i bir incir ağacının altında dua ederken buldu. Bu sessiz ve ağaçlarla gizli yerde sık sık birlikte dua etmişlerdi.SO 124.3

    “Musa'nın yasasında belirttiği ve peygamberlerin önceden haber verdikleri Kişi'yi” bulduklarını belirttikleri mesaj, Natanyel'e duasının yanıtı olarak görünüyordu. Fakat buna karşın Filipus'un imanında biraz şüphe vardı ve şüpheyle şöyle ekledi: “Nasıralı İsa, Yusufun Oğlu.” Natanyel'in kalbinde önyargı tekrar uyandı ve şöyle haykırdı: “Nasıra'dan iyi bir şey çıkabilir mi?”SO 124.4

    Filipus, tartışmaya hiç girmedi. “Gel de gör” dedi. İsa, Natanyel'in kendisine doğru geldiğini görünce onun hakkında şöyle dedi: “İşte içinde hile olmayan gerçek bir İsrailli.” Natanyel şaşkın bir şekilde sordu: “Beni nereden tanıyorsun?” İsa cevap verdi: “Filipus çağır-madan önce seni incir ağacının altında gördüm.”SO 124.5

    Bu yeterliydi. İncir ağacının altında Natanyel'in sessiz bir şekilde dua etmesine tanık olan İlahi Ruh, şimdi onunla İsa'nın sözleri vasıtasıyla konuştu. Şüphe duymasına ve biraz önyargıya düşmesine rağmen, Natanyel, İsa ya dürüst bir şekilde gerçeği arzulayarak gelmişti ve şimdi onun arzusu yerine geldi. Natanyel'in imanı, onu İsa'ya getiren kişinin imanını bile geçti. O şöyle cevap verdi: “Rabbi... Sen, Tanrı'nın Oğlu, İsrail'in Kralı'sın.”SO 124.6

    Natanyel hahamların rehberliğine güvenseydi, İsa'yı asla bulamazdı. O;nun İsa'nın öğrencisi olması, kendi tecrübesi ve kanaatıyla oldu. Günümüzde de önyargının iyiliklerden uzaklaştırdığı birçok kimse vardır. Eğer onlar da “gelip, görseler,” sonuç ne kadar farklı olurdu!SO 124.7

    Onlar insanın rehberliğine güvenirken, hiçbiri gerçeğin kurtarıcı bilgisine gelmeyecektir. Natanyel gibi bizim de, Allah'ın Sözü'nü kendimiz için çalışmamız ve Kutsal Ruh'un bizi aydınlatması için dua etmemiz gerekir. Natanyel'i incir ağacının altında gören Kişi, dua ettiğimiz gizli yerde bizi de görecektir. Işık dünyasından melekler tevazu içinde ilahi rehberliği arayanların yakınındadır.SO 125.1

    Yuhanna, Andreas, Simun, Filipus ve Natanyel'in çağrısıyla Hıristiyan topluluğunun temeli oluşmaya başladı. Yahya, öğrencilerinden ikisini İsa'ya yöneltti. Böylece onlardan biri olan Andreas, kardeşi Simun'u buldu ve onu Kurtarıcı'ya çağırdı. Filipus da o zaman çağrıldı ve Natanyel'i aramaya gitti. Bu örnekler bize yakınlarımızın, arkadaşlarımızın ve komşularımızın ilgilerini Allah'a yöneltmek için kişisel çabanın önemini gösterir. Yaşamları boyunca Mesih'in yolundan gittiklerini iddia eden, buna karşın Kurtarıcı'ya bir tek kişinin bile ulaşmasına yardım etmeyen bazı kimseler vardır. Bu görevin tümünü vaazcılara bırakırlar. Onlar insanlar için iyi bir çağrı yapabilirler. Fakat Allah'ın, imanlı topluluğunun üyelerinin bizzat kendilerinin yapmalarını buyurduğu görevi yerine getiremezler.SO 125.2

    Sevgi dolu Hıristiyan kalplerin yardımına ihtiyacı olan birçok insan vardır. Kurtarılacak durumda olan birçok kimse komşularının, yakınlarının ve eşlerinin yardım etmek için kişisel çaba göstermemesi yüzünden yıkıma uğramıştır. Birçoğu kendilerine kişisel olarak hitap edilmeyi bekler. Aile içinde, komşuluklarda, yaşadığımız şehirde Mesih'in hizmetlileri olarak yapmamız gereken işler vardır. Eğer biz Hıristiyan isek, bu işten zevk duymalıyız. Kişi Mesih'i bulur bulmaz, içinde bunu başkalarına da bildirme arzusu doğar. Kurtaran ve kutsayan gerçek, onun kalbinde asla yok edilemez.SO 125.3

    Allah katında kutsal olanlar yeryüzündeki ışık kanalları olacaklardır. Allah, lütfunun zenginliklerini iletmeleri için diğer insanları kendi elçileri yapar. O'nun vaadi şudur: “Kendilerini ve dağın tepesi çevresindeki yerleri bereketli kılacağım. Yağmuru vaktinde yağdıracağım; bereket yağmurları olacak.”11Hezekiel 34:26.SO 125.4

    Filipus, Natanyel'e, “Gel ve gör” dedi. Başkasının tanıklığını kabul etmesini istemedi; Mesih'i bizzat kendisinin görmesini istedi. İsa göğe yükseldiğinden beri, öğrencileri halkın arasında O'nun temsilcileri oldular. İnsanların İsa'ya ulaşmalarını sağlamak için en etkili yollardan biri, yaşamımızda O'nun karakterini alarak diğer insanlara örnek olmaktır. Başkaları üzerindeki etkimiz, ne söylediğimize değil, ne olduğumuza bağlıdır. İnsanlar bizim mantığımızla savaşabilir, bize karşı çıkabilir ve bizim düşüncelerimize ters düşebilirler. Fakat onlar kendilerine tarafsız bir şekilde gösterilen sevgiyi geri çeviremezler. Mesih'in mütevazılığının örnek alındığı istikrarlı bir yaşam bizim güçlü olmamızı sağlar.SO 125.5

    İsa'nın öğretisi, yaşanmış bir deneyim ve görüşün ifadesidir ve O'nun hakkında öğrenenler ilahi buyruğa göre öğretmen olurlar. O'nun vasıtasıyla kutsal kılınan Kişi tarafından söylenen Allah'ın Sözü, onu dinleyenlere sevdiren, hayat veren bir güce sahiptir ve onları, onun yaşayan bir gerçeklik olduğuna inandırır. Kişi, O'nun sevgisindeki gerçekliği kabul ettiğinde, davranışlarında ve ses tonunda bunu belli edecektir. Kendisinin bizzat duyduğunu, gördüğünü ve yaşam sözüne ulaştığını ve başkalarının da, Mesih bilgisiyle kendisiyle dostluk kurabileceğini bildirir. İsa'nın tanıklığı, sunağın kor ateşine dokunan tanığın dudaklarından çıkmasıyla, istekli olan kalp için bir gerçek olup, kendisine iman eden kişinin karakterine kutsallık getirir.SO 126.1

    Başkalarına ışık vermeye çalışanın kendisi de kutsanır. “Bereket yağmurları olacak.” “Sulayan kendisi de sulanacaktır.”12Süleyman'ın Özdeyişleri 11:25.Allah, bizim yardımımız olmadan da günahkara ulaşmada amacına ulaşabilirdi; fakat biz İsa'nın sahip olduğu gibi karakterimizi geliştirmemiz için O'nun görevini paylaşmalıyız. Kendisini feda etmesiyle bizim kurtarıldığımızı görmenin O'na verdiği sevince katılmak için ve insanlığın kurtuluşu için O'nun gösterdiği çabaya katkıda bulunmalıyız.SO 126.2

    Natanyel in imanını açıklayan ilk sözler, öylesine ciddi ve samimiydi ki, İsanın kulaklarında sanki bir ezgi gibiydi ve İsa şöyle cevap verdi: Seni incir ağacının altında gördüğümü söylediğim için mi bana inanıyorsun? Bunlardan daha üstününü göreceksin.”SO 126.3

    Kurtarıcı, kalbi kırık olanların yaralarını sararak, Şeytan'ın tutsağı olmuş kişilere özgürlüklerini vererek ve mütevazı olanlara güzel müjdeler vaaz ederek çalışmasına sevinçle devam etmeyi istiyordu. İnsanlara getirdiği değerli kutsamaları düşünerek şöyle ekledi: “Size doğru- sunu söyleyeyim. Bundan sonra gökyüzünün açıldığını ve Allah'ın meleklerinin 'İnsanoğlu' üzerinde alçalıp yükseldiğini göreceksiniz.”SO 126.4

    Isa burada aslında şunu demek istiyordu: “Ürdün kıyılarında gökyüzü açıldı; ve Kutsal Ruh bir güvercin gibi üzerime indi. Bu olay, benim, Tann'nın Oğlu olduğumun bir belirtisiydi. Eğer bana bu şekilde inanıyorsanız, imanınız güçlenecektir. Göklerin açıldığını ve asla kapanmayacağını göreceksiniz. Onları sizin için açtım. Allah'ın melekleri ihtiyacı olanların ve Allah'tan yardım dileyenlerin dualarını ileterek göğe yükseliyorlar ve insanlara kutsama, umut, cesaret, yardım ve yaşam getirerek yeryüzüne iniyorlar.”SO 127.1

    Allah'ın melekleri sürekli gökyüzünden yeryüzüne inerler ve yeryüzünden gökyüzüne çıkarlar. İsa'nın hastalar ve acı çekenler için yaptığı mucizeler, meleklerin yardımıyla Allah'ın gücü tarafından yapılmıştır. Allah'tan her kutsamayı, O'nun gökyüzü elçilerinin yardımıyla ve İsa'nın vasıtasıyla alırız. İnsan özdeşliğini alan Kurtarıcımız, ilahiliğiyle Allah'a sımsıkı bağlı olarak tüm ilgi ve sevgisini Adem'in günahkar çocuklarına sunar ve onlarla bütünleşir. Böylece Allah'ın insanlarla, insanların da Allah'la iletişim kurmasında aracı olur.SO 127.2

    Bu bölüm Yuhanna 1:19-51'e dayanmaktadır.SO 127.3

    Larger font
    Smaller font
    Copy
    Print
    Contents